KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2017/338 E., 2017/1531 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2017
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
284 kelime·1 dk okuma
Dava, davacının malullük aylığı tahsisi ve ödenmeyen aylıkların faizi ile tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak hükümde belirtilen gerekçeler ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, tarafların vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, tarafların vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 26. maddesinin 1. fıkrasında “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.” hükmüne yer verilmiştir. Eldeki davada, davacı vekili dava dilekçesinde, açıkça, malullük aylığı miktarının belirlenmesini talep etmediği ve hak kazanılan aylık miktarı yönünden tutar belirtilerek tahsilini talep etmediği halde, mahkemece, anılan yasal düzenlemelerin amir hükümlerine aykırı olarak, talep aşılarak, Kurumca belirlenecek malullük aylığı tutarı yeterli görülmeksizin bilirkişi marifeti ile belirlenen aylık miktarı esas alınarak tespit edilen alacak tutarının hüküm altına alınması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2017/338, K. 2017/1531, 27 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama