İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2020/1265 K.2020/7882

Bölge Adliye Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi

Esas2020/1265Karar2020/7882Tarih29 Aralık 2020Okuma11 dk · 2.138 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2020/1265 E., 2020/7882 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
29 Aralık 2020
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.138 kelime·11 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi

Ödeme emirlerinin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; İlk Derece Mahkemesince ilâmda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.

... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesince verilen kararın davalı Kurum avukatınca temyiz edilmesi ve davacı avukatı tarafından da duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 20/10/2020 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü duruşmalı temyiz eden davacı adına Av. ... ... ile davalı Kurum adına Av. ... geldi. Duruşmaya başlanarak, hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

I-İSTEM

Davacı vekili; davalı Kurum borçlusu dava dışı Odak Tanıtım ve Pazarlama A.Ş.’nin SGK prim borcu nedeniyle davacıya yönetim kurulu üyesi sıfatıyla 18.08.2015 tarihli ödeme emirlerinin tebliğ edildiğini, ödeme emirlerine konu borçların zamanaşımına uğradığını, 04.06.2003 tarihinde 3 yıllığına Yönetim Kurulu üyesi seçildiğini, bu sürenin dolmasından sonra yeniden seçilmediğini, 20.09.2007 tarihinde istifa ettiğini, Yönetim Kurulu üyesi olduğu dönemde temsil ve ilzama yetkili olmadığını,

yönetim Kurulu üyesi olmadığı dönem prim borçlarından sorumluğunun bulunmadığını ileri sürerek Kurum tarafından düzenlenen 18.08.2015 tarihli 93153019/2060512- 616212/4274926, 93153019/2060512 - 616212/4274915, 93153019/2060512 - 616212/4274838, 93153019/2060512 - 616212/4274828, 93153019/2060512 - 616212/4274820, 93153019/2060512 - 616212/4274803, 93153019/2060512 - 616212/4274793, 93153019/2060512 - 616212/4274777,

93153019/2060512 - 616212/4274765 numaralı ödeme emirlerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II-CEVAP

Davalı Kurum vekili, Kurum işleminin yerinde olup, usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının kurum borçlusu dava dışı Odak Tanıtım ve Pazarlama A.Ş.’nin yönetim kurulu üyesi olarak sorumluluğu bulunduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III-MAHKEME KARARI

A-İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, davacının 2.09.2007 tarihi öncesinde yönetim Kurulu üyesi olmakla birlikte, Yönetim Kurulu Başkanı veya yardımcısı olarak görevlendirilmediği gibi tek başına temsil ve ilzama yetkili olmadığı, temsil ve ilzam yetkisinin ancak bir başka Yönetim Kurulu üyesi ile birlikte mümkün olduğu, bu yönüyle davacının Yönetim Kurulu üyeliğinden istifa ettiği tarih öncesinde temsil ve ilzama yetkili üst düzey yönetici olarak kabulünün mümkün olmadığı,

diğer taraftan 01.10.2008 tarihi sonrasında 5510 sayılı yasa kapsamında Yönetim Kurulu üyeliği yeterli ise de, davacının 20.09.2007 tarihli istifasının tek taraflı bir irade beyanı olup karşı tarafın kabulüne bağlı olmadan ulaşması ile birlikte geçerli olacağı göz önüne alındığında davacının istifanamenin ulaştığı 03.10.2007 tarihinden sonra Yönetim Kurulu üyesi olarak kabulü de mümkün olmadığından,

davacının davasının kabulüne, davalı kurum tarafından düzenlenen 18.08.2015 tarihli 93153019/2060512 - 616212/4274926, 93153019/2060512 - 616212/4274915, 93153019/2060512 - 616212/4274838, 93153019/2060512 - 616212/4274828, 93153019/2060512 - 616212/4274820, 93153019/2060512 - 616212/4274803, 93153019/2060512 - 616212/4274793, 93153019/2060512 - 616212/4274777, 93153019/2060512 - 616212/4274765 numaralı ödeme emirlerinin iptaline dair karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İstinaf kanun yoluna başvuran davalı kurum vekili, 5510 sayılı Yasanın 80.maddesi uyarınca anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin primlerinin ödemesinden sorumlu olduğunu, öncelikle şirkete başvurma zorunluluğu bulunmadığını, mahkeme tarafından istifanın ulaştığı tarihten sonra istifanın kabul edilip edilmediğinin önemi olmadığını, belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.

B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesince; 506 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu 01.10.2008 tarihine kadarki dönemde tüzel kişinin yönetim kurulu üyelerinin tüzel kişiliğin prim borçlarından sorumlu tutulabilmeleri için üst düzey yönetici veya tüzel kişilik adına borçlanmaya, tüzel kişiliği temsile yetkili kişi olması gerekmekte iken, 5510 sayılı Yasa'nın yürürlüğe girdiği 01.10.2008 tarihinden sonraki dönemde ise tüzel kişiliğin prim borçlarından sorumlu tutulması için kişinin, yönetim kurulu üyesi olması yeterli görülmüştür.

Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacı hakkında 18.08.2015 tarih 4274926 sayılı ödeme emri ile, 2000/10-11-12, 2001/1-12, 2002/1-2,4274915 sayılı ödeme emri ile 2002/3-12, 2003/1-10,4274838 sayılı ödeme emri ile 2003/11-12, 2004/1-12, 2005/1-6,4274828 sayılı ödeme emri ile 2005/7-12, 2006/1-12, 2007/1-2.aylar, 4274820 sayılı ödeme emri ile 2007/3-12, 2008/1-12,

4274803 sayılı ödeme emri ile 2009/1-12, 2010/1-8,4274793 sayılı ödeme emri ile 2010/9-12, 2011/1-12, 2012/1-4,4274777 sayılı ödeme emri ile 2012/5-12, 2013/1-12.aylar, 4274665 sayılı ödeme emri ile 2014/1-12, 2015/1-6.aylar prim borçları için ödeme emri düzenlendiği, ödeme emrinin 03.09.2015 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, davanın 09.09.2015 tarihinde 7 günlük yasal süre içinde açıldığı anlaşılmış olup, davacının 18.05.2000 tarihinde yönetim kurulu üyesi olarak seçildiği, bir başka yönetim kurulu üyesi ile birlikte temsil ve ilzama yetkili olduğu, 04.06.2003 tarihinde tekrar yönetim kurulu üyesi olarak seçildiği,

yine bir başka yönetim kurulu üyesi ile birlikte temsil ve ilzama yetkili olduğu, davacının Beşiktaş 6. Noterliğinin 20.09.2007 tarihli 40724 yevmiye numaralı istifaname ile yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiği, istifanın 03.01.2007 tarihinde şirkete ulaştığı anlaşılmıştır.

Davacı hakkında düzenlenen ödeme emirlerinden 2005/7. ay ve öncesinin ödeme emrinin düzenleme tarihinin 03.09.2015 tarihi olması nedeni ile 6183 sayılı Yasa'nın 102. maddesinde düzenlenen 5 ve 24.06.2004 tarihli 5198 sayılı Yasa'nın 11. maddesi ile 506 sayılı Yasa'nın 80/5. maddesinin değiştirilmesi sonucu 10 yıllık zamanaşımı süreleri dolduktan sonra davacı hakkında ödeme emri düzenlenmiş olması nedeni ile 2005/8.ay prim borcunun 2005/9.ay sonunda muaccel olduğu dikkate alınarak davacının 2005/7.ay ve öncesi Kurum alacaklarından sorumlu olmadığı,

davacının 03.01.2007 tarihinden sonra istifa ettiği anlaşıldığından bu tarihten sonraya ait prim borçlarından sorumlu bulunmadığı, 2006/12. ay prim borcunun 2007/1 ay sonunda muaccel olduğu da dikkati alınarak davacının 2005/8.ay ve 2006/11.aylar arası prim borçlarından sorumlu olduğu, mahkeme kararının bu sebeple düzeltilmesi gerektiği kanaatine varılarak, davalının istinaf isteminin kısmen kabulüne, ...

19.İş Mahkemesinin 2015/529 Esas, 2017/591 Karar sayılı 12.12.2017 tarihli kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davacı hakkında düzenlenen 4274926, 4274915, 4274838, 4274820, 4274803, 4274793, 4274777, 4274665 sayılı ödeme emirlerinin iptaline, davacı hakkında düzenlenen 4274828 sayılı ödeme emrinin 2005/8-2006/11 aylar arası borçlar yönünde iptali talebinin reddine, 2005/7, 2006/12, 2007/1-2. aylar yönünden ödeme emrinin iptaline ve reddedilen kısım üzerinden hesaplanan %10 haksız çıkma tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, dair karar verilmiştir.

IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ

Davacı vekili; davacının, dava dışı şirkette hiçbir zaman temsil ve ilzama yetkisinin olmadığını, bu nedenle davanın tamamen kabul edilmesi gerektiğini, zaten şirketten istifa ettiğini belirterek ve resen dikkate alınacak diğer nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı Kurum vekili, davacının yönetim kurulu üyeliğinden istifa etmiş olsa da bu durumun Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilmedikçe, üçüncü kişilere bir etkisi olmayacağını, davacının söz konusu şirketin kurum borçlarından doğan sorumluluğunun devam ettiğini, 5510 sayılı Kanun 88. maddesi hükmü gereğince "Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri,

tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dâhil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur." hükümleri gereğince davacının tüm dönemden sorumlu olduğunu belirterek ve resen

belirlenecek diğer nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE ESASIN İNCELEMESİ

Tüzel kişi işverenlerin ortak ve yetkililerinin kamu alacaklarından sorumluluğu, 6183 sayılı Kanunun 35, mükerrer 35, mülga 506 sayılı Kanunun 80. ve 5510 sayılı Kanunun 88. maddesinde düzenlenmiş olup, sigorta primlerinin tahakkuk ve ödenmesi gereken zamanda yürürlükte olan mevzuat uygulanır.

Bu kapsamda, davanın yasal dayanaklarından olan, 506 sayılı Kanunun 80. maddesinde, “Sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın, birinci fıkrada belirtilen süre içerisinde tahakkuk ve tediye etmeyen kamu kurum ve kuruluşların tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri mesul muhasip, sayman ile tüzelkişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri Kuruma karşı, işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludurlar” hükmü öngörülmüştür. Anılan madde hükmüne göre, tüzel kişiliği haiz özel kuruluşta görev yapan kişinin primlerin ödenmesinden işverenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olabilmesi için, primlerin tahakkuk ve ödenmesinde yetkili, üst düzey yöneticisi olması zorunludur.

Yerleşmiş Yargıtay uygulamaları ile öğretide kabul edildiği üzere "üst düzey yönetici" kavramından anlaşılan şirketin mali ve idari konularında tek başına emir ve tasarruf yetkisine sahip, özel şekilde kendisine yetki verilen kişidir. Türk Ticaret Kanunu'nun 317. maddesine göre anonim şirketlerde şirketi yönetmek ve temsil etmek yönetim kuruluna aittir.

Anonim şirkette primlerin ödenmesinde müteselsilen sorumlu üst yönetici ve yetkiliden söz edebilmek için primlerin tahakkuk ve ödenmesinde yetkili üst düzey yönetici olması, yönetim kurulu başkanı, başkan yardımcısı gibi unvan taşıması veya temsil ve ilzam yetkisine sahip yönetim kurulu üyesi olması gerekir. Bunun dışında kalan ve şirketin idare veya mali işlerinde doğrudan söz sahibi veya yetkili olmayan kişilerin işveren ile birlikte müşterek sorumluluğu düşünülemez.

5510 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi ile ilgili 108/1-c maddesinde, Kanun'un 88. maddesinin 01/07/2008 tarihinde yürürlüğe gireceği belirtilmiş olup, bu tarihten sonra tahakkuk eden prim borçları hakkında 5510 sayılı Kanunun 88/20. maddesi ile,

“Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dâhil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur” şeklinde düzenlenme getirilmiştir.

Yapılan bu düzenleme ile tüzel kişiliği haiz özel kuruluşta görev yapan yönetim kurulu üyelerinin primlerin ödenmesinden işveren ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları açıkça belirtilmiştir.

Yukarıdaki düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, 01.07.2008 tarihinden önce tahakkuk eden prim borçları bakımından, işveren ile birlikte müteselsilen sorumluluk koşullarının oluşması için, işveren kamu kurum ve kuruluşu ise, kamu görevlilerinin tahakkuk ve tediye ile görevli olması, tüzel kişiliğe haiz diğer yetkilisi ve kanuni temsilci sıfatıyla işveren tüzel kişiliği temsil ve ilzama yetkili bulunulması gerekir. Ancak, sonradan yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunun 88. maddesi burada bir ayrıma giderek özellikle şirket yönetim kurulu üyelerinin, temsil ve ilzam yetkisi aranmaksızın (haklı sebepleri olmazsa) müştereken ve müteselsilen sorumlu olacaklarını ayrıca ve açıkça belirtmiştir.

Ayrıca belirtilmelidir ki, davanın yasal dayanaklarından olan, 6183 sayılı Kanunun mükerrer 35. maddesinde ise, asıl borçlu hakkında yapılan yasal takip ve araştırmalar sonucu kamu alacağının tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması halinde, yasal temsilcisine ödeme emri çıkarabileceği bildirilmiş ise de; sorumluluk bakımından, 6183 sayılı Kanunun, 506 ve 5510 sayılı Kanunlara göre genel Kanun niteliği dikkate alınmalı ve özel kanun niteliğinde olan 506 sayılı Kanunun 80. maddesi ve 5510 sayılı Kanunun 88. maddedeki şartlar bakımından davacı hakkında öncelikle değerlendirme yapılmalıdır.

Öte yandan, 506 sayılı Kanununun 80. maddesi primlerin zamanında ve düzenli olarak tahsilini sağlamaya yönelik olup, anılan maddenin 1. fıkrası hükmüne göre, işveren, bir ay içinde çalıştırdığı sigortalıların primlerine esas tutulacak kazançlar toplamı üzerinden bu Kanun gereğince hesaplanacak prim tutarlarını ücretlerinden kesmeye ve kendisine ait prim tutarlarını da bu miktara ekleyerek en geç ertesi ayın sonuna kadar Kuruma ödemeye mecburdur.

5510 sayılı Kanun madde 88/1 hükmüne göre “4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen sigortalıları çalıştıran işveren, bir ay içinde çalıştırdığı sigortalıların primlerine esas tutulacak kazançlar toplamı üzerinden bu Kanun gereğince hesaplanacak sigortalı hissesi prim tutarlarını ücretlerinden keserek ve kendisine ait prim tutarlarını da bu tutara ekleyerek en geç Kurumca belirlenecek günün sonuna kadar Kuruma öder” görüldüğü gibi kanun, primlerin ne zaman ödeneceğini belirlememiş, bu konuda Kuruma yetki vermiştir.

SSİY madde 108’in önceki halinde, Kanunda belirtilen sigorta primleri, Kurumca çıkarılacak tebliğde belirtilecek süre içinde Kuruma ödeneceği hükmü vardı. Yani sigorta prim ödeme sürelerini belirleme yetkisi İşveren Uygulama Tebliğine bırakılmıştı. 1.9.2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan İşveren Uygulama Tebliğinin 2.4 maddesine göre ise, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalıları çalıştıran işverenler, bir ay içinde çalıştırdıkları sigortalıların prime esas kazançları üzerinden hesaplanacak sigortalı hissesi prim tutarlarını sigortalıların ücretlerinden keserek, kendi hissesine isabet eden prim tutarlarını da bu tutarlara ekleyerek en geç takip eden ay/dönemin sonuna kadar Kuruma ödeyecekleri belirtilmişti.

29.5.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan değişiklikle Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği madde 108’e göre işverenler, Kanunun 4 üncü ve 5 inci maddelerine tabi çalıştırdığı sigortalılara, sosyal güvenlik destek primine tabi sigortalılara, 4857 sayılı İş Kanununun 7 nci maddesine göre iş görme edimini yerine getirmek üzere başka işverene geçici olarak devrettiği sigortalılara ilişkin primleri bu maddede öngörülen sürelerde öderler denilmiş, maddenin devamında ise 4/I-a sigortalıları yönünden primlerinin ödeme zamanı belirlenmiştir. Buna göre,

a) Ayın 1’i ile 30’u arasındaki çalışmaları karşılığı ücret alan sigortalılar için en geç belgenin ilişkin olduğu ayı izleyen ayın son gününe kadar,

b) Ayın 15’i ile müteakip ayın 14’ü arasındaki çalışmaları karşılığı ücret alan sigortalılar için en geç belgenin ilişkin olduğu dönemi izleyen takvim ayının 14’ü ne kadar, işverenlerce Kuruma ödenir.

Bu düzenlemeler uyarınca, primlerin ödenmesi gereken son gün itibariyle de olsa, kişiler yukarıda açıklanan statüde oldukları dönemlerde ödenmesi gereken ve tahakkuk eden primlerden sorumlu tutulmalıdırlar.

Eldeki davada ise, 01.06.2000-20.09.2007 tarihleri arasında dava dışı Anonim Şirkette temsil ve ilzama yetkili olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmayan davacının davaya konu ödeme emirlerine göre, istifa beyanının tek taraflı ve derhal hükümlerini doğuran niteliğine göre, 20.09.2007 tarihinden sonra sorumluluğu bulunmadığı dikkate alınarak ve 09.09.2015 tarihinde yapılan tebligata ve ödenme dönemlerine göre 6183 sayılı Yasanın 102. maddesi hükümleri dikkate alınarak, 10 yıllık tahsil zamanaşımına uğramadığı belirgin olan 2005 yılı 8. Ay ila- 2007 yılı 8. Ay arasında kalan dönemlerden davacının sorumluluğunun dikkate alınmaması ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O hâlde, davacı ve davalı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun kabulüne ilişkin kararı bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle HMK’nın 373/2 maddesi gereği BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, davacı avukatı yararına takdir edilen 3.050,00 TL. duruşma avukatlık parasının davalı Kuruma yükletilmesine, davalı Kurum avukatı yararına takdir edilen 3.050,00 TL. duruşma avukatlık parasının davacıya yükletilmesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.12.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2020/1265, K. 2020/7882, 29 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I-istem
  4. Iı-cevap
  5. Iıı-mahkeme Kararı
  6. A-ilk Derece Mahkeme Kararı
  7. İstinaf Sebepleri
  8. B-bölge Adliye Mahkemesi Kararı
  9. Iv-temyiz Kanun Yoluna Başvuru Ve Nedenleri
  10. V-ilgili Hukuk Kuralları Ve Esasın İncelemesi
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/1265
Karar No
2020/7882
Tarih
29 Aralık 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2020/1265 K.2020/8095
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2020/1265 K.2020/7669
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2020/1265 K.2020/4146
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2020/1265 K.2020/7887
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2020/1266 K.2020/7766
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2020/1267 K.2020/4225

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.