KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2020/5951 E., 2021/9135 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Haziran 2021
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
669 kelime·3 dk okuma
Dava, meslek hastalığı nedeniyle vefat eden sigortalının yakınlarının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin bozmasına uyarak ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacılar ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre; davalının tüm, davacıların aşağıdaki bendin dışında kalan tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Dava, meslek hastalığı nedeniyle vefat eden sigortalının yakınlarının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; 13.637,00-TL maddi tazminatın murisin ölüm tarihi olan 20/06/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı ... lehine takdiren 8.000,00-TL, davacı ... lehine takdiren 5.000,00-TL, davacı ... lehine takdiren 5.000,00-TL, davacı ... lehine takdiren 5.000,00-TL olmak üzere toplam 23.000,00-TL manevi tazminatın murisin ölüm tarihi olan 20/06/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine, karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK’nun 166. maddesi uyarınca; davaların birleştirilmesi sadece birleştirilen davaların yargılama safhalarının müşterek devam etmesi sonucunu doğurur ve birleştirmeye konu davalar bağımsız niteliklerini korurlar. HMK nun 297. Maddesine göre ise; hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir, düzenlemesi yer almaktadır.
Belirtilen yasal düzenlemelere göre; eldeki dava gibi aralarında var olan bağlantı nedeniyle birlikte görülen her bir dava için ayrı ayrı, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde birbiriyle çelişik olmayan hüküm kurulması gerekirken; asıl ve birleşen davalar hakkında ayrı ayrı hüküm kurulmamış olması usul ve yasaya aykırı olup, isabetsizdir.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2020/5951, K. 2021/9135, 29 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama