İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2018/4667 K.2019/8368

Bölge Adliye Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Esas2018/4667Karar2019/8368Tarih11 Kasım 2019Okuma7 dk · 1.344 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2018/4667 E., 2019/8368 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Kasım 2019
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.344 kelime·7 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Asıl dava; yersiz aylık ödemesine ilişkin borç tahhakkukunun iptaline, borçlu olmadığının tespitine, yapılan ve yapılacak kesintilerin yasal faizi ile iadesi, birleşen dava; sağlık giderine ilişkin borç tahakkukundan dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesince, asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 11.Hukuk Dairesince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek; asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince verilen kararın, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi

I-İSTEM

Asıl dava ile; yersiz aylık ödemesine ilişkin borç tahhakkukunun iptaline, borçlu olmadığının tespitine, yapılan ve yapılacak kesintilerin yasal faizi ile iadesi, birleşen dava ile;sağlık giderine ilişkin borç tahakkukundan dolayı borçlu olmadığının tespiti talep edilmiştir.

II-CEVAP

Davalı Kurum vekili mahkememize vermiş olduğu cevap dilekçesinde ve duruşmadaki beyanlarında her iki davanın da haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın reddini talep etmiştir.

III-MAHKEME KARARI

A-İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, "...Dosyadaki kayıtlı bilgi ve belgelerden; davacı ve eski eşin adres hareketleri, seçim kayıtları, medula kayıtları, telefon-elektrik-su aboneliklerine ilişkin bilgi ve belgelerin toplandığı anlaşılmaktadır. Davacının eski eşi olan Kamil An'dan 10/06/1998 tarihinde boşandığı, 16/04/2002 doğumlu ...'ın babası isminin .... olduğu ve boşanma tarihinden sonra dünyaya gelen İrem Sultan'ın nüfus müdürlüğünün onaylı tanıma senedi ile tanınarak nüfusa kayıt ve tescil edildiği nüfus kayıt tablosundan anlaşılmıştır.

28/06/2013 tarihli SGK denetmen raporundan ve ekindeki denetim memurlarınca tutulan tutanaktan, davacının 10/06/1998 tarihinde resmen boşandığı Kamil An ile boşandıktan sonra fiilen birlikte yaşamaya devam ettiğinin bildirildiği görülmüştür.

Mahkememizce tutanak mumzilerinin tanıklığına başvurulmuş tanıklar tutanakların ve raporun doğru olduğunu beyan etmişlerdir.

Tüm dosya kapsamına göre; müfettiş raporu, dinlenen tanık beyanları, adres hareketleri, seçim kayıtları ve dosyadaki tüm bilgi ve belgelere göre, ayrıca davacının boşanma tarihi olan 1998 yılından sonra ayrıldığı eski eşinden 2002 doğumlu müşterek çocuklarının bulunduğu anlaşılmakla, Sosyal güvenlik denetmenlerince tutulan tutanağın 5506 sayılı yasanın 59/2 maddesi gereğince aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğu da göz önünde bulundurularak davacının ayrıldığı eşi ile fiilen birlikte yaşamaya devam ettiği kanaatine varılarak, asıl ve birleşen davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından;"Davanın yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 56. maddesinin ikinci fıkrasıdır.

5510 sayılı Kanun’un “Gelir ve aylık bağlanmayacak haller” başlıklı 56.maddesinde; “…Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96'ncı madde hükümlerine göre geri alınır…” düzenlemesi yer almaktadır.

01.10.2008 tarihinden önce yürürlükte bulunan sosyal güvenlik kanunlarında yer almayan dava konusu düzenleme ilk kez 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda yer almıştır.

Düzenleme ile ölen sigortalının kız çocuğu veya dul eşi yönünden, boşanılan eşle boşanma sonrasında fiilen birlikte olma durumunda, ölüm aylığının kesilmesi ve ödenmiş aylıkların geri alınması öngörülmektedir. Buna göre, daha önce sosyal güvenlik kanunlarında yer almayan, boşanılan eşle fiilen birlikte yaşama olgusu, gelir veya aylık kesme nedeni ve bağlama engeli olarak benimsenmiştir.

1)Asıl dava yönünden yapılan incelemeye ilişkin olarak,

Somut olayda, davacının eski eşinden 1998 tarihinde boşandığı, 2002 yılında müşterek çocuklarının doğduğu, 2009 yılında aynı sandıkta oy kullandıkları, Kurum denetim raporunda çevresel soruşturmada ve davacının beyanı alınan kız çocuğu tarafından davacının boşandığı eşiyle fiilin birlikte yaşadıklarının belirtildiği, tutanak mümzilerinin dinlendiği, tutağın içeriğinin doğru olduğunu beyan ettikleri, yukarıda yer alan maddi ve hukuki açıklamalar ışığında, davacı ile eşinin uyuşmazlık konusu dönemde boşandıkları halde birlikte yaşadıklarına ilişkin Kurum tespitinin aksinin ispat edilemediği anlaşılmaktadır.

2) Birleşen dava yönünden ise,

Yersiz ödendiği iddia edilen sağlık giderleri yönünden ; 5510 sayılı Yasa'ya eklenen Geçici 45. maddenin, “Bu Kanuna göre genel sağlık sigortalısı ya da bakmakla yükümlü olunan kişi kapsamına girmekle birlikte, asli olarak hak etmediği bir kapsamda sağlık hizmeti alanlara 31.01.2012 tarihine kadar verilen sağlık hizmetlerine ilişkin Kurumca tahakkuk ettirilmiş veya ettirilecek borçlar, varsa ilgililerin bu nedenle açtıkları davadan vazgeçmeleri halinde tahsil edilmez. Bu borçlara ilişkin açılmış olan dava ve icra takiplerinden Kurumca vazgeçilir." hükmü gereğince 31.01.2012 tarihine kadar yersiz ödendiği ileri sürülen sağlık giderleri, 5510 sayılı Kanun'un Geçici 45. maddesi gereği talep edilemeyecektir.

31.01.2012 tarihinden sonraki dönemde yapılan yersiz sağlık giderlerine gelince; 5510 sayılı Kanun'un 60 ve devamı maddelerine göre herkes genel sağlık sigortalısı olup, Kurumun sağlık hizmeti verilen döneme ilişkin gelir testi yaptıktan sonra primleri tahsil ve takip yetkisi baki kalmak kaydıyla, bu döneme ilişkin yersiz ödendiği ileri sürülen sağlık giderleri genel sağlık sigortalısından istenemez. Kurumun,sağlık hizmetlerine dair masrafların, davacı genel sağlık sigortalısı kabul edilse dahi karşılanmayan nitelikte sağlık hizmeti olduğu noktasında bir iddiası da bulunmamaktadır.

Yukarıda yer alan maddi ve hukuki açıklamalar ışığında, davacının talep edilen sağlık giderleri nedeniyle davacının Kuruma borçlu olmadığının tespiti (menfi tespit) istemine ilişkin kısmına ilişkin olarak, borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken bu talep yönünden de davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup; bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2 bendi uyarınca yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, yerine "Asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne" karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM

1-Davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2 bendi uyarınca kısmen kabulü ile, 2-... 3. İş Mahkemesinin 18/07/2017 gün ve 2014/168 E. - 2017/422 K. sayılı kararının kaldırılmasına, yerine, 3- Asıl Davanın reddine, 4-Birleşen Davanın kabulü ile, davalı Kurumun 10/03/2014 gün ve 3794589 sayılı borç bildirim belgesine konu "tedavi gideri" alacağına ilişkin istemin iptaline, davacının bu borçtan sorumlu olmadığının tespitine," şeklinde karar verilmiştir.

IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ

Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; her iki davanın da reddine karar verilmesi gerektiğini,kabule göre de reddedilen miktar için vekalet ücretine takdir edilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; yetersiz Kurum denetmen raporuna dayalı olarak birlikte yaşamın kabul edildiğini, birlikte yaşama olmadığını, boşandığı eşinin hapiste geçen sürelerinin de dikkate alınmadan birlikte yaşamın olduğunun kabul edildiğini, birlikte yaşamın olmadığını ileri sürmektedir.

V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE ESASIN İNCELEMESİ

Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden; Kurum denetmeni tarafından davacının yerleşim yeri adresi olarak gözüken Taylan Sokak adresinde araştırma yapıldığı, 1, 2, 4 nolu daire sakinlerinin beyanlarının alındığı, alınan beyanlara göre davacı ve boşandığı eşinin birlikte yaşadıklarının tespitinin yapıldığı, Kurum denetmeni tarafından ayrıca davacının boşandığı eşine ait yerleşim yeri adresi olarak gözüken Özlemler sokak No:11/4 -Üsküdar adresinde de araştırma yapıldığı, ev sahibinin beyanına göre eşin bu adreste hiç oturmadığının tespit edildiği anlaşılmaktadır.

Mahkemece aşağıda belirtilen hususlarda araştırma yapılmamış olup, Kurum denetmeni tarafından beyanı alınan kişiler dinlenilmeli, ayrıca davacının 23.08.2010 tarihi öncesine ait yerleşim yeri adresleri, boşandığı eşine ait de 24.03.2010 tarihi öncesine ait yerleşim yeri adresleri Nufus Müdürlüğünden temin edilerek bu adreslerde birlikte yaşama olup olmadığına ilişkin ve bu adreslerde kimlerin yaşadığı,

kolluk vasıtasıyla araştırma yapılarak ve muhtar, komşu, kapıcı,yönetici gibi kişiler dinlenilmek suretiyle tespit edilmeli, ayrıca boşandığı eşinin işlediği suça ilişkin cezasının 22.10.2009 - 11.03.2011 tarihleri arası infaz edildiği Savcılık tarafından bildirilmiş olup, infaz döneminde davacının boşandığı eşine ekonomik desteğinin olup olmadığı, ziyaret edip etmediği,

boşandığı eşine ait malların olması halinde bu malların gelirinin davacı tarafından kullanılıp kullanılmadığı araştırılarak bu dönemde birlikte yaşamanın olup olmadığı yönünde tespit yapılmalı, ayrıca suç tarihinden sonra boşanılan eş hakkında tutuklama kararı verilip verilmediği tespit edilerek yukarıda infaz dönemi için belirtilen açıklamalar kapsamında birlikte yaşama olup olmadığı hususunda araştırma yapılmalıdır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 12.03.2019 tarih 2015/10-2743 E. - 2019/275 K. sayılı kararında;

Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş in, 4721 sayılı Kanun’un 2'nci maddesi kapsamında hakkını kötüye kullandığı, 5510 sayılı Kanun’un Geçici 45. maddesinden yararlandırılmasının mümkün bulunmadığı belirtilerek, Kurumun bu kişilerden sağlık yardımını talep edebileceği belirtilmiştir.

Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre birlikte yaşamanın kabulü halinde; yukarıda belirtilen Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı dikkate alınarak birleşen davanın da reddine karar verilmesi gerekir.

O hâlde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Ankra Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin asıl davanın reddine,birleşen davanın kabulüne ilişkin kararı bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

...Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne ilişkin kararı yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11/11/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2018/4667, K. 2019/8368, 11 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I-istem
  4. Iı-cevap
  5. Iıı-mahkeme Kararı
  6. A-ilk Derece Mahkeme Kararı
  7. B-bölge Adliye Mahkemesi Kararı
  8. Hüküm
  9. Iv-temyiz Kanun Yoluna Başvuru Ve Nedenleri
  10. V-ilgili Hukuk Kuralları Ve Esasın İncelemesi
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/4667
Karar No
2019/8368
Tarih
11 Kasım 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2018/4669 K.2019/13028
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2018/4673 K.2019/18364
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2018/4674 K.2019/8631
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2018/4676 K.2019/10577
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2018/4677 K.2019/10572
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2018/4677 K.2019/8703

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.