KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2020/3075 E., 2022/10394 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Eylül 2022
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
507 kelime·3 dk okuma
Dava, ilk tahsis talep tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile ödenen fazla primlerin iadesi ve ayrıca yaşlılık aylıklarının faizi ile tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozmaya uyularak hükümde belirtilen gerekçelerle davanı kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.
Hükmün, davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesinin (2). fıkrasında, “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”, hükmü öngörülmüştür. Hükümlerin çelişkiden uzak ve infaza elverişli olması kamu düzeniyle ilgili olup, gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gerekir.
Eldeki davada ise, uyulan bozma ilamı ve oluşan usuli kazanılmış hak dikkate alınmaksızın 01.08.2011-01.05.2012 tarihleri arasında devam eden faaliyeti nedeniyle 5510 sayılı Yasanın 30'uncu maddesi kapsamında Kurumun sosyal güvenlik destek priminin düşülmesi gerektiği dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olduğu gibi, geç ödenen aylıklara işleyen faizlerin başlangıç tarihinin belirlenmesinde, 5510 sayılı Yasanın 42. maddesindeki Kuruma tanınan 3 aylık işlem süresinin dikkate alınmaması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi gereğince, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2020/3075, K. 2022/10394, 13 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama