KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2017/4639 E., 2017/7371 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2017
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
451 kelime·2 dk okuma
Dava, sigorta başlangıcı tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilâmda belirtildiği üzere davanın kabülüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Dosyadaki yazılara, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) Dava, sigortalılık başlangıcının 01.08.1989 tarihi olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 506 sayılı Kanunun 60. maddesinin (G) fıkrasında; bu maddenin uygulanmasında.
18 yaşından önce malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresinin, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edileceği, ancak bu tarihten önceki süreler için ödenen malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinin, prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edileceği yönünde hüküm öngörülmüş olup, düzenlemedeki “malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanlar” ibarelerinin, sigortalılar yararına bir yorumla, tabi olması gerekenleri de kapsadığının kabulü gerekmektedir.
Diğer taraftan, anılan Kanunun geçici 54. maddesinde, 01.04.1981 tarihinden önce malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tescil edilmiş olanlar hakkında 60. maddenin (G) fıkrası hükmünün uygulanmayacağı belirtilmiştir.
İnceleme konusu davada.
30.06.1972 doğumlu olan davacının, söz konusu geçici 54. madde kapsamında 01.04.1981 gününden önce malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tescilinin bulunmadığı belirgin olmakla, dava konusu yapılan ve 18 yaşın doldurulduğu 30.06.1990 tarihinden öncesine ait olan hizmetlerinin yalnızca prim ödeme gün sayısına dahil edilip, sigortalılık başlangıcı olarak 18 yaşın doldurulduğu tarihin benimsenmesi gerekirken, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu, yukarıdaki düzenlemeler göz ardı edilerek istemin aynen kabulü yönünde hüküm kurulması ve davacı tarafından talep daraltılmakla.
Kurum lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi gerekirken mevcut şekilde karar verilmesi ve davacının emeklilik talebi olmadığı halde emekli aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 günü yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2017/4639, K. 2017/7371, 30 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama