İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2019/3105 K.2020/2343

Dava, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk…

Esas2019/3105Karar2020/2343Tarih11 Mart 2020Okuma5 dk · 1.039 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2019/3105 E., 2020/2343 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Mart 2020
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.039 kelime·5 dk okuma·7 bölüm

Dava, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

I-İSTEM

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili hakkında ... Elektronik Güvenlik Sistemleri İnşaat San. ve Tic. A.Ş'nin SGK prim borcu olduğu gerekçesi ile ödeme emri düzenlendiğini, müvekkilinin Elektronik Güvenlik Sistemleri İnşaat San. ve Tic. A.Ş'de yönetim kurulu üyesi olmadığını, sadece dışarıdan müdür olarak atandığını, tek başına temsil ilzam yetkisinin bulunmadığını, yönetim kurulu başkanı ile 28.03.2013-17.08.2015 tarihleri arasında müştereken imza yetkisi olduğunu belirterek müvekkilinin borcunun olmadığının tespiti ile ödeme emrinin iptalini talep etmiştir.

II-CEVAP

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın usul ve görev yönünden incelenmesini, kurum tarafından yapılan işlemlerde herhangi bir usulsüzlük bulunmadığını belirterek, davanın reddine, davalı aleyhine %10 haksız çıkma tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

III-MAHKEME KARARI

A-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk derece Mahkemesi tarafından, “1-Açılan davanın reddine, 6183 Sayılı Yasa gereğince ödeme emirlerindeki asıl alacağın %10 nu oranında tazminatın davacıdan alınıp davalıya verilmesine,” şeklinde karar verilmiştir.

B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, ödeme emrine konu borcun ilişkin olduğu dönemlerde davacının tek başına münferit imzası ile şirketi temsil ve ilzam yetkisinin bulunmadığı, bu yetkinin yönetim kurulu başkanına verilmiş olduğu, bu nedenle davacının davalı şirkette tek başına temsil ve ilzama yetkili üst düzey yönetici olmaması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İstanbul Anadolu 19. İş Mahkemesinin 2016/113 Esas, 2017/288 Karar sayılı 22.06.2017 tarihli kararı kaldırılarak, davanın kabulüne, davacı hakkında düzenlenen 2016/058615 takip numaralı 01.02.2016 düzenleme tarihli ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.

IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ

Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle, İstinaf Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.

V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME

Dava, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. Tüzel kişi işverenlerin ortak ve yetkililerinin kamu alacaklarından sorumluluğu, 5510 sayılı Kanunun 88. maddesinde düzenlenmiştir.

Davanın yasal dayanaklarından olan 5510 sayılı Kanunun 88/20. fıkrası ile, “Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dâhil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur” şeklinde düzenlenme getirilmiştir. Yapılan bu düzenleme ile tüzel kişiliği haiz bir özel kuruluşta görev yapan yönetim kurulu üyelerinin primlerin ödenmesinden işveren ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları açıkça belirtilmiştir.

Yerleşmiş Yargıtay uygulamaları ile öğretide kabul edildiği üzere "üst düzeydeki yönetici" kavramından anlaşılan şirketin mali ve idari konularında tek başına emir ve tasarruf yetkisine sahip özel şekilde kendisine yetki verilen kişidir. Türk Ticaret Kanunu'nun 317. maddesine göre anonim şirketlerde şirketi yönetmek ve temsil etmek yönetim kuruluna aittir.

Anonim şirkette primlerin ödenmesinde müteselsilen sorumlu üst yönetici ve yetkiliden söz edebilmek için primlerin tahakkuk ve ödenmesinde yetkili üst düzey yönetici olması, yönetim kurulu başkanı, başkan yardımcısı gibi unvan taşıması veya temsil ve ilzam yetkisine sahip yönetim kurulu üyesi olması gerekir. Bunun dışında kalan ve şirketin idare veya mali işlerinde doğrudan söz sahibi veya yetkili olmayan kişilerin işveren ile birlikte müşterek sorumluluğu düşünülemez.

Müteselsil borçlulukta alacaklı, alacağının tamamını veya bir kısmını karşısındaki borçlulardan dilediği birinden isteyebilmek imkânına sahip bulunduğu gibi, borçlular da alacaklıya karşı borç sona erinceye kadar hep birlikte sorumlu olmakta devam ederler. Borçlulardan birinin borç ödemeden aciz haline düşmesinin veya iflas etmesinin alacaklı için her hangi bir tehlikesi yoktur; zira diğer borçlulardan her biri borcun tamamını ifa etmek yükümlülüğü altında bulunmaktadır. Müteselsil borçluluk alacaklıya, borçluların içinden ödeme gücü en yüksek olanı seçerek edimin tamamını ondan isteyebilme yetkisini tanır.

Ayrıca belirtilmelidir ki, 6183 sayılı Kanunun mükerrer 35. maddesinde ise, asıl borçlu hakkında yapılan yasal takip ve araştırmalar sonucu kamu alacağının tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması halinde, yasal temsilcisine ödeme emri çıkarabileceği bildirilmiş ise de; sorumluluk bakımından, 6183 sayılı Kanunun, 5510 sayılı Kanuna göre genel Kanun niteliği dikkate alınmalı ve özel kanun niteliğinde olan 5510 sayılı Kanunun 88. maddedeki şartlar bakımından davacı hakkında öncelikle değerlendirme yapılması gerektiği açıktır.

Somut olayda; ... Elektronik Güvenlik Sistemleri İnşaat San. ve Tic. A.Ş 'nin, 2014/5-2015/9 arası prim ve gecikme zammı borcundan dolayı, davacıya 19.02.2016 tarihinde ödeme emri tebliğ edildiği, davacı tarafından 7 günlük hak düşürücü süre içinde açıldığı, Ticaret Sicil kayıtlarına göre, davacının 08.02.2013 tarihli Yönetim Kurulu Kararının 2. maddesi ile ... Elektronik Güvenlik Sistemleri İnşaat San. ve Tic.

A.Ş'ne dışarıdan şirket müdürü olarak atandığı ve şirket yönetim kurulu başkanı ... ile birlikte atacağı müşterek imzası ile şirketi temsil ve ilzam etmesine karar verildiği, 3. maddesi ile de şirket yönetim kurulu başkanı ...'ın şirketi tek başına her konuda münferiden temsil ve ilzam etme yetkisinin devam etmesine karar verildiği.

21.02.2016 tarihli Yönetim Kurulu Kararının 2. maddesi ile de davacının bu müşterek imza ile temsil ve ilzam yetkisinin sona erdirilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.

Bölge Adliye Mahkemesince, davacının borca ilişkin dönemlerde tek başına münferit imzası ile şirketi temsil ve ilzam yetkisinin bulunmadığı, bu yetkinin yönetim kurulu başkanına verilmiş olduğu, buna göre davacının davalı şirkette tek başına temsil ve ilzama yetkili üst düzey yönetici olmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmakla, yapılan değerlendirme ve sonucunda kurulan hüküm isabetsizdir.

Davacı şirket müdürü, yukarıda belirtilen tarihler arasında müşterek imza ile de olsa şirketi temsil ve ilzama yetkilidir; ancak üst düzey yöneticiler arasında işbölümü yapılıp yapılmadığı, davacının yetkisinin müşterek imza ile da olsa prim borçlarını ödemeyi de kapsayıp kapsamadığı hususları araştırılarak, buna göre yapılacak değerlendirme sonucuna göre karar verilmelidir.

Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun kabulü ile davanın kabulüne ilişkin kararı bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/2 maddesi gereği BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.03.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2019/3105, K. 2020/2343, 11 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I-istem
  4. Iı-cevap
  5. Iıı-mahkeme Kararı
  6. A-ilk Derece Mahkemesi Kararı
  7. B-bölge Adliye Mahkemesi Kararı
  8. Iv-temyiz Kanun Yoluna Başvuru Ve Nedenleri
  9. V-ilgili Hukuk Kuralları Ve İnceleme
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/3105
Karar No
2020/2343
Tarih
11 Mart 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2019/3105 K.2020/925
  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2019/3105 K.2020/1594
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2019/3107 K.2020/1870
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2019/3107 K.2020/924
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2019/3108 K.2020/1663
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2019/3110 K.2020/1987

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.