İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2020/7860 K.2021/8456

Dava, ölüm aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine,…

Esas2020/7860Karar2021/8456Tarih16 Haziran 2021Okuma6 dk · 1.182 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2020/7860 E., 2021/8456 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Haziran 2021
Mahkemesi
... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.182 kelime·6 dk okuma·7 bölüm

Dava, ölüm aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

I-İSTEM

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı Kurumun hiç bir araştırma ve inceleme yapmadan davacının ölüm aylığını boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığının belirlendiği gerekçesiyle kesildiğini, davacının boşandığı eşiyle birlikte yaşamadıklarını, davacının Kuruma başvurduğunu ancak başvurusunun reddedildiğini, davacının kardeşinin ikametgahında yaşadığını, bu nedenlerle yasaya aykırı olan ölüm aylığının kesilmesine dair kurum işleminin iptali ile davacının aylığının kesilme tarihi itibariyle yeniden bağlanması ve ödenmeyen aylıkların yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesini talep etmiştir.

II-CEVAP

Davacı ...’ye hak sahibi olarak ölüm aylığı bağlandığını, ancak muvazaalı boşanmadan dolayı aylığının durdurulduğunu, dava konusu işlemin dayanağı olan denetim raporunun istenerek dinlenilen tanıkların Mahkemece de dinlenilmesini talep ettiklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III-MAHKEME KARARI

A-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece "Davacı vekilinin açmış olduğu davanın kabulüne, SGK Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Kamu Görevlileri Ödemeler Daire Başkanlığı 10/10/2016 gün ve 6760878/34.766.017.2 sayılı yazısı ile davacıya ait yetim aylığının kesilmesi işleminin iptaline, kesinti tarihinden itibaren biriken maaş alacaklarının yasal faizi ile birlikte davalı kurumdan alınarak davacıya verilmesine, Davacıya yeniden emekli (yetim) aylığı bağlanmasına" karar vermiştir.

B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

... 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi'nden verilen 16/07/2018 tarih, 2016/868 Esas ve 2018/417 Karar sayılı kararına yönelik davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,

IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini, denetmen raporunun aksinin ispat edilemediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME

Davanın yasal dayanağı, 01/10/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 56. maddesinin ikinci fıkrasıdır. Fıkrada: “Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96. madde hükümlerine göre geri alınır.” düzenlemesine yer verilmiştir.

Düzenleme ile ölen sigortalının kız çocuğu veya dul eşi yönünden, boşanılan eşle boşanma sonrasında fiilen birlikte olma durumunda, ölüm aylığının kesilmesi ve ödenmiş aylıkların geri alınması öngörülmektedir. Buna göre, daha önce sosyal güvenlik kanunlarında yer almayan, boşanılan eşle fiilen birlikte yaşama olgusu, gelir veya aylık kesme nedeni ve bağlama engeli olarak benimsenmiştir.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 59/2. maddesinde: “Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarının görevleri sırasında tespit ettikleri Kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler, yemin hariç her türlü delile dayandırılabilir. Bunlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir.” hükmü yer almaktadır.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 56'ncı maddesinin ikinci fıkrasına dayalı açılan bu tür davalarda eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun tüm açıklığıyla ve özellikle taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu dönem yönünden ortaya konulması önem arz etmektedir.

Bu nedenle Anayasanın 20'nci maddesi ile 5510 sayılı Kanun, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu, 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun, 4857 sayılı İş Kanunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ve diğer ilgili mevzuat hükümleri göz önünde bulundurulmak suretiyle yöntemince araştırma yapılmalı, tarafların göstereceği tüm kanıtlar toplanmalı, bildirilen ve dinlenilmesi istenilen tanıkların ifadeleri alınmalı, davacının ve boşandığı eşinin su, elektrik, telefon aboneliklerinin hangi adreste kimin adına tesis edildiğini saptanmalı,

varsa çalışmaları nedeniyle resmi/özel kurum ve kuruluşlara verilen belgelerde yer alan adresler dikkate alınmalı, boşanan eşler 4857 sayılı Kanun hükümleri kapsamında yer almakta iseler adlarına ödeme yapılabilecek özel olarak açılan banka hesabı bulunup bulunmadığı belirlenmeli, davacının ve boşandığı eşinin kayıtlı olduğu adreslerde kapsamlı Emniyet Müdürlüğü/Jandarma Komutanlığı araştırması yapılmalı, tanık sıfatıyla bilgi ve görgülerine başvurulmalı, medula sisteminden araştırma yapılmalı, boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği,

toplanan kanıtlar ışığı altında değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre karar verilmelidir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden; tarafların 23/07/1980 tarihinde evlendikleri ve 16/07/2012 tarihinde de boşandıkları, babasından dolayı ölüm aylığı alan davacı hakkında 10/12/2014 tarihli telefon ihbarı ile davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşadığının belirtilmesi üzerine, Kurum denetmenince 09/06/2016 tarihli rapor hazırlandığı, ifadesi alınan ve muhtar olduğu belirlenen ...'ın, yapılan çevresel soruşturmada ... isimli kişinin, ... ve ... isimli kişilerinin ifadelerinin alındığı, tarafların fiilen birlikte yaşadıklarını ifade ettiklerinin tespit edildiği, nüfus kayıtlarının dosya içerisine alındığı, banka kayıtlarının getirtildiği, diğer toplanan delillerle birlikte davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.

Somut olayda, 01/08/2012-13/01/2013 arası dönem yönünden. 09/06/2016 tarihli denetmen raporunda ifadesi alınan Muhtar ...'ın "3 yıldır ... mahalle muhtarlığı yaptığını, tarafları 40 yıldır tanıdığını, evlendiklerin tarihten beri birlikte yaşadıklarını, resmi olarak boşansalar da hiç ayrı yaşamadıklarını, ...’nin ikametgahı... gözüksede evlendikleri tarihten itibaren hep ... Adresinde birlikte yaşadılar" şeklindeki beyanı sonrası alınan mahkemede ki ifadesinde "ben halen ...

Mahallesinin muhtarıyım, ... benden önceki muhtardır, bunların ne zaman boşandıkları konusunda bilgim yoktur, ...'in hanımı ...'da yaşar diye biliyorum, ... tek yaşar, ne zamandan beri tek yaşar bilmiyorum, ...'nin burada oğlu var, onu görmeye gelir gider, ... benle konuşmaz, evlerimiz arasında 50-100 metre mesafe vardır," şeklinde ifade verdiği, yine ifadesi alınan ...'ün denetmen ifadesinde "30 yıldır ...

Mah. İkamet ettiğini, 5-6 yıldır market işlettiğini, ... ile ...’yi tanıdığını, ayrıca ...

Mah. eski muhtarı olduğunu, tarafların evlendikten beri birlikte yaşadıklarını, boşanıp boşanmadıkları hakkında bilgisi olmadığını, bildiği tek şeyin evlendikten beri birlikte yaşadıkları olduğu olduğunu" şeklinde ifade verdiği, mahkemede ki ifadesinde ise "ben ne zaman ayrıldıklarını bilmiyorum, ... bildiğim kadarı ile şu an yanlız yaşıyor, ... kızının yanında kalır diye biliyorum, ancak kızı nerde bilmiyorum, ... benim bildiğim kadarı ile 3 senedir yanlız yaşıyor, ben yaklaşık 40 senedir bu mahallede yaşıyorum, benim iş yerim ile ...'in evi arasında 1 km. mesafe vardır," şeklinde ifade verdiği, mahkemece ifadelerin 2017 yılında alındığı,

toplanan deliller ile denetmen raporundaki tespitlerin aksinin ispat edilemediği, yine getirtilen nüfus kayıtlarına göre yapılan değerlendirmede, tarafların 01/08/2012-13/01/2013 tarihleri arasında fiilen birlikte yaşama olgusu sabit olmakla bu dönem yönünden davanın reddi yerinde değildir.

13/01/2013 tarihinden sonraki dönem yönünden ise; hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Mahkemece; davacının adres kayıt sistemine göre adresini aldırdığı ... adresinde kolluk vasıtasıyla araştırma yapılarak komşuların kimlik bilgilerinin tespit edilerek gönderilmesi istenmeli ve tespit edilen kişiler tanık olarak dinlenmeli,mahalle muhtar ve azaları tespit edilerek tanık olarak ifadelerine başvurulmalı, davacı tarafından verilen kimlik beyannamesinin bulunup bulunmadığı araştırılmalı, banka ve medula kayıtları değerlendirilerek boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği, 13/01/2013 sonrası dönem bakımından, yukarıda belirtilen yöntem çerçevesinde toplanan kanıtlar ışığında şüphe bırakmayacak şekilde ortaya konularak hüküm kurulmalıdır.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16/06/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2020/7860, K. 2021/8456, 16 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I-istem
  4. Iı-cevap
  5. Iıı-mahkeme Kararı
  6. A-ilk Derece Mahkemesi Kararı
  7. B-bölge Adliye Mahkemesi Kararı
  8. Iv-temyiz Kanun Yoluna Başvuru Ve Nedenleri
  9. V-ilgili Hukuk Kuralları Ve İnceleme
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/7860
Karar No
2021/8456
Tarih
16 Haziran 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2020/7860 K.2021/19166
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2020/7862 K.2021/7665
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2020/7863 K.2021/8465
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2020/7865 K.2021/19165
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2020/7866 K.2021/8271
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2020/7866 K.2021/15632

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.