KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2019/1160 E., 2019/2045 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mart 2019
- Mahkemesi
- Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi
Karar Metni
373 kelime·2 dk okuma·7 bölüm
Dava, 01.06.2014 tarihinden, terdiden 01.10.2014 tarihinden itibaren aylık bağlanması gerektiğinin tespiti ile ödenmeyen aylıkların faiziyle birlikte tahsili istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı avukatınca istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesince istinaf isteminin esastan reddine dair karar verilmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesince verilen kararın temyizen incelenmesi davalı avukatı tarafından istenmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı, 01.06.2014 tarihinden, terdiden 01.10.2014 tarihinden itibaren aylık bağlanması gerektiğinin tespiti ile ödenmeyen aylıkların faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
II-CEVAP
Davalı vekili, kurum işlemi yerinde olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
“1-Davacının davasının KABULÜ ile, Davacıya 30/05/2014 tarihinde postaya verilen talep dikkate alınarak 01/06/2014 den itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine , 01/06/2014 -01/03/2015 dönemi aylıklarının ödeme tarihlerinden itibaren yasal faizi ile birlikte davacıya verilmesi gerektiğinin tespitine,” dair hüküm kurulmuştur.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığından bahisle istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ
Davalı Kurum avukatı, kurum işleminin yasal mevzuata uygun olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Her ne kadar mahkemece, aylıkların ödeme tarihlerinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğine dair hüküm kurulmuş ise de; aylıkların bağlanmasında Kuruma tanınan 5510 sayılı Yasanın 42. maddesindeki (506 sayılı yasanın 116. maddesi) 3 aylık işlem süresi gözetilerek karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370/2. maddesi gereğince verilen karar, düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2019/1160, K. 2019/2045, 6 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama