İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2020/8930 K.2021/7997

Dava, kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34.…

Esas2020/8930Karar2021/7997Tarih9 Haziran 2021Okuma7 dk · 1.362 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2020/8930 E., 2021/7997 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
9 Haziran 2021
Mahkemesi
İstanbul Anadolu 18. İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.362 kelime·7 dk okuma·7 bölüm

Dava, kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

I-İSTEM

Davacının kanuni temsilcilik ve ortaklığını yaptığı ... Eğitim Hizm. A.Ş.'nin 24/08/2016 tarihinde 670 sayılı KHK ile tüzel kişiliğinin sonlandırıldığını, şirketin aktifinde bulunan gayrı menkullerin hazineye geçtiğini, şirketin sigorta prim borçlarının, 670 sayılı KHK.nin 5. Maddesinin 5. fıkrasında "..

Mal varlığının aynından doğan vergi borçları rehinli alacaklar, çalışanların sigorta primleri, kamu idarelerine ödenmesi gereken vergi, ... vs" öngörülen şekilde el konulan mallardan tahsilini talep ettiğini, KHK.nin hükmüne rağmen mahsup işleminin yapılmamasının hukuka aykırı olduğunu belirterek Kurum tarafından prim borçlarının el konulan mallardan tahsil edilmeyeceğine ilişkin bildirilen yazının iptal edilerek ilgili kararnamenin 5’ nci maddesine göre işlem yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II-CEVAP

Davaya cevap vermemiştir.

III-MAHKEME KARARI

A-İLK DERECE MAHKEME KARARI

İlk derece mahkemesi “... Dava dışı ... Eğitim İşl.AŞ.

İle ilgili olarak 667 sayılı kanun hükmünde kararname 2. madde gereğince kapatılan kurum ve kuruluşlara ait taşınmazlar hazineye bedelsiz olarak devredilmiş olup, şirkete ait 4 adet taşınmazın mülkiyeti maliye hazinesine devredilmiş olduğu kurum kayıtları ve yapılan yazışmalardan anlaşılmış 670 no'lu kanun hükmünde kararname 5 mad 5 fıkrası gereğince "mal varlığının aynından doğan vergi borçları, rehinli alacaklar, çalışanların sigorta primleri,

kamu idarelerine ödenmesi gereken vergi ...vs" öngörülen şekilde el konulan mallardan tahsil edileceği anlaşılmakla davacı hakkında Ümraniye SGK tarafından düzenlenen 2017/010031 ve 2017/010030 takip numaralı ödeme emirlerinin şirketin yönetim kurulu başkanı olan ...'a tebliğinin yerinde olmadığı, davacının takip konusu borcu ödememesinin haklı nedene dayandığı tüm dosya kapsamı ile dosyaya sunulan İstanbul 4.İdare Mahkemesinin 2017/1267 esas sayılı emsal dosyasından anlaşılmış...” gerekçesiyle davanın kabulü gerektiği belirtilerek,

“Davanın kabülü ile, davacı hakkında ümraniye SGK tarafından düzenlenen 12/01/2017 tarih 524.795 sayılı yazı gereğince yapılan işlemin iptaline” karar verilmiştir. Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde,kurumca yapılan işlemin mevzuata uygun olduğunu, davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

B-BAM KARARI

“...Dava açıldıktan sonra 2017/10030 ve 2017/10031 takip nolu ödeme emirlerinin davacıya 10/02/2017 tarihinde tebliğ edildiği,

Ödeme emirlerinin ... Eğitim Hizm. A.Ş.nin 2016/7. ayına ait prim ve işsizlik sigortası prim borcuna ilişkin olduğu,

İstanbul 4.İdare Mahkemesinin 2017/1267 -2397 esas ve karar sayılı kararında; davacıya çıkarılan idari para cezasına, davacının yaptığı itirazın reddine ilişkin Kurum işleminin iptaline karar verildiği, kararın 24/10/2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Dava dışı ödeme emrine konu şirketin 20/07/2016 tarih 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında alınan tedbirlere ilişkin olarak ticaret sicil kaydının resen terkin edildiği, dava konusu ödeme emrinin şirketin2016/7.ayına ilişkin prim, işsizlik sigortası primine ilişkin olduğu, 7. aya ilişkin borcun bir sonraki ayın son gününü muaccel hale geldiği, bu durumda davacının bu borçtan sorumlu olmadığı ve davacının takip konusu borcu ödememesinin haklı nedene dayandığı anlaşılmış olup...” gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ

Davalı Kurum vekili temyiz başvuru dilekçesinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 35. ve mükerrer 35. maddeleri ayrıca 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 88 inci maddesinin yirminci fıkrasında.

“Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dâhil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.” Hükümleri yer aldığından söz konusu ödeme emirlerine konu borçlar yüzünden davacının sorumluluğunun devam ettiğini, bu nedenlerle.

Müvekkili kurumun yapmış olduğu işlemlerin hukuka ve mevzuata uygun olduğu belirtilerek davanın reddi gerektiğini beyanla aksi yöndeki istinaf kararının temyizen incelenerek bozulmasını talep etmiştir.

V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME

Tüzel kişi işverenlerin ortak ve yetkililerinin kamu alacaklarından sorumluluğu, 6183 sayılı Kanunun 35, mükerrer 35, mülga 506 sayılı Kanunun 80. ve 5510 sayılı Kanunun 88. maddesinde düzenlenmiş olup, sigorta primlerinin tahakkuk ve ödenmesi gereken zamanda yürürlükte olan mevzuat uygulanır.

5510 sayılı Kanunun 88/20. maddesi ile, “Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dâhil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur” şeklinde düzenlenme getirilmiştir.

Yapılan bu düzenleme ile tüzel kişiliği haiz özel kuruluşta görev yapan yönetim kurulu üyelerinin primlerin ödenmesinden işveren ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları açıkça belirtilmiştir. Bu düzenlemeye göre,şirket yönetim kurulu üyelerinin, temsil ve ilzam yetkisi aranmaksızın (haklı sebepleri olmazsa) müştereken ve müteselsilen sorumlu olacaklarını ayrıca ve açıkça belirtmiştir.

Eldeki davada, yönetim kurulu başkanı olduğu dava dışı anonim şirketin 670 sayılı KHK kapsamında kapatılarak malvarlığının Hazineye devredilmesi nedeniyle şirketin kuruma olan prim ve diğer borçlarının hazineye devrolunan malvarlığından 670 sayılı KHK hükümleri gereği tahsil edilerek kendisine borcu yoktur yazısının verilmesine yönelik talebinin Kurum tarafından reddine ilişkin işlemin iptali talebi olup Mahkemece dava açıldıktan sonra 10/02/2017 tarihinde davacıya tebliğ edildiği belirtilen 2016/7.ayına ait prim ve işsizlik sigortası prim borcuna ilişkin 2017/10030 ve 2017/10031 takip nolu ödeme emirleri olduğu,dava dışı ödeme emrine konu

şirketin 20/07/2016 tarih 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında alınan tedbirlere ilişkin olarak ticaret sicil kaydının resen terkin edildiği,2016/7.ayına ilişkin prim, işsizlik sigortası primine ilişkin olduğu, 7. aya ilişkin borcun bir sonraki ayın son gününü muaccel hale geldiği, bu durumda davacının bu borçtan sorumlu olmadığı ve davacının takip konusu borcu ödememesinin haklı nedene dayandığından bahisle davanın kabülü ile davacı hakkında Kurum tarafından düzenlenen 12/01/2017 tarihli işlemin iptaline dair verilen karar yanılgılı değerlendirme sonucu verilmiştir.

Evveliyatla belirtilmelidir ki,dava konusu,dava tarihinden sonra tebliğ edildiği belirtilen ödeme emirlerinin iptali olmayıp 670 sayılı KHK kapsamında kapatılan dava dışı anonim şirketin yönetim kurulu başkanı sıfatını haiz davacının, kurum borçlarının 670 sayılı KHK’nın 5. maddesinin 5. fıkrası kapsamında şirketin Hazineye devredilen malvarlığından karşılanarak tarafının kurum borçlarından sorumlu tutulmaması gerektiğine yönelik talebinin kurum tarafından reddine ilişkin işlemin iptali istemidir.

Dolayısıyla ortada mahkemenin gerekçesinde belirtilen ödeme emirlerinin iptali hususunda çıkartılmış bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kaldı ki,ortada böyle bir uyuşmazlık olmamakla birlikte, böyle bir talebin varlığı halinde ise, dava dışı şirketin 24.08.2016 tarihinde sicilden terkin edildiği hususu göz önüne alındığında haklı sebep durumu, davacının tasarruf yetkilerinin kaldırıldığı,şirketin kapatıldığı tarihten sonraki dönemde doğan borçlar yönünden gerçekleşebilecektir.

5510 sayılı yasanın 88/20. maddesinde belirtilen haklı nedenlerin neler olduğu konusunda, 5510 sayılı Kanunda bir açıklık bulunmamaktadır. Hangi hallerin haklı sebep teşkil ettiği, her bir davadaki özel koşullar ile hukuki ve maddi olayların özelliklerine göre mahkemece belirlenecektir. Bu belirleme yapılırken; diğer yasalardaki düzenlemelerden yararlanılmalı ve bilhassa Sosyal Güvenlik ilkeleri göz önünde tutulmalıdır.

Öte yandan söz konusu yasa maddesindeki haklı nedenler, 6183 sayılı Yasanın 35. maddesindeki limited şirket ortaklarının kamu alacaklarından sorumluluğunun belirlenmesine dair düzenleme ile karıştırılmamalıdır. Söz konusu düzenlemede şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen ya da tahsil edilemeyeceği anlaşılması koşuluyla şirket ortaklarının sermaye hisseleri oranında sorumlu olacağı öngörülmüştür. Oysa 5510 sayılı Yasanın 88/20. maddesindeki düzenlemeye göre,tüzel kişilerin üst düzey yöneticilerinin sorumluluğu, işverenle müştereken ve müteselsil sorumluluk olup bu sebeple kurum borçlarının doğrudan doğruya üst düzey yöneticiden tahsili yoluna gidilebilmesi mümkündür.

Tüm bu yasal düzenleme ve değerlendirmeler sonucunda,Mahkemece,dava konusu edilmeyen ödeme emirlerine konu borçla ilgili olarak davacının sorumluluğu ve haklı sebebin varlığı da yanılgılı şekilde değerlendirilmiştir.

Mahkemece, dava konusu işlemle ilgili olarak yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler ve dosya içindeki delillere göre değerlendirme yapılmak suretiyle bir karar verilmelidir.

Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi kararının HMK'nın 373/1 maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09/06/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2020/8930, K. 2021/7997, 9 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I-istem
  4. Iı-cevap
  5. Iıı-mahkeme Kararı
  6. A-ilk Derece Mahkeme Kararı
  7. B-bam Kararı
  8. Iv-temyiz Kanun Yoluna Başvuru Ve Nedenleri
  9. V-ilgili Hukuk Kuralları Ve İnceleme
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/8930
Karar No
2021/7997
Tarih
9 Haziran 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2020/8930 K.2021/11695
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2020/8931 K.2021/12152
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2020/8932 K.2021/10950
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2020/8933 K.2021/8683
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2020/8933 K.2021/10949
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2020/8934 K.2021/8680

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.