KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2017/4280 E., 2020/2478 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Haziran 2020
Karar Metni
550 kelime·3 dk okuma
Bölge Adliye Mahkemesi : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi No : 2017/812-2017/800 İlk Derece Mahkemesi : Ankara 37. İş Mahkemesi No : 2016/66-2017/41
Asıl dava, Kurumun aylık kesme işleminin iptali ile kesilen aylığın kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması, karşı dava ise itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle asıl davanın reddine, karşı davanın ise kısmen kabulüne, dair verilen karara karşı davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince istinaf istemlerinin esastan reddine dair karar verilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince verilen kararın temyizen incelenmesi davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından istenmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin tüm, davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Eldeki davada, mahkemece, asıl davanın davacısının fiili olarak geçen çalışmasının bulunmadığına ve ödenen aylıklar nedeniyle kuruma ödemekle yükümlü olduğuna dair kabul isabetli ise de, davalı karşı davacı Kurum tarafından davalı sigortalı hakkında 29.879,30 TL olan asıl alacak üzerinden takibe geçildiği açıkça anlaşılmakta olup, bu bakımdan 29.789,30 TL olarak eksik kurum alacağına hükmedilmesi isabetsiz olup, usul ve yasaya aykırıdır.
Öte yandan, yersiz ödenen aylıkların tahsiline yönelik davalı borçlu aleyhine girişilen icra takibine vaki itirazın iptali ve %40 icra inkar tazminatı istemi ile açılan karşı davada, takip konusu alacağın likit, yani belirgin olması, başka bir anlatımla, davalı borçlunun hak etmediği aylıkların her ay kendisine ödenen borçlunun herhangi bir hesaplamaya gerek olmaksızın yalnız başına borç miktarını bilebilecek durumda olması karşısında; borçlunun icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde icra inkar tazminatına yönelik istemin reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370/2. maddesi gereğince verilen karar, düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2017/4280, K. 2020/2478, 2 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama