KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2018/6842 E., 2019/4721 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2019
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
624 kelime·3 dk okuma
Dava, hizmet tespiti ve prime esas kazanç tutarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, davacının 02.01.2006 tarihinden 18.03.2013 tarihine kadar davalı ... Yönetimi nezdinde kesintisiz ve 900 TL net ücretle çalıştığının tespiti istemine ilişkin olup, Mahkemece, ilk kararda davanın kısmen kabulü ile davacının 02.04.2007-18.03.2013 tarihleri arasında davalı ... işyerinde çalıştığının ve bu süre içinde 01.05.2011 tarihi ile 18.03.2013 tarihi arasında 900 TL ücret aldığının tespitine dair hüküm kurulduğu, kararın davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce, hizmet tespitine ilişkin hüküm yönünden temyiz itirazlarının reddine, sigorta primine esas kazanç yönünden ise eksik inceleme ve araştırma yapıldığı belirtilerek temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak, davanın kısmen kabulüne dair verilen eldeki kararda ise; bozma konusu yapılmayan 02.04.2007-30.04.2011 tarihleri arasına yönelik olarak verilen hizmet tespiti kararının kesinleştiği belirtilerek bu döneme ilişkin hüküm kurulmamış, sadece asgari ücret üstü prime esas kazanca ilişkin delil bulunmadığından 01.05.2011-18.03.2013 dönemine ilişkin çalışmalarında asgari ücret üzerinden kabulüne hükmedilmiştir.
Ancak, Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar.
Diğer yandan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 297. maddesinin 1. fıkrasında, hükmün tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kapsayacağı belirtilmiş, anılan maddenin 2. fıkrasında “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık,
şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”, hükmüne yer verilmiştir.
Mahkemece Dairemizce verilen bozma kararına uyulmuş ve bozma gereği yerine getirilmiş ise de hüküm tesis edilirken yanılgılı değerlendirme ile 02.04.2007-30.04.2011 döneminin kesinleştiğinden bahisle hükümde bu döneme yer verilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2018/6842, K. 2019/4721, 23 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama