KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2019/4892 E., 2019/10024 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2019
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
597 kelime·3 dk okuma
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkeme, yazılı biçimde davanın kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalılardan ... ve ... Yapı İnş. A.Ş. avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, şirket vekilinin temyiz itirazlarının tümden, davalı ...’ün aşağıdaki kapsam dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- 506 sayılı Yasaya dayalı olarak açılan rücuan tazminat davalarında; zaman aşımının, işverenler açısından Borçlar Kanunu'nun 125. maddesine göre belirlenmesinde, zararlandırıcı sigorta olayına neden olan 3. şahıslar yönünden ise, Borçlar Kanunu'nun 60. maddesinde öngörülen haksız fiil zaman aşımına tabii olduğunda tereddüt yoktur. Bu arada zaman aşımının başlangıcı konusuna gelince.
506 sayılı Yasada zaman aşımının (özel olarak) düzenlenmediği düşünüldüğünde; genel hükümler çerçevesinde çözüm arama gereği vardır. Gerçekten de Borçlar Kanununun 128. maddesinde. “Zaman aşımı, alacağın muaccel olduğu zamanda başlar” denilmektedir. Kurum açısından alacak hakkı, bağladığı gelirin yetkili organ tarafından onaylandığı tarihte ödenebilir hale geleceğinden, muacceliyetin de onay tarihi olacağı açıktır.
O halde, 26. maddeye ilişkin davalarda zaman aşımı, masraflar için sarf; gelirler için ise ilk peşin sermaye değerinin başlangıçtaki gelir bağlama onay tarihinden başlatılmalıdır. Üçüncü kişiler aleyhine açılan davalar ise Borçlar Kanunu madde 60 gereğince 1 ve 10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Zamanaşımının başlangıcı zarar görenin faile ve fiile ıttıla tarihinden itibaren bir, her hal ve koşulda olay tarihinden itibaren 10 yıldır.
Zarara ıttıla ise gelirler yönünden gelirlerin onay tarihi, masraflar yönünden ise her bir masrafın sarf ve ödeme tarihidir.
Somut olayda, davacı Kurumca 19.07.2012 tarihinde açılan davada, sigortalının 13.02.2008 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle vefatı sonucu hak sahiplerine bağlanan 28.04.2010 onay tarihli, 32.777,01 TL peşin sermeye değerli gelirin fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 22.943,91 TL'si davalılardan müştereken ve mütesesilen tahsili talep edilmiş olup; 08.09.2015 tarihinde müddeabih 26.221,61 TL'ye arttılmıştır. Davalı ... tarafından, ıslah ile arttırılan miktara süresi içinde zaman aşımı itirazında bulunulmuş olduğu ve zamanaşımı süresinin doluğu anlaşılmakla; Mahkemece, davalı saha sorumlusu, üçüncü kişi ...’ün ıslaha karşı zamanaşımı definin de incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2019/4892, K. 2019/10024, 18 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama