KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2018/6952 E., 2020/1104 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2020
Karar Metni
391 kelime·2 dk okuma
Bölge Adliye Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Dava, iş kazası tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine dair verilen karara karşı davacı ve davalı ... vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulü ile davalı ...'ın istinaf başvurusunun reddine, HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince hüküm düzeltilerek, esas hakkında yeniden karar verilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Eldeki 20.09.2012 tarihinde iş kazası geçirdiğinin tespitine dair dava dosyasında, Sosyal Güvenlik Kurumu Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı Başmüfettişi tarafından düzenlenen 17.07.2014 tarih 104634/İNC/05 sayılı raporu ile Kurumun bu konuda değerlendirme yaptığı, davalı ... adına 1048536.67.11 sicil numaralı kamyonculuk sicil numaralı işyerinin 11.02.2011 tarihi itibariyle tescil edildiği, 20.09.2012 tarihinde 67 SE 956 plakalı tırda bulunan yükün boşaltımı sırasında kazanın meydana geldiği, davacının aynı araçta daha önce de davalı adına çalıştığına dair sevk irsaliyelerinin mevcut olduğu,
Kurum tarafından sigortalıya 09.04.2015 onay tarihli kararı ile 01.04.2014 tarihinden itibaren sürekli iş göremezlik geliri bağlandığı ve 2015 yılı 6. ayından itibaren ödenmeye başlandığı, davanın 07.06.2016 tarihinde açıldığı ve dava tarihi itibariyle iş kazası tespitine ilişkin dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu olayda; güncel hukuki yararının dava tarihi itibariyle bulunmadığından hukuki yarar yokluğundan davanın reddine dair gerekçenin her iki davalı yönünden aynı olduğu, buna göre davalılar lehine tek vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken, her iki davalı lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2018/6952, K. 2020/1104, 12 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama