İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2020/2651 K.2021/988

Dava, 5434 sayılı Kanun kapsamında davacıya bağlanan maluliyet aylığının iptali sonucunda, davalıya yapılan yersiz aylık ödemesinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün,…

Esas2020/2651Karar2021/988Tarih1 Şubat 2021Okuma6 dk · 1.241 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2020/2651 E., 2021/988 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
1 Şubat 2021
Mahkemesi
İş Mahkemesi
No
2019/544-2020/103
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.241 kelime·6 dk okuma

Dava, 5434 sayılı Kanun kapsamında davacıya bağlanan maluliyet aylığının iptali sonucunda, davalıya yapılan yersiz aylık ödemesinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

İnceleme konusu dosyada; davalı 5434 sayılı Yasa kapsamında polis olarak çalışmakta olup, 28.08.2003 tarihinde ...Emniyet Müdürlüğü'nde görevli iken terör örgütünün silahlı ve bombalı saldırısı sonucu yaralanmıştır. ...

Üniversitesi Tıp Fakültesinin 15.11.2006 tarihli, 4492 sayılı raporu davacı Kurum tarafından incelenerek davalının "adi malul" olduğuna karar verilmiş ve davalı kendi bağlı olduğu kurumca emekliye sevk edilerek 15.08.2007 tarihinden itibaren davalıya maluliyet aylığı bağlanmıştır. Davalının adi malul olarak emekliye sevk edilme işleminin ve idari polis olarak atanma talebinin reddine ilişkin işlemin iptali talebiyle İçişleri Bakanlığı aleyhine ...1.

İdare Mahkemesinde açtığı davada. Adli Tıp Kurumundan rapor alınmış ve rapor ile davalının maluliyetinin % 6 olduğu, maluliyetin görevini yerine getirmesine engel teşkil etmeyeceği belirlendiğinden mahkemece rapor esas alınarak adi malul olarak emekliye sevk edilme ve idari polis olarak atanma talebinin reddine dair işlemlerin iptaline karar verilmiş, söz konusu karar Danıştay tarafından onanarak 24.02.2014 tarihinde kesinleşmiştir.

İdare mahkemesinin iptal kararı üzerine davacı kurum tarafından maluliyet aylığı bağlanmasına ilişkin işlem iptal edilerek 15.08.2007-28.02.2014 döneminde yersiz ödenen aylıkların tahsili talep edilmiştir.

Yersiz ödenen aylıkların tahsili talebiyle ...4. İş Mahkemesinin 2014/441 sayılı esasında açılan davada, davanın kısmen kabulüne dair 2015/448 karar sayılı, 02.09.2015 tarihli karar Dairemizin 2018/3954 Esas, 2018/8498 Karar sayılı, 24.10.2018 tarihli ilamıyla uyuşmazlığın çözümünün idari yargının görev alanına girdiğinden bahisle bozulmuştur.

Mahkemece bozma ilamına uyularak, idari yargının görevli olması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş, aynı taleple idare mahkemesinde açılan davada uyuşmazlığın adli yargının görev alanına girdiğinin anlaşılması nedeniyle, görevli yargı yolunun belirlenmesi için dosya uyuşmazlık mahkemesine gönderilmiştir. Uyuşmazlık mahkemesinin 30.09.2019 tarihli,2019/535 Esas, 2019/584 Karar sayılı ilamı ile.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesi gereğince açılmış bir dava olmadığından ve idare tarafından gerçek kişi aleyhine açılmış bir dava olması sebebiyle, söz konusu davada adli yargının görevli olduğuna ve ...4. İş Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verilmiştir....

4. İş Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda 2019/544 Esas, 2020/103 Karar sayılı, 12.03.2020 tarihli karar ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı” başlığını taşıyan 2. maddesinin birinci fıkrasında, “1. (Değişik: 10/6/1994 - 4001/1 md.) İdari dava türleri şunlardır:

(İptal: Ana.Mah.nin 21/9/1995 tarih ve E:1995/27, K:1995/47 sayılı kararı ile; yeniden düzenleme: 8/6/2000 - 4577/5 md.) İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları,

İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları,

(Değişik: 18/12/1999-4492/6 md.) tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar" hükmü düzenlenmiştir.

...1. İdare Mahkemesinin 2009/571 Esas, 2013/114 Karar, 07.02.2013 tarihli kararı ile adi malul olarak emekliye sevk edilme ve idari polis olarak atanma talebinin reddine dair işlemlerin iptaline karar verilmesi ve kararın kesinleşmesi üzerine davacı idare tarafından maluliyet aylığı bağlanmasına ilişkin işlem iptal edilerek yersiz ödenen aylıkların tahsili için dava açılmıştır. Davalıya bağlanan maluliyet aylığının iptal edilmesi sonucunda yersiz ödeme meydana geldiğinden, dava konusu talep netice olarak bir idari işleme dayanmakta ise de, davacı idare tarafından gerçek kişi aleyhinde istirdat davası ikame edilmesi nedeniyle İYUK 2. maddesinde düzenlenen dava türlerinden biri değildir.

Diğer yandan. Uyuşmazlık Mahkemesinin 2019/535 Esas, 2019/584 Karar sayılı, 30.09.2019 tarihli kararıyla, davanın çözümünde adli yargının görevli olduğundan bahisle ...4. İş Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılmasına kesin olarak karar verilmiştir.

2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanunun 1. maddesinde düzenlendiği üzere; uyuşmazlık mahkemesi adli ve idari yargı mercileri arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözmeye yetkili olup, uyuşmazlık mahkemesi kararları yargı yolu uyuşmazlıklarını çözmeye yöneliktir.

Başka bir anlatımla uyuşmazlık mahkemesi, davanın çözüm yerinin adli yargı mı yoksa idari yargı mı olduğu noktasında inceleme yaparak uyuşmazlığın hangi yargı kolunda görülmesi gerektiğine kesin olarak karar verir. Adli ve idari yargının kendi alanlarındaki görev uyuşmazlıkları Uyuşmazlık mahkemesi tarafından incelenmez. Bu itibarla, somut dosyada, uyuşmazlık mahkemesince, davada adli yargının görevli olduğu belirtilerek ...4.

İş Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılmasına kesin olarak karar verilmiş ise de; uyuşmazlık mahkemesince yargı koluna ilişkin olarak görev incelemesi yapıldığından, söz konusu karardan dava konusu uyuşmazlığın çözümünde adli yargının görevli olduğu anlaşılmalıdır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 1. maddesinde " mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. hükmü yer almaktadır. Aynı yasanın 114/c maddesine göre, mahkemenin görevli olması dava şartıdır. 115. maddesinde ise "mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir." hükmü düzenlenmiştir. Dolayısıyla görev konusunun, mahkemelerce her aşamada resen gözetilmesi gerekir.

Bir yerdeki davaya hangi mahkemenin bakacağını göreve ilişkin hükümler belirler. Davanın hangi yargı kolunda, ilgili yerdeki mahkemelerin hangisinde görüleceği görev kurallarıyla belirlenir. Görev kamu düzenine ilişkindir. Bu sebeple göreve dair itirazlar yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkeme tarafından da davanın her aşamasında re'sen dikkate alınır. Davanın tarafları da mahkemenin görevini belirler şekilde anlaşma yapamazlar. Yargılama devam ederken kanunla görev konusunda yapılacak değişiklikler derhal uygulanacak ve mahkemece görevsizlik kararı verilecektir.

İş Mahkemeleri, 5521 sayılı Kanun ile kurulmuş istisnai nitelikte özel mahkemeler olup, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 106’ncı maddesi ile mülga 506 sayılı Kanunda, bu Kanun uygulamasından doğan uyuşmazlıkların yetkili iş mahkemelerinde görüleceği, 5510 sayılı Kanun’un 101’inci maddesinde de, aksine hüküm bulunmayan hallerde, 5510 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceği düzenlenmiştir.

5510 sayılı Yasa'nın "5434 sayılı Kanuna İlişkin Geçiş Hükümleri" başlıklı geçici 4. maddesinin 4. fıkrasında "bu kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, bu kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar, bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup bu kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı kanun hükümlerine göre işlem yapılır." hükmü ile;

Aynı maddenin 5. fıkrasında " bu madde kapsamına girenlerin aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dâhil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddenin uygulanmasında mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri ayrıca dikkate alınır.” hükmü öngörülmüştür.

Yukarıdaki açıklamalar ışığında yapılan değerlendirmeye göre; uyuşmazlığın çözümünde ne 506 sayılı Kanun ne de 5510 sayılı Kanun’un uygulama yeri bulunmamaktadır. Bu durumda sözü edilen 101’inci madde hükümlerine göre sınırlı yetki ile donatılmış İş Mahkemesi görevli değildir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2'nci maddesine göre kimler aleyhine idari yargıda dava açılabileceği açıklanmış olup, gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişileri hakkında idari yargı yerinde dava açılamayacağı ve yargılamanın her aşamasında görevli olup olmadığının mahkemece re'sen gözetileceği nazara alındığında; dava konusu uyuşmazlığın çözümünde genel mahkemelerin görevli olduğunun değerlendirilmesi ve görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde işin esasına girilerek karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O hâlde, taraf vekillerinin temyiz itirazları bu yönden kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 01.02.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2020/2651, K. 2021/988, 1 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/2651
Karar No
2021/988
Tarih
1 Şubat 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2020/2652 K.2021/1191
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/2654 K.2021/659
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2020/2655 K.2021/534
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2020/2655 K.2021/212
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2020/2656 K.2021/722
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2020/2657 K.2021/412

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.