KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2019/6479 E., 2020/848 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2020
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
528 kelime·3 dk okuma
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak kararında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum ve davalılardan ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının tüm, davacı Kurum vekilinin ise sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dava; 31.05.2012 tarihli iş kazasında vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirler ile yapılan masraf ve ödemeler nedeniyle uğranılan Kurum zararının tahsili istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağı olay tarihinde yürürlükte bulunan 5510 sayılı Kanunun 21. maddesidir. Mahkemece daha önce verilen ve davalılardan ...' un %70, diğer davalı ...' in % 5, müteveffa sigortalının % 25 oranında kusurlu bulunarak verilen iki karar Dairemizce, anılan maddenin usulünce uygulanmaması nedeni ile bozulmuştur.
Mahkemece ikinci bozma ilamına uyularak, yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporunda; davalıların toplam % 75 oranındaki kusuru karşılığı gelirin yarısı davalılardan müşterek müteselsil, yarısı ise işveren davalı ...' tan tahsil edilmesi şeklinde hatalı hesaplama yapıldığı ve bu hesaplama esas alınarak hüküm tesis edildiği görülmüştür.
Mahkemece yapılması gereken davalılardan ...'un 5510 sayılı Yasanın 21.maddesi 1. fıkrası kapsamında işveren, diğer davalı ...'in aynı maddenin 4. fıkrası kapsamında üçüncü kişi olduğu gözetilerek, sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirden; davalı işverenin sorumluluğunun kendi kusuruna üçüncü kişinin kusurunun yarısının ilavesi suretiyle % 72,5 oranında, üçüncü kişi davalının sorumluluğunun toplam kusurun yarısı olan % 37,5 oranında olduğu dikkate alınarak hesaplama yapılmasıdır.
Mahkemece bozma ilamlarına uyulması yönünde hüküm tesis edildiği halde, davalıların sorumluluklarının bozma ilamlarında öngörülen ilkeler çerçevesinde ve özellikle değinilen 21.maddenin 1. ve 4. fıkraları gözetilerek belirlenmemesi suretiyle bozma ilamlarının gereğinin usul ve yasaya uygun şekilde yerine getirilmediği görülmüştür. Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2019/6479, K. 2020/848, 6 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama