KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2020/939 E., 2025/17116 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2019/926 E., 2019/1698 K.
- İlk derece mahkemesi
- İzmir 12. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/360 E., 2019/75 K.
Karar Metni
886 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının Kanada ve Bulgaristan vatandaşı olduğunu, ... Üniversitesi Mühendislik Fakültesi'nde öğretim üyesi olduğunu, 27.10.2008 tarihinde işe başladığını, Türkiye’de sigortalı olarak çalışmaya başlamadan önce İngiltere, KKTC ve Kanada’da çalıştığını, Türkiye ile İngiltere arasında imzalanan 1961 tarihli uluslararası sosyal güvenlik sözleşmesi olduğunu, İngiltere’deki hizmetlerinin tespiti ile Türkiye’deki çalışmalarının birleştirilmesi için Kuruma yaptığı başvurunun reddedildiğini, İngiltere’de geçen çalışmalarının tespiti ile uluslararası sözleşmelere uygun olarak birleştirilmesini ve emeklilik hakkı tanınmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, Türkiye ile İngiltere arasında imzalanan 1961 tarihli Sosyal Güvenlik Sözleşmesine göre yalnızca akit ülke vatandaşlarının bu ülkelerde geçen hizmetlerinin birleştirilebileceğini, Türkiye’deki yaşlılık aylığı bağlanmasında İngiltere’deki uzun vadeli sigorta kolundaki hizmet sürelerinin dikkate alınmadığını, Kurumun davacının talebinin reddi yönündeki işleminin yerinde olduğunu beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Bulgaristan ve Kanada vatandaşı olan davacı ... ’un;
İngiltere’de geçen hizmet sürelerinin tespiti ve birleştirilmesine ilişkin, “Türkiye ile İngiltere arasında akdedilen 1961 tarihli Sosyal Güvenlik Sözleşmesi hükümleri arasında üçüncü ülke vatandaşlarının bu ülkelerde geçen hizmet sürelerinin birleştirileceğine ilişkin hüküm bulunmadığından,” davalının İngiltere’de geçen hizmetlerinin birleştirilmesinin ve yaşlılık tahsis işlemlerinde dikkate alınmasının mümkün olmadığı,
Türkiye ile Avrupa Konseyi Üyesi Devletler arasında akdedilen, Avrupa Sosyal Güvenlik Sözleşmesi hükümlerine istinaden, davacının İngiltere’de geçen 06.04.1994- 05.04.1995 dönemi sigortalı hizmetlerinin birleştirilmesinin ve yaşlılık aylığı tahsis işlemlerinde dikkate alınmasının da Bulgaristan’ın Avrupa Sosyal Güvenlik Sözleşmesini akdeden ülkeler arasında yer almadığından mümkün bulunmadığı anlaşılmakla..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında.
HMK 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan incelemede; dava dosyasındaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere, vakıa ve hukuki değerlendirme ile yukarıda belirtilen gerekçe kapsamında ve özellikle Bulgaristan ve Kanada vatandaşı olan davacının İngiltere’de geçen hizmet sürelerinin tespiti ve birleştirilmesine ilişkin,
“Türkiye ile İngiltere arasında akdedilen 1961 tarihli Sosyal Güvenlik Sözleşmesi hükümleri arasında üçüncü ülke vatandaşlarının bu ülkelerde geçen hizmet sürelerinin birleştirileceğine ilişkin hüküm bulunmadığından,” davalının İngiltere’de geçen hizmetlerinin birleştirilmesinin ve yaşlılık tahsis işlemlerinde dikkate alınmasının mümkün olmadığı,
Türkiye ile Avrupa Konseyi Üyesi Devletler arasında akdedilen, Avrupa Sosyal Güvenlik Sözleşmesi hükümlerine istinaden, davacının İngiltere’de geçen 06.04.1994 05.04.1995 dönemi sigortalı hizmetlerinin birleştirilmesinin ve yaşlılık aylığı tahsis işlemlerinde dikkate alınmasının da Bulgaristan’ın Avrupa Sosyal Güvenlik Sözleşmesini akdeden ülkeler arasında yer almadığından mümkün bulunmadığı,
"Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı Hükümeti arasında Sosyal Güvenlik Sözleşmesi " 29.12.1999 tarihli olup, 07.06.2003 tarihli 25131 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış, 16.09.2003 tarihinde de yürürlüğe girmiş olup, " Ankara'da 09.09.1959'da bu hükümetler adına imzalanmış, bulunan sözleşme ile sosyal güvenlik alanında karşılıklılığı tesis eden,
bu karşılıklılık kapsamını genişletmeyi ve değiştirmeyi ve mevzuatlarındaki değişiklikleri dikkate almayı arzu ederek karşılıklılığın kapsamını Jersey ve Guemsey Adalarını da dahil edecek şekilde daha da genişletmeyi arzu ederek aşağıdaki hususlarda anlaşmaya varmışlardır." düzenlemesiyle getirilen sözleşme hükümleri incelendiğinde, üçüncü ülke vatandaşlarının bu ülkelerde geçen hizmet sürelerinin birleştirileceğine ilişkin hüküm bulunmadığından, davacının İngiltere’de geçen 06.04.1994 05.04.1995 dönemi sigortalı hizmetlerinin birleştirilmesini ve yaşlılık aylığı tahsis işlemlerinde dikkate alınmasına imkan veren düzenlemeleri içermediği,
buna göre delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davanın reddine dair verilen kararın yerinde olduğu belirgin olup, ayrıca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz dilekçesinde, Türkiye Cumhuriyeti ile İngiltere arasında akdedilen 1961 tarihli Sosyal Güvenlik Sözleşmesi’nin yalnızca bazı bölümleri akit ülke vatandaşlarına uygulandığını, bu kapsamda olan hükümler, hastalık doğum ve benzeri durumlara ilişkin olduğunu, ihtiyarlık aylığı ile ilgili hükümler ise açıkça anlaşılacağı üzere işbu hususta diğer hükümlerden farklılık göstermekte olup ilgili hükümlerde vatandaşlığa ilişkin bir ibare bulunmadığını,
davacının talebi doğrultusunda İngiltere’de geçen hizmet sürelerinin belirlenerek kendisine uluslararası antlaşmalara uygun olarak emeklilik hakkının tanınması gerektiğini, 03.08.1971 tarihli Ankara Antlaşması'nın 9. maddesinin bu hususları destekler nitelikte olduğunu, ilgili maddenin, vatandaşlık dolayısıyla uygulanan her türlü ayrımın yasaklandığını kabul ettiğini beyanla temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının İngiltere’de geçen hizmetlerinin Türkiye ile İngiltere arasında imzalanan Sosyal Güvenlik Sözleşmesi hükümlerine göre Türkiye’de geçen hizmetleri ile birleştirmek suretiyle yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2020/939, K. 2025/17116, 11 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama