KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2020/2719 E., 2021/4196 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2021
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 2018/320-2019/382
Karar Metni
762 kelime·4 dk okuma
Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
İş kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelir, ödenen geçici iş söremezlik ödeneği ve yapılan tedavi giderinden oluşan Kurum zararının, 506 sayılı Yasanın 26. maddesi uyarınca tahsiline ilişkin eldeki davada.
Mahkemece verilen ilk kararda, davacı yanın ıslahen talebi doğrultusunda, %50 tutarındaki kurum alacağına hükmedilerek, “Davanın kabulüne, Kurum zararı olan 37.019,87 TL peşin sermaye değerli gelirin, gelir onay tarihinden itibaren ve 1.267,14 TL geçici iş göremezlik ödeneğinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalılardan (Davalı ... yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere ) Müştereken müteselsilen tahsili ile davacı kuruma ödenmesine,
3501,06 TL tedavi giderinin sarf tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...Nakliye Kırtasiye Ltd Şirketinden tahsili ile davacı kuruma ödenmesine,” karar verilmiş, söz konusu kararın davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya Dairemizce bozulmuş, bozma sonrası mahkemece bu sefer, tedavi giderleri yönünden davacının talebi reddedilmek suretiyle, davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince de, sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı).
Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. Baki KURU, Usulî Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak), Dr. A. Recai Seçkin’e Armağan, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 Ankara, 1974, sayfa 395 vd.)
Yukarıda belirtilen hukuki ve fiili durumlar ışığında, bozma ilamı öncesinde, Mahkemece kusur raporu alınmaksızın, konuya ilişkin olarak açılan maddi tazminat dava dosyasındaki kusur raporuna itibarla, davalıların sorumluluğunun belirlendiği, maddi tazminat davasının da takip edilmediği için davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, bozma ilamımızda 506 sayılı Kanunun 26. maddesi kapsamında denetime elverişli ve çelişkiden uzak bir şekilde, iş kazasının gerçekleştiği iş kolu ile, işçi sağlığı ve iş güvenliği alanında uzman kişilerden oluşan bilirkişi heyetinden kusur raporu alınması gereği hususuna işaret edildiği,
tedavi gideri yönünden davalı işveren şirketin sorumluluğu olmadığından bahisle kararın bozulmadığı anlaşılmakla, bu suretle hükmü temyiz etmeyen davalılar yönünden, davacı Kurum lehine oluşan usuli kazanılmış hak durumu gözetilmeksizin hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma sebebi kabul edilmiştir.
Ne var ki, bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2020/2719, K. 2021/4196, 29 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama