KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2017/3020 E., 2017/8444 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2017
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
549 kelime·3 dk okuma
Dava, Kurumca resen tahakkuk ettirilen fark prim ve gecikme zammı işleminin iptali ile yersiz ödenen primlerin iadesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı sonrası davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılardan Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum avukatının sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmelidir.
2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesinin (2). fıkrasında, “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”, hükmü öngörülmüştür. Hükümlerin çelişkiden uzak ve infaza elverişli olması kamu düzeniyle ilgili olup, hükmü temyiz etmeyen yönünden sonuç doğurması gerekeceği de gözetilerek, gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gerekir.
Eldeki davada, mahkemece çalışılan süreler ve Kurum işleminin iptali hakkında verilen karar isabetli ise de, infaza elverişli şekilde bir karar oluşturulması gerekirken infazda tereddüt yaratacak şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
3- Mahkemece yapılan yargılamada davanın kabulüne dair yaklaşım isabetli ise de; davacının talebinde davalı kurumca çalıştığı tespit edilen 03.03.2006-04.08.2007 tarihleri arasındaki süre bakımından tüm primlerin ihtirazi kayıtla ödenmesinden sonra istirdadını istediği fakat mahkemece bu sürelerden hiç bildirim olmaksızın çalışılan 03.03.2006-31.07.2006 tarihleri arasında kalan sürede 5 gün üzerinden tahakkuk etmesi gereken primlerin mahsubu ile yazılı şekilde karar verildiği, bu bakımdan davanın kısmen reddedildiği,
bu duruma göre davacının istemine göre verilen hükmün kısmen kabul niteliğinde olmasına ve avukatla temsil edilen davalı Kurum lehine maktu vekâlet ücreti verilmesinin gerekmesine, aynı şekilde davada, kısmen kabule karar verildiğine göre 6100 Sayılı HMK.'nun 312 ve 323. maddelerine uygun şekilde, tarafların haklı çıktıkları oranda yargılama giderlerinin paylaştırılarak karar verilmesi gerekirken mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6217 sayılı Kanun’un 30’uncu maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen geçici 3’üncü madde atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438’inci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2017/3020, K. 2017/8444, 28 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama