KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2018/5407 E., 2019/5674 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2019
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
349 kelime·2 dk okuma
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilâmında belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı Kurum, sigortalıya bağlanan sürekli iş göremezlik gelirinin davalılardan teselsül hükümleri çerçevesinde tahsilini talep etmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Kanunun 21/1 ve 21/4 maddesidir.
5510 sayılı Kanunun 21. maddesinin ilk fıkrasında, iş kazası, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir davranışı sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamının, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirileceği belirtilmiş olmakla, anlaşılacağı üzere işverenin rücu alacağından sorumluluğu belirlenirken, gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri ile yargılamada yöntemince hesaplanacak gerçek (maddi) zarar karşılaştırması yapılıp düşük (az) olan tutarın hükme esas alınması gerekmektedir.
Hükme esas alınan kusur raporunda, davalı ...Ş.'nin %40, davalı ...'in %20, dava dışı Göksel Gümüşdere'nin %10, ölen işçinin %30 kusurlu olduğu, dosya kapsamında alınan hesap raporuna göre ise de hak sahibi çoçuk için belirlenen gerçek zarar miktarının ilk peşin değerli gelirin kusur karşılığından daha düşük olduğu tespit edilmiştir. Mahkemece davalı işverenin hak sahibi çoçuk için gerçek zarar miktarı esas alınmak üzere %50, davalı ...'in ise ilk peşin sermaye değerinin yarısının %60 kusur karşılığından sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2018/5407, K. 2019/5674, 1 Temmuz 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama