KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2018/3753 E., 2019/4253 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2019
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
767 kelime·4 dk okuma
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı kurum ve davalılardan ... Kerestecilik Tic. ve San. Ltd. Şti. ile ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
506 sayılı Yasanın 9. maddesi - (Değişik: 25.08.1999 - 4447 / 12 md. Y.T. 08.09.1999) “İşveren çalıştıracağı kimseleri, işe başlatmadan önce örneği Kurumca hazırlanacak işe giriş bildirgeleriyle Kuruma doğrudan bildirmekle veya bu belgeleri iadeli-taahhütlü olarak göndermekle yükümlüdür.” düzenlemesini öngörmektedir.
Anılan yasanın 10. maddesine göre ise, 9. maddede öngörülen işe giriş bildirgesini süresinde Kuruma intikal ettirmeyen işverenler hakkında 26. maddede öngörülen sorumluluk halleri aranmaksızın, zararlandırıcı sigorta olayı nedeniyle Kurum tarafından bağlanan gelir ve harcamanın işverenden tahsil edileceğini düzenlemiştir. Yani, davalı işverenin 506 sayılı Kanunun 25.08.1999 tarih ve 4447 sayılı Kanunun 2. maddesiyle değiştirilen ve 08.09.1999 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 9 ve 10. maddesi hükmüne göre rücu alacağından sorumluluğu için; işe giriş bildirgesinin sigortalının, işe başlatılmasından önce verilmemiş olması ve zararlandırıcı sigorta olayının da işe giriş bildirgesinin kuruma verilmesinden önce meydana gelmesi gerekir.
Eldeki davada ise, mahkemece, davalı işveren bakımından 506 sayılı Yasanın 9 ve 10. madde uygulanma koşullarının varlığına yönelik kabul isabetli ise de, talebe göre, işveren dışındaki üçüncü kişilerin de kusursuz sorumlu olan işveren ile aynı şekilde sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Diğer taraftan, davalılardan Orhan’ın yargılama sırasında yaptığı ödeme dikkate alınmış ise de, peşin değerli gelirler bakımından yapılan ödemeye, ödeme tarihine kadar işleyen faize ilişkin sorumluluğun belirlenmemesi usul ve yasaya aykırı olduğu gibi, sosyal yardım zammına da onay tarihi yerine ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 6217 sayılı Kanunun 30'uncu maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen Geçici 3'üncü madde atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 438'inci maddesi gereğince ve davalılardan İhsan’ın kararı temyiz etmediği dikkate alınarak Kurum aleyhine bozma yasağı da gözetilerek verilen karar, düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2018/3753, K. 2019/4253, 14 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama