KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2017/283 E., 2017/2111 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2017
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
249 kelime·1 dk okuma
Dava, yersiz aylıkların tahsili amacıyla başlatılan icra takibinde itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamın uyulup uyulmama konusunda bir karar verilmeksizin, sürdürülen yargılama sonucu, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Askerlik borçlanması ve Bağ-Kur sigortalılık süresiyle birlikte 25 tam yıl üzerinden Bağ-Kur’dan 01.06.2006 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanan sigortalının, 02.11.2011 günlü vefatı üzerine davalı hak sahibi eşe ölüm aylığı bağlanmış; bilahare, murisin tahsiste esas alınan Bağ-Kur sigortalılık süresindeki değişiklik nedeniyle çıkarılan 01.06.2006-02.11.2011 tarihleri arası dönem yersiz aylıkların , davalı hak sahibi eşten tahsili amacıyla başlatılan icra takibinde vaki itiraz üzerine, eldeki itirazın iptali davası açılmıştır.
Mahkemenin, yersiz aylıkların hayatta iken sigortalı tarafından tüketilmiş olması, terekeye dahil bulunmaması ve davalının sebepsiz zenginleşmediğini beyanla davanın tümüyle reddine dair verilen hüküm, davacı temyizi üzerine Dairemizin 06.11.02014 gün ve 5886/22894 günlü kararla bozulmuştur.
Mahkemece, Dairemiz bozma kararı sonrası HMK’nun 372-373.maddeleri uyarınca, anılan bozma ilamına uyulup uyulmama konusunda karar verilerek sürdürülecek yargılama sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, en temel usul ilkesi ihlal edilmek suretiyle ve yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2017/283, K. 2017/2111, 14 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama