KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2017/3670 E., 2017/5890 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2017
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
458 kelime·2 dk okuma
Dava, aksine kurum işleminin iptali ile maluliyet aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, bozmaya uyularak ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmelidir.
2-Mahkemece yapılan yargılamada davanın kabulüne dair yaklaşım isabetli ise de; davacının davalı kuruma yaptığı 03.07.2006 tarihli tahsis isteminin reddedilmesi nedeniyle 04.04.2008 tarihinde davasını açtığı ve talebin reddine dair kurum işleminin iptali ile 03.07.2006 tarihli talebine göre aynı tarihli rapor tarihinden itibaren maluliyet aylığı bağlanmasını istediği, ne var ki mahkemece yapılan araştırma sonucunda davacıya 01.11.2014 tarihinden itibaren aylığın bağlanmasına karar verildiği, bu bakımdan davanın kısmen reddedildiği,
bu duruma göre davacının istemine göre verilen hükmün kısmen kabul niteliğinde olmasına ve avukatla temsil edilen davalı Kurum lehine maktu vekâlet ücreti verilmesinin gerekmesine, aynı şekilde davada, kısmen kabule karar verildiğine göre 6100 sayılı HMK.'nun 312 ve 323. maddelerine uygun şekilde, tarafların haklı çıktıkları oranda yargılama giderlerinin paylaştırılarak karar verilmesi gerekirken mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olduğu gibi,
5510 sayılı Yasa kapsamında davacının çalışma gücünün en az %60’ını kaybettiğine dair yapılan tespite göre karar verilmesi gerekirken uygulanma kabiliyeti olmayan 506 sayılı Yasa kapsamındaki 2/3 oranının karar yerinde gösterilmesi de, isabetsiz olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2017/3670, K. 2017/5890, 19 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama