KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2018/6752 E., 2019/5240 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Haziran 2019
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
378 kelime·2 dk okuma
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak ilamında belirtildiği asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, taraf avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemece uyulan bozma ilamında “Dava konusu edilen gelirlerin, 506 sayılı Yasanın 92. maddesi uyarınca indirildiğinin anlaşıldığı eldeki davada, davalıların tazminle sorumlu olduğu ilk peşin sermaye değerli gelir miktarının, gelirin başladığı tarih itibariyle 506 sayılı Yasanın 92. maddesi uyarınca indirilmiş hali üzerinden hesaplanan ilk peşin sermaye değerli gelir miktarına,
indirme tarihine kadar yapılan fiili ödeme miktarının yarısının da eklenmesi suretiyle belirlenecek değere davalının kusur oranı uygulanmak suretiyle belirlenmesi...” gerektiği belirtilmesine rağmen fiili ödemelerin yarısının kusur karşılığına göre karar verilmemesiyle, hak sahiplerinden Rüya ve Gaye’nin evlenmeleri nedeniyle gelirden çıktıkları ve yapılan ödemelerin fiili ödemeye dönüştüğü, ilk peşin sermaye değerinin kusur karşılığının, fiili ödeme miktarının kusur karşılığından daha düşük olması karşısında, ilk peşin sermaye değerli gelir miktarları gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2018/6752, K. 2019/5240, 20 Haziran 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama