KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2020/6569 E., 2020/5110 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2020
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
1.180 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davacılar ile davalılardan ... Sigorta A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
KARAR
Dava, iş kazası sonucu vefat eden sigortalıların hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, A-Davalı ... Yapı Gereçleri Ürt. Paz. A.ş'ye karşı maddi ve manevi tazminat, davalı ... Sigorta Türk A.ş'ne karşı ise manevi tazminat istemi ile açılan davaların ayrı ayrı Reddine, B-Davalılar ... Yapı İnş. Taah. Müh. Tic. San. Ltd. Şti., ... ve ... Sigorta Türk A.ş, 'ne karşı maddi Tazminat istemiyle Açılan Davanın Kabulü ile. Davacı ...
Yönünden ilk PSD düşüldükten sonra geriye kalan nihai zarar olarak hesaplanan 233.251,80 TL zararın ıslah dilekçesi ile arttırılan miktar olan 194.593,20 TL nin talep ile bağlı kalınarak kaza tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen (Davalı ... Sigorta Türk A.ş yönünden poliçe limiti olan 30.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere) alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına, Davacı ...
Yönünden ilk PSD düşüldükten sonra geriye kalan nihai zarar olarak hesaplanan 40.236,56 TL zararın ıslah dilekçesi ile arttırılan miktar olan 24.395,57 TL nin talep ile bağlı kalınarak kaza tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen (Davalı ...
Sigorta Türk A.ş yönünden poliçe limiti olan 30.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere) alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına, B-Manevi Tazminat Yönünden Açılan Davanın Kısmen Kabulü ile. Davacı ... yönünden 50.000,00 TL ... yönünden 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itgibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Yapı İnş. Taah. Müh. Tic. San. Ltd.
Şti., ...'den müştereken ve mütelselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
1- Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hüküm tarihinde geçerli olan A.A.Ü.T'nin 7/2 maddesi “Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur.” hükmünü içermektedir.
Somut olayda kendini vekille temsil ettiren davalı ... yönünden davanın husumet yokluğundan dolayı reddine karar verildiğinin anlaşılmasına göre, adı geçen davalı yararına A.A.Ü.T'nin 7/2 maddesi kapsamında tek ve maktu red vekalet ücreti takdiri gerekirken yazılı şekilde fazla vekalet ücretlerine hükmedilmesi hatalı olmuştur.
Öte yandan davacı taraf davalı ... şirketinden manevi tazminat talep etmemiş olmasına rağmen davalı ... bakımından manevi tazminat davasının reddine ve devamla bu red nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmesi de isabetsizdir.
2- Davalı ... şirketinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Davalı ... şirketinin poliçe limitleri ile sınırlı olarak maddi tazminattan sorumlu tutulması isabetli ise de infazda tereddüt yaratır şekilde ayrı ayrı 30.000,00 TL poliçe limiti varmış gibi ayrıca yargılama harç ve giderleri ile avukatlık ücretine hükmedilirken poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olacağının belirtilmemesi de hatalıdır.
Bunun yanı sıra davalı ... şirketine zararın ihbar edildiği iddia ve ispat edilmediği halde, hüküm altına alınan maddi tazminata uygulanacak faizin sigorta şirketi bakımından dava tarihi yerine olay tarihinden başlatılması isabetsizdir.
O halde, davacılar vekili ile davalı ... şirket vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları nedeniyle hüküm bozulmalıdır.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HMK'nın geçici 3. maddesi delaletiyle HUMK’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2020/6569, K. 2020/5110, 29 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama