KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2017/5228 E., 2018/179 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ocak 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Karar Metni
487 kelime·2 dk okuma
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalılardan ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Dava, 24.02.2004 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelir 1479 sayılı Kanunun 63. maddesi gereğince rücuen tazminine ilişkindir.
04.10.2013 tarihli bozma “Dava dosyasının incelenmesinde, davacının dava dilekçesinde davalıların müşterek ve müteselsilen sorumlu tutulmalarını talep ettiği ve güvence hesabı tarafından 05.03.2007 tarihinde vefat eden sigortalının hak sahiplerine 29.746,00 TL ödemede bulunduğu anlaşılmakla; mahkemece güvence hesabı yönünden ödediği meblağ harici kalan miktardan poliçe limitiyle sorumlu olduğu, diğer davalıların ise talep edilen 45.961,27 TL'nin tamamından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu göz önüne alınmaksızın, yazılı şekilde hüküm kurulması,
usul ve yasaya aykırı” şeklinde bozulmuşsa da toplam Kurum zararının, % 80 kusur karşılığından güvence hesabı, ... ve ... müşterek ve müteselsilen sorumludur. Toplam Kurum zararı 44.634,10 TL olup kusur karşılığı 35.707,28 TL olduğu ancak bozmada maddi hatadan kaynaklanarak kusur karşılığı Kurum zararının 45.961,27 TL olarak belirtilmiştir.
Mahkemece davanın kuiur karşılığı Kurum zararı 35.707,28 TL olduğu Kurum talebi üzerinden kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesi ve güvence hesabının 29.746,00 TL'nin ödeme yaptığı bakiye sorumluluğu 5.961,28 TL kaldığı hususu gözetilmeden, Kurum toplam zararı 45.961,27 TL nin 10.254,00 TL sinden davalı güvence hesabı dava tarihinden itibaren sorumlu olmak üzere diğer davalılar ile birlikte müşterek ve müteselsilen sorulu tutularak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu konunun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2017/5228, K. 2018/179, 18 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama