KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2018/4765 E., 2018/10726 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2018
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
620 kelime·3 dk okuma
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozmaya uyularak ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum ve davalı Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği (Güvence Hesabı) vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Sorumluluk Sigortası Poliçesi Genel Şartları’nın A/1. maddesi hükmü uyarınca, davalılardan Güvence Hesabı sigortalı aracın neden olduğu zararlardan, poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile sorumludur.
Sigorta şirketleri yönünden faizin başlangıç (temerrüt) tarihi belirlenirken; ilgililerce gerekli belgeler de ibraz edilerek 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98, 99 ve 108. maddeleri ile 03.05.1997 gün ve 22978 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Karayolları Trafik Garanti Fonu Yönetmeliği'nin 12, 13 ve 14. maddelerinde yazılı şekilde sigorta şirketine başvurulduğu halde gerekli ödeme yapılmamışsa, HGK’nın 17.10.2001 gün ve 915 – 739 ayrıca 08.10.2003 gün 576 – 543 sayılı kararlarında da belirtildiği gibi,
gerekli belgeler eklenerek gerçekleştirilen ödeme isteğini içeren muhtıranın tebliğinden itibaren davalı sigorta şirketi lehine 8 iş günü ek ödeme süresi bulunduğu gözetilerek, sigorta şirketinin temerrüde düştüğü tarihin belirlenmesi gerekir. Gerekli belgeler ibraz edilmeksizin başvuruda bulunulmuş veya hiç müracaat edilmemişse, sigorta şirketinin temerrüdünden bahsedilemez.
Bu durumda faiz başlangıcının; sigorta şirketi aleyhine icra takibine girişilmişse takip tarihi, dava açılmışsa, dava tarihi olarak kabul ve tespiti gerekir.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında, davalı Güvence Hesabı yönünden kaza tarihi itibariyle geçerli poliçe limiti miktarı olan 5.000,00TL ile sınırlı sorumluluğuna karar verilmemesi, yine yöntemince temerrüde düşürülmediğinden faiz başlangıcının dava tarihi olması gerektiğinin gözetilmemesi, böylece hakkında açılan dava kısmen kabul edilen anılan davalı yönünden vekalet ücretine hükmedilmemesi,
Davacı Kurumun davalı mirasçıların mirası reddettiklerini yargılama aşamasında öğrenmesi nedeniyle Kurum aleyhine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması,
Dava tarihinden önce yaşamını yitirdiği saptanan davalı ... hakkında açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, olumlu-olumsuz bir hüküm kurulmaması, dosyada taraf olmayan ...’in karar başlığında davalı olarak gösterilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3. maddesi gereği, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2018/4765, K. 2018/10726, 18 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama