İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2018/6652 K.2020/7443

Dava, 04.10.2000-16.12.2002 tarihleri arasında kalan dönem dışında 1479 sayılı Yasa kapsamında zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

Esas2018/6652Karar2020/7443Tarih22 Aralık 2020Okuma3 dk · 677 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2018/6652 E., 2020/7443 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
22 Aralık 2020
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

677 kelime·3 dk okuma

Dava, 04.10.2000-16.12.2002 tarihleri arasında kalan dönem dışında 1479 sayılı Yasa kapsamında zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece, bozmaya uyularak ilamında belirtilen gerekçelerle, davanın kısmen kabulü ile, 04/10/2000-16/12/2002 tarihleri arasında kalan dönem hakkında hukuki yararı bulunmadığından bu talebin reddine, 17/12/2002-30/04/2008 tarihleri arasında kurumca yasa gereği geriye doğru 5 yıllık prim borçlarının ödenmemesi nedeniyle sigortalılık süresi iptal edileceğinden bu talebinin de hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine, 01/05/2008-31/03/2009 tarihleri arasında Bağ kur sigortalısı olduğundan bu döneme ilişkin Bağkur sigortalısı olduğunun tespiti talebinin hukuki yarar yokluğundan reddine ve 01.04.2009-24.06.2011 tarihleri arasında davacının Bağ kur sigortalısı olmadığı anlaşıldığından bu döneme ilişkin davacının prim borcu olmadığının tespitine dair karar verilmiştir.

Hükmün, davacı ve davalı Kurum avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

Eldeki davada, mahkemece bozma ilamımıza uyulmuş ise de, bozma gereklerinin yerine getirildiğinden bahsedilmesi mümkün değildir.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26. maddesi uyarınca. "Hâkim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. Aynı Kanunun 294-301 maddelerinde ise mahkeme kararlarının nasıl olması gerektiği belirlenmiştir. Bu düzenlemelere göre Mahkeme, usule veya esasa ilişkin bir nihai kararla davayı sona erdirir. Yargılama sonunda uyuşmazlığın esası hakkında verilen nihai karar, hükümdür.

Yine aynı Kanunun 297. maddesinin (2).

Fıkrasında “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”, hükümleri öngörülmüş olup, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.

Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay’ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması, zorunludur.

Eldeki davada ise, öncelikle davacının 04.10.2000-16.12.2002 tarihleri arasında kalan dönem bakımından davalı kurumca sigortalılığın kabul edilmesi, fakat 1479 sayılı Yasa kapsamında ek 19. maddenin uygulanması ile 04.10.2000 tarihi itibari ile durdurulduğunun belirgin olması nedeniyle, davacının bu dönem hakkında tespit talebinin bulunmadığının dikkate alınmaması ile bozmaya uyulmasına rağmen oluşan usuli kazanılmış haklara aykırı şekilde yeniden hukuki yarar yokluğuna ilişkin karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

Diğer taraftan, uyulan bozma ilamımız içeriğinde aynen.

“Kurumdan, davacının sigortalılığının 16.12.2002 tarihi sonrası bakımından anılan yasal düzenleme kapsamına girip girmediği ve durdurulması gereken tarih sorularak, varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde uyuşmazlık bulunmayan 01.05.2008-31.03.2009 tarihleri arasındaki dönem bakımından karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu” belirtilmiş iken, bozma sonrasında yapılan yazışmalardan, davalı Kurumca 1479 sayılı Yasanın ek 19. ve 5510 sayılı Yasanın geçici 17. Maddesi uygulanması ile 04.10.2000-30.04.2008 tarihleri arasında sigortalılık verilmesine rağmen, prim borçları nedeniyle sigortalılığın durdurulduğu,

aynı şekilde yargılama sırasında yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasanın geçici 63. Maddesi uygulaması ile 01.06.2009-11.03.2014 tarihleri arasında da sigortalı kabul edilmiş ise de, ihyaya konu edilebilecek şekilde bu sigortalılığın durdurulduğu anlaşılmaktadır.

01.05.2008-31.05.2009 tarihleri arasında kurumca kabul edilen zorunlu sigortalılık dönemi bakımından ise, bu kabulün dayanağının 6111 sayılı Yasa kapsamında davacının 05.04.2011 tarihinde yaptığı ödemeler olduğunun belirtilmesi karşısında, kısmi yapılandırmanın mümkün olamayacağı gözetilerek, davacının bu dönemde dahi sigortalılığının bulunamayacağının gözetilmesi ile salt bu döneme ilişkin Kurumca sigortalılık verilmesi nedeniyle, yazılı şekilde karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

Yukarıda belirtilen, maddi ve hukuki olgular karşısında, davacının oda, sicil ve vergi kayıtlarını esas almak suretiyle zorunlu sigortalılık süresinin mahkemece belirlenmesi ile davacının talebine uygun şekilde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davacı ve davalı Kurum avukatlarının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 22.12.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2018/6652, K. 2020/7443, 22 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/6652
Karar No
2020/7443
Tarih
22 Aralık 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2018/6652 K.2020/17973
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2018/6654 K.2020/17829
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2018/6658 K.2020/17847
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2018/6659 K.2020/17849
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2018/6664 K.2020/17862
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2018/6668 K.2020/17861

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.