KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2020/6364 E., 2021/1727 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Şubat 2021
Karar Metni
774 kelime·4 dk okuma
Bölge Adliye Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi İlk Derece Mahkemesi : ... Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Dava, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacılar ve davalı ... dışındaki davalıların ortak vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince tarafların istinaf istemlerinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın temyizen incelenmesi neticesinde bölge adliye mahkemesi kararının Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesi‘nce bozulması üzerine bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılamada bölge adliye mahkemesince davalı ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre; davalı ...’un aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Hüküm tarihinde geçerli olan A.A.Ü.T'nin 3/2 maddesi “Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine ..., ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur.“ hükmünü, 7/2 maddesi ise “Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur.” hükmünü içermektedir.
Yine, 6100 sayılı HMK’nın 297/1-b maddesine göre hüküm tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini içermelidir.
Ayrıca, 492 Sayılı Harçlar Kanunun 28/1-a maddesine göre karar ve ilam harcının dörtte birinin peşin, geri kalanın ise kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödeneceği, aynı kanunun 8.maddesine göre ise bir hükmün bozulmasını takiben verilecek hükümlerde yeni bir hüküm gibi karar ve ilam harcı alınacağı ve bozulan hükümden daha önce alınmış olan karar ve ilam harcının mahsup olunacağı belirtilmiştir.
Somut olayda davalı ... yönünden davanın husumet yokluğundan reddine karar verildiğinin anlaşılmasına göre, adı geçen davalı yararına A.A.Ü.T'nin 3/2 ve 7/2 maddeleri kapsamında diğer davalılardan ayrı ve ... red vekalet ücreti takdiri yerine yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olduğu gibi ...’in davacı sıfatı bulunmayıp yalnızca davacı çocuk Kadir’in velisi olmasına göre bölge adliye mahkemesi karar başlığında ayrı bir davacı olarak gösterilmesi doğru değildir.
Bunlar yanında karar ve ilam harcı hesaplanırken dosya kapsamına göre aşamalarda yatırılan peşin harç veya ıslah harcı dışında mahsup edilebilecek başka bir harç bulunmamasına karşın bölge adliye mahkemesince nispi istinaf karar harçları ve nispi temyiz karar harçlarının toplamının da mahsubu ile davacı tarafa harç iadesine karar verilmesi hatalı olmuştur.
Ne var ki bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2020/6364, K. 2021/1727, 16 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama