KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2019/1497 E., 2019/3459 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2019
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
358 kelime·2 dk okuma
Dava, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle yargı yolunun caiz olmaması sebebiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Hukuk Muhakemeleri Kanununun 331. maddesinin 2. fıkrasında “Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm eder.” hükmüne yer verilmiş, anılan Kanunun 20. maddesinde de görevsizlik ve yetkisizlik kararı verilmesi halinde yapılacak olan işlemler belirlenmiştir.
Yargı yolunun caiz olmaması nedeni ile dava şartı bulunmadığı gerekçesi ile davanın usulden reddine dair verilen karar görevsizlik kararı niteliğinde değildir ve bu halde yapılması gereken işlemler İdari Yargılama Usulü Kanununda belirlenmiş olup 2577 sayılı İYUK 3 ve devamı maddelerine göre, Mahkemece eldeki davada idari yargı düzenindeki hangi mahkemenin görevli olduğuna ve dava dosyasının o mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi ise mümkün değildir.
Hal böyle olunca, eldeki davada Hukuk Muhakemeleri Kanununun 20 ve 331. maddesinin 2. fıkrasının uygulanamayacağı gözetilerek, yargılama gideri ve bu kapsamda vekalet ücreti yönünden de karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2019/1497, K. 2019/3459, 15 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama