KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2017/4994 E., 2018/101 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2018
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
288 kelime·1 dk okuma
Dava, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-06.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5198 sayılı Kanunla yapılan düzenleme sonucu, 506 sayılı Kanunun 80. maddesinin 5. fıkrasına eklenen ibare ile “kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde 6183 sayılı Kanunun 51. maddesi ile birlikte 102. maddesinin de uygulanmayacağı” hükme bağlanmış olup, 10 yıllık zamanaşımı süresinin başlangıç tarihi genel hükümler çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğinden, 2004/7 döneminden (bu dönem dahil olmak üzere) itibaren prim borçlarının 10 yıllık zamanaşımına tabi olacağı belirgin olmakla, aksi yönde hüküm kurulması isabetsiz bulunmuştur.
3-Davanın yasal dayanağı olan 6183 sayılı Kanunun 58. maddesinde, itirazında tamamen veya kısmen haksız çıkan borçludan, hakkındaki itirazın reddolunduğu miktardaki kamu alacağının %10 zamla tahsil edileceği öngörüldüğünden, davacının ödeme emrine yönelik itirazında kısmen haksız çıktığı belirgin bulunmakla, davalı Kurum yararına, reddedilen kısım yönünden haksız çıkma tazminatına hükmedilmesi gerekirken, bu hususta bir karar verilmemesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi dikkate alınarak 1086 sayılı Kanunun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2017/4994, K. 2018/101, 16 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama