KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2020/646 E., 2021/5162 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Nisan 2021
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
- No
- 2018/1744-2019/2201
- Mahkemesi
- Bakırköy 17. İş Mahkemesi
- No
- 2013/1175-2018/37
Karar Metni
321 kelime·2 dk okuma
Dava, prime esas kazancın tespiti, eksik ödenen primlerin davalı işverenden tahsili, eksik ödenen yaşlılık aylıklarının tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacı ve davalı Kurum vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince verilen kararın temyizen incelenmesi taraf avukatları tarafından istenmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okundu. Temyiz konusu hükme ilişkin dava, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Davacı, 01.10.1996-30.06.2007 tarihleri arasında davalı işveren tarafından telif ücreti adı altında yapılan ödemelerin prime esas kazanca dahil olduğundan Kuruma bildirilmesi gerektiğinin tespiti, fark primlerin işverenden tahsili, ilk aylık bağlama tarihinden itibaren bu ücret üzerinden Kurumca yeniden belirlenip düzeltilmesi gerektiğinin tespitini talep etmiştir. Dosya kapsamına göre, uyuşmazlık konusu dönemde telif ücreti adı altında yapılan ödemelerin prime esas kazanç olarak Kuruma bildirilmesi gerektiğinin tespiti yerine, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi, isabetsiz bulunmuştur.
Ne var ki bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2020/646, K. 2021/5162, 13 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama