İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2020/10645 K.2021/8858

Dava, sigorta başlangıç tarihinin ve 1479 sayılı kanun kapsamında sigortalılık süresi tespiti istemine ilişkindir.

Esas2020/10645Karar2021/8858Tarih23 Haziran 2021Okuma5 dk · 988 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2020/10645 E., 2021/8858 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
23 Haziran 2021
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Mahkemesi
... 7. İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

988 kelime·5 dk okuma·7 bölüm

Dava, sigorta başlangıç tarihinin ve 1479 sayılı kanun kapsamında sigortalılık süresi tespiti istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen karara karşı davacı ve davalı Kurum vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir.

... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince verilen kararın temyizen incelenmesi davacı vekilince istenmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

I-İSTEM

Davacı vekili, dava dilekçesi ile sigortalının ilk işe girişinin 506 sayılı kanun kapsamında 15.11.1990 olarak bir günlük hizmet tespiti ile 1479 sayılı kanun kapsamında 28.12.1990 tarihinden itibaren sigortalı olduğunun tespitini,

29.4.2019 tarihli 1. celse Mahkemece uyuşmazlığın; 15.11.1990 tarihinden itibaren hizmet birleştirme yapılıp yapılmayacağı ve davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 28.12.1990 tarihi olarak tespit edilip edilemeyeceği hususlarında olduğu tespitinin yapıldığı,

4.11.2019 tarihli 3. celse davacı vekili, 28.3.1990 tarihinin sigorta başlangıç tarihi olarak tespiti ile 23.2.1993-10.11.2017 tarihlerini kapsayan süredeki şirket ortaklığı nedeniyle 1479 sayılı kanun kapsamında sigortalılık süresini talep ettiği ve aynı celsede verilen ara karar gereği Mahkemeye sunduğu yazılı beyanında, davacının 28.3.1990 sigorta başlangıç tarihi olarak tespiti ile bu tarihten itibaren sigortalılık süresinin tespitini talep etmiştir.

II-CEVAP

Davalı Kurum vekili yapılan işlemlerde hukuka aykırı bir husus bulunmadığından davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

III-MAHKEME KARARI

A-İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemesince “... Davacının 1479 sayılı kanuna göre sigortalılık başlangıcı olarak 28/03/1990 tarihini talep ettiği görülmüş ise de; dosyada mevcut vergi dairesi yazı cevabına göre davacının 12/07/1992 tarihinde taksi durağı işletmeciliğine istinaden bulunan vergi kaydı neticesinde, 04.05.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı Yasa Bağ-Kur'lu olabilme yönünden 1479 sayılı yasanın 24. maddesinde öngörülen meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunu kaldırmış,

sigortalılığın oluşması için kendi nam ve hesabına çalışma olgusunu yeterli görmüş olduğundan davacının 12/07/1992 tarihinden itibaren sigortalı sayılması gerektiğinin tespitine dair davanın kısmen kabul kısmen reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...” gerekçesi ile, “... davanın kısmen kabul kısmen reddi ile ,

1-Davacının vergi kaydının başlangıç tarihi olan 12/07/1992 tarihinden itibaren sigortalı sayılması gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine,...” karar verilmiştir.

B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesince “...Somut uyuşmazlıkta, 1479 sayılı yasaya eklenen geçici 18. Madde hükmü dikkate alındığında bu kanunun yürürlük tarihi olan 02/08/2003 tarihinden itibaren davacının yasada belirtildiği üzere 6 ay içinde kuruma yazılı olarak başvurusunun bulunmadığı ve yine yasada belirtildiği şekilde 1 yıl içinde eksik primlerin ödenmediği, bu haliyle davacının talebine dair yasal şartların oluşmadığı anlaşılmıştır, Mahkemece davanın reddedilmesi gerekirken hatalı olarak talebin kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuş, Dairemizce davanın reddine karar verilmiştir.

Bu açıklamalar doğrultusunda, istinaf sebepleri ve kamu düzeni kapsamında sınırlı inceleme sonucu, davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun ise kabulü ile HMK 353/1-b.2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kararın anılan yönden düzeltilmesine dair aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir...” gerekçesi ile, “...I)Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,

II-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b.2 maddesi uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak üzere, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına,

III)1-Davanın reddine,...” karar verilmiştir.

IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU NEDENLERİ

Davacı vekili, 15.11.1990 tarihli ilk işe giriş bildirgesinin davalı Kuruma verildiğini, bu tarihin sigortalılık başlangıç tarihi olarak tespiti talebinin Kurumca reddedildiğini, davacının 3.10.2000 tarihi itibariyle 1479 sayılı kanun kapsamında esnaf bağkur sigortalılık tescili bulunduğunu, vergi-oda ve sicil kaydına göre davacının vergi kayıt başlangıcı olan 28.3.1990 tarihi olarak tespiti talepleri hakkında verilen red kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE ESASIN İNCELEMESİ

Eldeki dosyada, davacı adına işveren ... Tarım Ürünleri San. Tic.

Ltd.Şti. tarafından, çırçır fabrikası inşaatı işyerinde 15.11.1990 tarihinde işe girişini gösterir işe giriş bildirgesinin 30.11.1990 tarihinde Sosyal Sigortalar Kurumuna verildiği, Sosyal Güvenlik Kurumunun davacının yaşlılık aylığı tahsis talebini değerlendirirken bu işe giriş bildirgesinin ilgili dönem bordrosu verilmediği gerekçesi ile sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilemeyeceğini bildirdiği, davacının 1479 sayılı kanun kapsamında ilk tescil talebinin tarihi net olarak okunamayan bağkur giriş bildirgesi ile yapılması üzerine 4.10.2000 tarihi itibariyle ilk tescilinin yapıldığı,

1479 sayılı kanun kapsamında ilk prim ödemesinin 15.10.2000 tarihinde olduğu, davacının 12.7.1992-31.12.1992 tarihleri arasında taksi durağı işletmesi nedeniyle şahsi vergi kaydının bulunduğu, 23.2.1993-10.11.2017 tarihleri arasında limited şirket ortaklığının bulunduğu anlaşılmaktadır.

Davacı vekilinin, dava dilekçesi ile sigortalının ilk işe girişinin 506 sayılı kanun kapsamında 15.11.1990 olarak bir günlük hizmet tespiti ile 1479 sayılı kanun kapsamında 28.12.1990 tarihinden itibaren sigortalı olduğunun tespitini, 29.4.2019 tarihli 1. celse uyuşmazlığın; 15.11.1990 tarihinden itibaren hizmet birleştirme yapılıp yapılmayacağı ve davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 28.12.1990 tarihi olarak tespit edilip edilemeyeceği hususlarında olduğu tespitinin yapıldığı,

4.11.2019 tarihli 3. celse davacı vekili, 28.3.1990 tarihinin sigorta başlangıç tarihi olarak tespiti ile 23.2.1993-10.11.2017 tarihlerini kapsayan süredeki şirket ortaklığı nedeniyle 1479 sayılı kanun kapsamında sigortalılık süresini talep ettiği ve aynı celsede verilen ara karar gereği Mahkemeye sunduğu yazılı beyanında, davacının 28.3.1990 sigorta başlangıç tarihi olarak tespiti ile bu tarihten itibaren sigortalılık süresinin tespitini talep ettiği davada, ilk derece Mahkemesince davacının vergi kaydının başlangıç tarihi olan 12.07.1992 tarihinden itibaren sigortalı sayılması gerektiğinin tespitine,

bölge adliye Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş ise de, davacının celbi ile talep somutlaştırılarak, eldeki davada talebin.

15.11.1990 tarihli ilk işe giriş bildirgesine istinaden 506 sayılı kanun kapsamında bir günlük hizmet tespiti ve 1479 sayılı kanun kapsamında sigortalılık süresi tespiti mi yoksa sadece 1479 sayılı kanun kapsamında sigortalılık süresi tespiti istemi mi olup olmadığı netleştirilerek, talebe göre inceleme yapılmalı ve sonuca göre bir karar verilmelidir.

Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun kabulüne ilişkin kararı bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle HMK'nın 373/2. maddesi gereği BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.6.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2020/10645, K. 2021/8858, 23 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I-istem
  4. Iı-cevap
  5. Iıı-mahkeme Kararı
  6. A-ilk Derece Mahkeme Kararı
  7. B-bölge Adliye Mahkemesi Kararı
  8. Iv-temyiz Kanun Yoluna Başvuru Nedenleri
  9. V-ilgili Hukuk Kuralları Ve Esasın İncelemesi
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/10645
Karar No
2021/8858
Tarih
23 Haziran 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2020/10645 K.2021/7356
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2020/10646 K.2021/16348
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2020/10647 K.2021/12096
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2020/10648 K.2021/12101
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2020/10649 K.2021/12098
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2020/10650 K.2021/12104

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.