KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2017/753 E., 2017/1741 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mart 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Karar Metni
461 kelime·2 dk okuma
Dava, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı gerekçesiyle davalı ... ...'e yersiz ödenen aylıkların tahsili amacıyla yapılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali, % 20 az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın usulden reddine karar verilmiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Hakkında verilen boşanma kararı 12.07.2004 tarihinde kesinleşen davalıya, hak sahibi kız çocuğu sıfatıyla 506 sayılı Kanun kapsamında bağlanan ölüm aylığı davalının 23.08.2013 tarihinde yeniden evlenmesi üzerine yapılan inceleme neticesinde düzenlenen 21.10.2014 tarihinde 2014/157-TA sayılı raporu ile boşandığı dönemde eski eşiyle fiilen birlikte yaşadığının tespit edilmesi üzerine kesilmiş olup, davalıya 01.10.2008-31.08.2013 tarihleri arasında yersiz ödenen 20.439,59 TL aylıklar nedeniyle borç tahakkuk ettirildiği,
davacı Kurum tarafından yapılan ilamsız icra takibine davalının borca ve yetkiye itiraz etmesi üzerine iş bu davayla itirazın iptali ile % 20 az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesinin talep edildiği, mahkemece de davanın yetkisizlik nedeniyle reddine karar verildiği, Dairemizin ilamı ile öncelikle icra dairesinin yetkisine ilişkin itirazı incelemek ve sonuçlandırmak zorunluluğunun bulunduğu,
mahkemece icra dairesinin yetkisiz olduğu yönünde değerlendirme yapılmasına göre itirazın reddine karar verilmesi gerekirken mahkemenin yetkisizliği nedeniyle davanın reddine, dosyanın yetkili ve görevli mahkemeye gönderilmesi şeklinde karar verilmesi usul ve yasaya akırı olduğunun kararın bozulmasına karar verildiği, bozmaya uyalarak yargılamaya devam edildiği ve icra takibinin yetkisiz icra dairesinde başlatılmaş olması nedeniyle İİK 67. maddesi gereği ortada geçerli bir icra takibi bulunmadığından dava şartı eksikliğinden davanın usulden reddine hükmedildiği anlaşılmaktadır.
Dava konusu somut olayda davalı ve boşandığı eşinin eylemli birlikte yaşama olgusunun gerçekleştiği iddia edilen yerin ... ilçesi sınırları içerisinde olduğu, bu nedenle ... ilçesinin bağlı olduğu Gölhisar Mahkemesinin yetkili olduğu, İİK 50. maddesinde HMK'nın yetkiye dair hükümlerinin kıyas yoluyla uygulanacağı düzenlendiğinden icra dosyasına yapılan yetki itirazının yerinde olduğu görülmekle İİK 50/2 maddesi gereğince itirazın iptali davasının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın usulden reddine karar verilmesi ve davalı lehine vakelet ücretine hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2017/753, K. 2017/1741, 6 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama