KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2020/8238 E., 2021/1384 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2021
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
429 kelime·2 dk okuma
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozmaya uyularak ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum ile davalılar ... Tekstil Dokuma Yapı Turizm San. ve Tic. A.Ş. avukatları ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı Kurum vekili ile davalı şirket adına sunduğu temyiz itirazlarının tümü, davalı ... adına sunduğu temyiz itirazlarının ise aşağıdaki bent kapsamında kalan sair kısmının reddi gerekir.
2-Davacı Kurum, 22.10.2011 tarihli iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahibine bağlanan gelirin ve cenaze masrafının asıl davada ıslahla 45.300,88TL’sının davalı şirketten, birleşen davada ise 10.066,86TL’sının davalı ...’tan olmak üzere müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Taleple bağlılık ilkesi” başlığını taşıyan 26'ncı maddesinde de, hakimin, tarafların istem sonuçlarıyla bağlı olduğu, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği açıklanmış olmakla, hukuk yargılamasında, “istemle bağlılık” ilkesi egemendir.
Mahkemece, taleple bağlılık ilkesi gözetilerek, açılan davanın bu esaslara göre kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davalı ... yönünden talebi aşarak yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2020/8238, K. 2021/1384, 9 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama