KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2020/8877 E., 2021/27 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ocak 2021
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
523 kelime·3 dk okuma
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece uyulan bozma ilamından sonra yapılan yargılama neticesinde davanın davalı ... yönünden reddine, diğer davalılar yönünden taleple bağlı kalınarak kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün davacı ... Sigortalar Kurumu Başkanlığı ve davalılardan ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, 07.01.2006 tarihli trafik kazasında vefat eden 1479 sayılı yasaya tabi Bağ-Kur sigortalısının hak sahiplerine bağlanan 106.296,65 TL. peşin değerli gelirden 10.000,00 TL.’nın tahsili istemine ilişkin olup davanın yasal dayanağı 1479 sayılı yasanın 63. maddesidir.
Davanın yasal dayanağının 1479 sayılı yasnın 63. maddesi olmasına rağmen, mahkemece alınan hesap raporunda 5510 sayılı yasanın 21. maddesinin 4. fıkrasına göre yapılan hesaplama hükme esas alınmış, karar gerekçesinde de olaya uygulanacak olan yasa hükmü 506 sayılı yasanın 26. maddesi kabul edilerek hüküm kurulmuştur.
Mülga 1479 sayılı kanunun 63. maddesi, suç sayılır hareketiyle, ... sigortalısına kanunda sayılan yardımların yapılmasına neden olması halinde, kuruma, yaptığı yardımların 3. kişiden rücu hakkı vermektedir. Bu rücu hakkı kanundan doğan basit rücu hakkıdır.
Karar gerekçesindeki 506 sayılı yasanın 26. maddesi ise dava konusu olayda uygulama alanı olmadığından gerekçede yer verilmiş ve buna dayanılarak hüküm kurulması da isabetsiz olmuştur.
Uygulanacak yasa maddesi 1479 sayılı yasanın 63. maddesi olduğundan mahkemece hesap raporu alınmasına gerek olmayıp, ilk peşin değerli aylıklar toplamının %30 kusura karşılığına hükmedilmesi gerekirken, oluşa ve yasaya uygun olmayan hesap raporu ve 506 sayılı yasanın 26. maddesi yasal dayanak kabul edilerek karar verilmesi isabetsizdir.
Yukarıdaki açıklamalar karşısında davalının sorumluluğun belirlenmesindeki hesaplama; 106.296,65 TL. X %30 = 31.889,00 TL. olup, davalının sorumlu olacağı miktar 31.889,00 TL. Kabul edilip, taleple bağlı kalınarak da 10.000,00 TL.’nın tahsiline karar verilmelidir.
Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2020/8877, K. 2021/27, 11 Ocak 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama