KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2017/3855 E., 2018/6032 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2018
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
619 kelime·3 dk okuma
Dava, hizmet tespiti ve yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı sonrası davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar.
“Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince de, sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı).
Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. Baki KURU, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. A. Recai Seçkin’e Armağan, ... Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 ..., 1974, sayfa 395 vd.)
Belirtilen açıklamalar ışığında dava dosyası incelendiğinde, bir önceki mahkeme hükmünde “1-Davacının davasının KABULÜ ile davacının davalı işveren ... yanında 1984 yılı ekim , kasım ve aralık aylarındaki çalışmalarının SSK lı çalışma olarak TESPİTİNE, 2-Davacının tahsis talep tarihi olan 08.02.2008 tarihini takip eden aybaşı olan 01.03.2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının TESPİTİNE,” şeklinde karar verildiği ve söz konusu hükmün davalı Kurum tarafından temyiz edilmesi sonucu, bozma gereklerine uyulmadığından bahisle bozulmasına karar verildiği,
mahkemece uyulan bozma sonrası işbu temyize konu kararı ile “Davanın KABULÜ ile;1-Davacının davalı işveren ...’a ait işyerinde 1984 yılı Eylül-Ekim-Kasım-Aralık aylarında sigortalı olarak çalıştığı hususunun TESPİTİNE,2-Davacının yaşlılık aylığı almaya hak kazandığı 08.02.2008 tarihini takip eden aybaşı olan 01.03.2008 tarihinden itibaren davacıya yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin TESPİTİNE,” şeklinde hüküm kurulmak suretiyle 1984 yılı Eylül ayı hakkında da kabul kararı verilerek, davalı Kurum lehine oluşan kazanılmış hakkın gözetilmemesi ve buna göre yargılama giderlerine hükmedilmemesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu aykırılığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2017/3855, K. 2018/6032, 26 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama