KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2018/249 E., 2018/2627 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mart 2018
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
279 kelime·1 dk okuma
Dava, ödeme emri iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı sonrası davanın reddine karar verilmiştir. .
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Bazı hallerde dava devam ederken, dava açılmasından sonra meydana gelen bir nedenle dava konusu ortadan kalkabilir.
Davanın konusuz kalması halinde, artık dava hakkında yargılama yapılmasına ve hüküm verilmesine gerek kalmaz. Başka bir deyişle, her iki tarafın da davanın esası hakkında karar verilmesinde hukuki yararı kalmamış demektir. Bu halde, mahkemece, davanın konusunun kalmaması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilir.
Dosya kapsamı incelendiğinde, mahkemece her ne kadar davanın reddine karar verilmiş ise de; davalı Kurum’un 18.11.2013 tarihli yazısından, “dava dışı şirkete ait borçlardan dolayı ilgili şirketten herhangi bir tahsilat yapılmadığı, şirketin kuruluşundan 30.05.2007 tarihine kadar % 99,80 ortak ... ve % 0,20 ortak olan ... 6111 sayılı Kanun çerçevesinde borçlarını yapılandırmış olup, düzenli olarak ödendiğinden tahsilat bu iki ortaktan yapılmaktadır.
30.05.2007 tarihinde % 99,80 ortak ... hissesinin tamamını ...’e devretmiştir ve devir neticesinde 30.05.2007 tarihi itibariyle ortak olan ...’e ortaklığı ile ilgili gönderilen ödeme emri ve tebliğ alındısı yazımız ekinde gönderilmiştir.” hususlarının belirtildiği, bu kapsamda dava konusu ödeme emrinin (2007/10-2008/1 dönemlerine arasına ait prim borcuna ilişkin) konusuz kalıp kalmadığının irdelenmesi gerektiği belirgin olduğundan, mahkemece davanın konusuz kalıp kalmadığı yönünde araştırma yapılıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2018/249, K. 2018/2627, 27 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama