KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2018/1371 E., 2018/2779 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2018
Karar Metni
472 kelime·2 dk okuma
SGK Başkanlığı adına Av. ... ile 1-... 2-... Hazır Beton Prefabrik İnş. Taah. San. A.Ş. adına Av. ... 3-... 4-... 5-... 6-... Yapı Mim. Müh. İnş. Ltd. Şti. aralarındaki dava hakkında ... . İş Mahkemesinden verilen 26.12.2017 günlü ve 2017/399-2017/600 sayılı hükmün, davacı Kurum ve davalılardan ... Hazır Beton Prefabrik İnş. Taah. San. A.Ş. avukatları ile ... ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
1-) 7201 sayılı Yasanın 12. maddesinde açıklandığı gibi, tebligat selahiyetli mümessillere yapılır. Aynı Yasanın 13. maddesine göre de, bunlar mutad iş saatlerinde işyerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde, tebligat, memur veya müstahdemlerinden birine yapılır.
Tüzel kişilerin tebliğ almaya yetkili memur veya müstahdemlerine tebliğ yapılabilmesi için tüzel kişilerin salahiyetli kişilerinin herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde iş yerinde bulunmamaları ve tebliğ edilecek evrakı bizzat alamayacak bir halde olmaları gerekmektedir. Bu hususun tebliğ memuru tarafından bizzat araştırılıp tebliğ tutanağına yazılması gerekir. Bu, tebliğin geçerli olabilmesi için zorunlu bir kaidedir. Aksi takdirde yapılan tebliğ usulsüz olur.
Eldeki dosyada ise, gerekçeli kararın davalı “... Yapı Mim. Müh İnş. Ltd. Şti’ye yukarıda belirtilen esaslara aykırı olarak usulsüz olarak tebliğ edildiği anlaşılmakla, öncelikle adı geçen davalı şirkete gerekçeli kararın yöntemince tebliğinin sağlanması,
2-) Davalılardan ... Hazır Beton Pre. İnş. Taah. San. A.Ş, ... ve ...’ın vekilinin adı geçen davalılar adına kararı temyiz ettiğini belirttiği halde, davalılar vekilince tek nispi temyiz karar harcı ve temyiz başvuru harcı yatırılmış, bu sayede dosya içindeki gereken harç tutarı tamamlanmamıştır.
Kararı temyiz eden ve ortak avukatla temsil edilen davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı anlaşıldığından, kararı temyiz eden her bir davalı adına ayrı ayrı başvurma ve nispi temyiz harcının yatırılması gerekirken, temyiz harcının eksik yatırıldığı anlaşılmaktadır.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3. maddesi uyarınca1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 434. maddesi ile ilgili 25.01.1985 gün ve 5/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı hükmü gereğince, temyiz isteği, dilekçenin temyiz defterine kaydettirildiği tarihte yapılmış sayılır ve temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin tamamı ödenir.
Temyiz harç ve giderlerinin ödenmemiş veya eksik ödenmiş olduğunun sonradan anlaşılması durumunda, karar veren hakim tarafından yedi günlük kesin süre tanınarak, bu süre içerisinde ödenmesi veya eksikliğin
tamamlanması, aksi halde temyizden vazgeçmiş sayılacağı temyiz edene yöntemince ve yazılı olarak bildirilir. Ancak, temyiz harcının mahkeme kalemince hesaplanıp temyiz edenden istendiği halde süresinde ödenmediği belgelendirilmiş ise temyiz isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2018/1371, K. 2018/2779, 29 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama