İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2019/4332 K.2020/4808

Dava, 5510 sayılı Kanunun 4/1-(a) bendi kapsamında yurtdışı borçlanma hakkının mevcut olduğunun tespiti ile yaşlılık aylığının yeniden bağlanarak mahrum kalınan aylıkların yasal faizi ile birlikte tahsili istemine ilişkindir.

Esas2019/4332Karar2020/4808Tarih23 Eylül 2020Okuma6 dk · 1.172 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2019/4332 E., 2020/4808 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
23 Eylül 2020
Mahkemesi
İstanbul 36. İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.172 kelime·6 dk okuma·7 bölüm

Dava, 5510 sayılı Kanunun 4/1-(a) bendi kapsamında yurtdışı borçlanma hakkının mevcut olduğunun tespiti ile yaşlılık aylığının yeniden bağlanarak mahrum kalınan aylıkların yasal faizi ile birlikte tahsili istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

I-İSTEM

Davacı vekili, müvekkilinin 1998 - 2004 yılları arasında 506 sayılı Yasa kapsamındaki çalışması sonrası ... yerleştiğini, yurt dışında bulunduğu 2010 - 2013 yılları arasında isteğe bağlı sigorta primi ödediğini, 04/06/2013 tarihinde aynı dönemde yurt dışında bulunduğundan geçersiz isteğe bağlı sigortalılık (İBS) sürelerinin iptali ile ödenmiş primlerin iadesi talebinde bulunduğunu, 27/02/2014 tarihinde 12/02/2006 - 31/12/2009 tarihleri arası yurtdışı sürelerini borçlanma talebinde bulunarak tahakkuk ettirilen primi ödeyip tahsis talebinde bulunduğunu, kendisine 01/03/2014 tarihinden geçerli aylık bağlandığını,

davalı Kurum tarafından isteğe bağlı sigortalılığa ilişkin sürelerin toptan ödeme ile tasfiyesinin mümkün olamayacağından isteğe bağlı sigortalılığın geçerli kabul edilip yurtdışı borçlanma sürelerinin de 4/1-(b) kapsamında sayılması gerektiğinden bahisle yaşlılık aylığının kesilerek ödenmiş olan aylıkların istirdadının talep edildiğini, başvuru üzerine aylık bağlanmışsa da 9 ay sonra 22/01/2015 tarihinde yeniden kesildiğini, bunun üzerine müvekkili tarafından yurt dışı borçlanmanın iptalinin talep edildiğini, yersiz ödemelerin mahsubu ile bakiye tutarın ödendiğini,

davalı Kurum işleminin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek müvekkilinin 4/1-(a) bendi kapsamında yurtdışı borçlanma hakkının mevcut olduğunun tespiti ile yaşlılık aylığının yeniden bağlanarak mahrum kalınan aylıkların yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II-CEVAP

Davalı Kurum vekili; Kurum işlemlerinin 5510 sayılı Kanun başta olmak üzere hukuka ve mevzuata uygun olduğunu belirterek haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III-MAHKEME KARARI

A-İLK DERECE MAHKEME KARARI

"1-Davanın KABULÜ ile, davacı ... ( ...) tarafından yapılan yurtdışı borçlanma sürelerin 4/a bendi kapsamında sayılması gerektiği ve davacının 01/03/2014 tarihinden geçerli olarak 506 sayılı Yasa kapsamında yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile, davacıya 01/03/2014 tarihi itibariyle ödenmesi gereken yaşlılık aylıklarının (yapılan iade tutarı da dikkate alınarak) ödenmesi gereken tarihlerden itibaren geçerli olarak yasal faizi ile davacıya ödenmesine" karar verilmiştir.

B-BAM KARARI

"Davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin kabulü ile İstanbul 36. İş Mahkemesi'nin 27/11/2018 tarihli, 2017/65 Esas - 2018/465 Karar sayılı sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, Davanın reddine" karar verilmiştir.

IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ

Davacı vekili, hukuka aykırı olduğunu beyanla kararın bozulmasını istemiştir.

V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME

27.02.2014 tarihinde tahsis talebinde bulunan davacıya 506 sayılı Yasa kapsamında 3642 gün üzerinden yaşlılık aylığı bağlanmış, davacının 04.06.2010 - 30.04.2013 tarihleri arasından 1046 gün isteğe bağlı 4/1-(b) prim ödemesine ilişkin dönemin tasfiyesine ilişkin başvurusu üzerine önce tasfiyenin mümkün olduğu, sonradan bu şekilde isteğe bağlı sigortalılığın tasfiye edilemeyeceği yönünde işlem yapan kurum bu durum üzerine son sigortalılık halinin 4/1-b kapsamında ve yurtdışı borçlanmasının da bu kapsamda sayılması, bu haliyle 2829 sayılı Yasa gereği son 7 yıllık hizmet süresinin yarısından fazlasının 4/1-(b) bendi kapsamında olduğu,

davacıya 4/1-(b) kapsamında yaşlılık aylığı bağlanması için gerekli yasal koşulların oluşmadığı gerekçesiyle aylıkların başlangıç tarihi itibariyle iptal edilmesi üzerine eldeki dava açılmıştır.

Dava yaşlılık aylığı istemine ilişkin olup, dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesi neticesinde.

03.08.1944 doğumlu davacının 01.04.1998 - 04.09.2004 tarihleri arasında 4/1-(a) bendi kapsamında ülkemizde 2242 gün hizmetinin bulunduğu, davacının 24.02.2006 tarihinde Kuruma toptan ödeme başvurusunda bulunduğu, 31.05.2006 tarihinde toptan ödeme isteğinin kabul ve onaylandığı, 21.06.2006 tarihinde sigortalıya ödendiği, davacının 04.06.2010 tarihinde 4/1-(b) bendi kapsamında isteğe bağlı sigortalılık için Kuruma başvurması üzerine bu tarih itibariyle isteğe bağlı sigortalılığının kabul edildiği,

davacının 03.07.2013 tarihinde Kuruma başvurarak 506 sayılı Kanun kapsamında geçen ve toptan ödeme ile tasfiye olan hizmetini ihya etmek istediği ve talebinin kabul edildiği, 29.07.2013 tarihinde ödendiği, davacının 28.01.2014 tarihinde isteğe bağlı sigortalılığının iptali için Kuruma başvurduğu ve iade işleminin yapıldığı, davacının isteğe bağlı sigortalılık için Türkiye'de ikamet şartı bulunduğunu ancak bu dönemde yurt dışında bulunması nedeniyle yasal koşulların bulunmadığını açıklayarak dilekçe verdiği,

davacının yurt dışında geçen 01.01.2004 - 31.12.2009 tarihleri arasındaki 1400 günlük süreyi 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanmak amacıyla 17.02.2014 tarihinde Kuruma başvurduğu, Kurumun son hizmetinin 4/1-(a) bendi kapsamında olması nedeniyle borçlanma işlemini bu bent kapsamında yaptığı, davacının 12.02.2006 - 31.12.2009 tarihleri arasındaki 1400 günlük süreye ait borçlanma bedelini (16.000,00 TL olarak) 27.02.2014 günü ödediği, davacıya 27.02.2014 tarihli yaşlılık aylığı tahsis talebi üzerine 01.03.2014 tarihinden itibaren 4/1-(a) bendi kapsamında 3642 gün üzerinden yaşlılık aylığı bağlandığı anlaşılmaktadır.

Yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra, Kurumun 11.04.2014 tarihli işlemi ile toptan ödeme sonrasında adına herhangi bir prim yatmadığından (isteğe bağlı sigorta iptal edildiğinden) SSİY'nin 59'uncu maddesine göre ihya işleminin iptaline karar verildiği ve bu karar üzerine yaşlılık aylığının durdurulduğu, Kurumun 28.05.2014 tarih ve 739 sayılı yazısında yine ihya işleminin geçersiz sayılmasının gerekçesinin hizmetlerin tasfiyesinden sonra 5510 sayılı Kanun'un 4/1-(a), (b) ve (c) bentleri kapsamında adına uzun vadeli sigorta kolları primi ödenmemiş olmasının gösterildiği, Kurumun 31.12.2014 tarihli işlemine göre.

5510 sayılı Kanun'un isteğe bağlı sigortalılıkla ilgili maddelerinde yaşlılık toptan ödeme şartlarının oluşmadığı hallerde sigortalının talebi halinde isteğe bağlı sigortalılık giriş bildirgesinin iptal edilerek ödenen primlerin iade edilebileceğine dair hüküm bulunmadığını, bu nedenle sigortalının isteğe bağlı sigortalılığının iptali ve prim iadesi işleminin iptaline karar verilemeyeceği,

isteğe bağlı sigortalılığın geçerli olduğu ve yurt dışı borçlanmasına konu sürenin (12.02.2006 - 31.12.2009 ) 4/1-(b) bendi kapsamında geçen hizmet olarak değerlendirilmesi gerektiği yönünde işlem yapılması üzerine bu defa davacının yurt dışı borçlanmasına konu sürelerinin 4/1-(b) bendi kapsamında sigortalılık süresi olarak kabul edildiği, 2829 sayılı Kanun'a göre son 1260 gün 4/1-(a) bendi kapsamında geçmediğinden aylığının durdurulduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır.

Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkındaki 2829 sayılı Kanunun amacı; hiçbir Kurumdaki hizmeti tek başına aylık bağlanmasına yeterli olmayan sigortalı ya da hak sahiplerine, değişik Kurumlardaki hizmet süreleri birleştirilmek suretiyle aylık bağlanmasını sağlamak, bu suretle değişik Kurumlardaki hizmetlerin ziyan olmasını önlemek olup, bazı Sosyal Güvenlik Kurumlarında geçen hizmet süreleri toplamının tek başına aylık bağlanmasına yeterli olması halinde; diğer Kurumlarda geçen hizmetlerin birleştirilmesinde; sigortalının ya da hak sahibinin iradesinin de bu yönde olması koşuluyla zorunluluk bulunmamaktadır.

Belirtilen açıklamalar ışığında, her ne kadar, sigortalının son hizmeti dikkate alınarak hüküm kurulmuş ise de, 506 sayılı Yasa kapsamındaki hizmetlerin 5510 sayılı Yasanın 32. maddesinde sayılan şartları karşıladığı ve dolayısıyla tek başına yaşlılık aylığı bağlanması için yeterli olduğu, öte yandan 01.03.2014 tarihinden itibaren bağlanan gelirin hizmet birleştirmesi olmaksızın bağlanmış olduğu hususları karşısında; 01.03.2014 tarihinden itibaren bağlanan yaşlılık aylığının geçerli olduğu, hak sahibi davacının iradesinin 2829 sayılı Kanunun uygulanmaması yönünde olduğu ve bu durumda davacının söz konusu Kanun hükümlerinden yararlanmaya zorlanamayacağı, davacının 4/1-(a) kapsamında 3642 gün üzerinden aylığa hak kazandığı belirgindir.

Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun kabulüne ilişkin kararı bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle HMK’nın 373/2 maddesi gereği BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23/09/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2019/4332, K. 2020/4808, 23 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I-istem
  4. Iı-cevap
  5. Iıı-mahkeme Kararı
  6. A-ilk Derece Mahkeme Kararı
  7. B-bam Kararı
  8. Iv-temyiz Kanun Yoluna Başvuru Ve Nedenleri
  9. V-ilgili Hukuk Kuralları Ve İnceleme
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/4332
Karar No
2020/4808
Tarih
23 Eylül 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2019/4332 K.2020/9713
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2019/4334 K.2020/9714
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2019/4334 K.2020/4590
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2019/4335 K.2020/9715
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2019/4337 K.2020/4192
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2019/4338 K.2020/9716

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.