İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2020/9609 K.2021/12026

Bölge Adliye Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi i

Esas2020/9609Karar2021/12026Tarih12 Ekim 2021Okuma11 dk · 2.232 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2020/9609 E., 2021/12026 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Ekim 2021
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.232 kelime·11 dk okuma·7 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi i

Dava, iş kazasından sigortalının vefatı nedeniyle hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı ... ve ... Sigorta A.Ş. vekillerinin istinafa başvurması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi ....Hukuk Dairesince istinaf istemlerinin kabulü ile yeniden esas hakkında kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.

... Bölge Adliye Mahkemesi ....Hukuk Dairesince verilen asıl kararın davalı .... ve ... Sigorta A.Ş. vekilleri davalı ... hakkında verilen temyizin reddine dair ek kararın ise davalı ... AŞ tarafından süresi içersinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

I- İSTEM

Davacı vekili 01.04.2014 tarihli dava dilekçesinde özetle; 01.07.2013 tarihli iş kazasında müvekkillerinin murisi sigortalının vefat etmiş olması nedeniyle eş ve çocuklar için 1.000 TL’şer maddi, eş lehine 50.000 TL, çocukların her biri lehine 40.000 TL’şer manevi tazminatın kaza tarihinden faiziyle tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili 19.10.2017 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat istemini sigortalının eşi için 163.905 TL’ye artırmıştır.

II- CEVAP

Davalı ... vekili olayın bir taraftan iş kazası diğer taraftan trafik kazası olduğunu, her iki yönden de ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini, davacılar

murisi ...'ın ölüm olayının meydana geldiği sırada davalı şirkete ait ... plakalı kamyonun sürücüsü olduğunu, bu yönü ile olayın iş kazası olduğunu, davacıların taleplerini kabul etmediklerini, kazanın meydana gelmesinde vefat eden ...'ın tam ve asli kusurlu olduğunu, araçta herhangi bir teknik veya mekanik eksiklik bulunmadığını, aracın son muayene tarihinin 27/06/2014 olduğunu, araç muayenelerinin bir yıllık periyotlarda mevzuata uygun olarak yapıldığını, kazadan 3 gün önce teknik muayenesinin 27/06/2013 tarihinde yaptırıldığını, aracın uzun yol kamyonu olduğunu, iki şoförle sefere çıkıldığını,

sefer sırasında şoförlerden biri aracı kullanırken diğerinin dinlendiğini, davacılar murisinin aracı almasından kısa bir süre sonra kazanın meydana geldiğini diğer şoförün ifade ettiğini, bu beyandan muris ...'ın yeterince uyuyup dinlendikten sonra aracı kullanmaya başladığının anlaşıldığını, murisin asli ve tam kusurlu olması nedeniyle müvekkilinin tazminat taleplerinden sorumlu olmadığını, trafik kazası yönünden ise sigortacı durumunda bulunan ... Sigorta A.Ş. ve ...

Sigorta A.Ş.'nin sorumluluklarının bulunduğunu, herhangi bir kusuru bulunmayan araç malikine sorumluluk yüklenemeyeceğini, manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ... vekili müvekkili şirketin poliçe limiti ile sorumlu olduğunu, poliçede manevi tazminat talebinin 100.000,00 TL ile sınırlı olarak teminata dahil edildiğini, davacıların taleplerinin teminat kapsamı dışında olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. Davalı .... vekili ... plakalı aracın sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu poliçe nedeniyle sigortalının kusuru oranında olmak üzere bedeni zararların limit dahilinde teminat altında olduğunu, manevi tazminatın poliçe kapsamında olmadığını, kusur oranının belirlenmesi ve SGK tarafından yapılan gelirlerin sorulması gerektiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.

III- MAHKEME KARARI

A-İLK DERECE MAHKEME KARARI

İlk derece mahkemesince; “1-)Davanın kısmen kabulü ile 163.905,00 maddi tazminatın kaza tarihi 01/07/2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan alınarak davacı ...'a verilmesine, davalı ....'nin poliçe limiti ile sorumluluğuna,

2-) 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 01/07/2013 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılar ... Ltd.Şti. ve ...Sigorta A.Ş.'den alınarak davacı ...'a verilmesine,

3-) 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 01/07/2013 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılar ... Ltd.Şti.ve ... Sigorta A.Ş.'den alınarak davacı ...'a verilmesine,

4-) 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 01/07/2013 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılar ... Ltd. Şti. ve ... Sigorta A.Ş.'den alınarak davacı ...'a verilmesine,

5-) Davacılar ... ve ... bakımından maddi tazminat talebinin reddine,” karar verilmiştir.

B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İlk derece mahkemesi kararının Davalılardan ... Taşımacılık Ltd. Şti. ve Axa Sigorta A.Ş. vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince:

“Maddi tazminat miktarının hesaplanmasında; işçinin ve destek görenin olay tarihindeki bakiye ömrü esas alınarak aktif ve pasif dönemde elde edeceği kazançlar toplamından oluştuğu,işçinin günlük net geliri tespit edilerek bilinen dönemdeki kazancı mevcut veriler nazara alınarak iskontolama ve artırma işlemi yapılmadan hesaplanacağı, bilinmeyen dönemdeki kazancının ise;

yıllık olarak %10 arttırılıp %10 iskontoya tabi tutulacağı, 60 yaşına kadar (aktif) dönemde, 60 yaşından sonrada bakiye ömrüne kadar (pasif) dönemde elde edeceği kazançların ortalama yöntemine başvurulmadan her yıl için ayrı ayrı hesaplanacağı Yargıtay'ın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir.

Ancak dosyadaki 13/10/2015 tarihli hesap bilirkişi raporu ve hükme esasa alınan 08/02/2017 tarihli ek raporda, PMF 1931 bakiye ömür tablosu yerine, iş bu davalar için uygulanma imkanı olmayan TRH 2010 bakiye ömür tablosunun uygulandığı,%5 artış ve %5 iskonto oranlarının uygulandığı anlaşılmıştır.

Bu nedenle dosya içerisindeki hesap bilirkişisi raporunun yeterli olmadığı kanaatine varılmakla, dosya üzerinden yeniden hesap bilirkişisine raporu alınmasına karar verilmiş, bilirkişi... 17/03/2020 tarihli raporunu ibraz etmiş, bilirkişi raporu taraflar adına tebliğe çıkartılmış, bilirkişi raporuna karşı davalı ... Taşımacılık Ltd.

Şti. vekili 06/07/2020 tarihli, davalı ... vekili 30/06/2020 tarihli yazılı beyanını ibraz etmişler, davacı vekili adına çıkartılan tebligatın 21/06/2020 tarihinde, davalı ... adına çıkartılan tebligatın 25/06/2020 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu Uyaptan yapılan sorgulamadan anlaşılmış, dosya rapor ve beyan dilekçeleriyle birlikte tümüyle incelenmiştir.” Gerekçesiyle “Maddi tazminatın hesaplanmasında, zarar ve tazminata doğrudan etkili olan işçinin net geliri, PMF yaşam tablosuna göre bakiye ömrü, işgörebilirlik çağı, işgörmezlik ve karşılık kusur oranları,

sosyal sigortalar tarafından bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değeri gibi tüm verilerin belirlenmesi gerekmekte olup, bilirkişi ...'ın 17/03/2020 tarihli raporundaki hesaplamada bir isabetsizlik görülmeyip hükme esas alınmaya yeterli nitelikte olduğu kanaatine varılmış, hesaplamada kusur oranının ve SGK gelir tenzilinin yapıldığı anlaşılmış, bu suretle davacının bakiye karşılanmamış maddi zararının 100.075,89 TL olduğu kabul edilmiş, bu itibarla kararı istinaf eden davalılar yönünden maddi tazminat miktarının düzeltilmesi, kararı istinaf etmeyen davalı yönünden aynı tazminat hükmünün kurulması gerekmiştir.” Tespitine yer verilerek

“1-)Davalılar ... Taşımacılık Ltd. Şti. ve ... Sigorta A.Ş. vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne,

2-)Dosya kapsamı, delil durumu itibariyle; ... 11.İş Mahkemesi'nin 2014/193 Esas- 2017/483 Karar sayılı kararının yukarıdaki açıklandığı şekilde düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına;

3-)Davanın kısmen kabulü ile 163.905,00 maddi tazminatın, davalılar ... Taşımacılık Ltd. Şti. ve Axa Sigorta A.Ş.'nin 100.775,89 TL'sinden davalı ...nin tamamından sorumlu olmaları kaydıyla ve ayrıca davalı ...Ş'nin poliçe limiti ile sorumlu olması kaydıyla, kaza tarihi 01/07/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine,

4-)20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 01/07/2013 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılar ... Ltd. Şti. ve ...Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine,

5-)15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 01/07/2013 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılar ... Ltd.Şti.ve ... Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine,

6-)15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 01/07/2013 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılar ... Ltd.Şti. ve ...Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine,

7-)Davacılar ... ve ... bakımından maddi tazminat talebinin reddine,” karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin 04.09.2020 tarih ve 2018/954 E - 2020/804 K sayılı ek kararıyla “Bölge Adliye Mahkemesi Kararının 11/08/2020 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, UYAP üzerinden yapılan sorgulama neticesinde davalı ...vekili Av. ... tarafından verilen dilekçe ile 31/08/2020 tarihinde temyiz talebinde bulunulduğu, davalı ...vekilinin Dairemiz kararına karşı temyiz kanun yoluna yasal başvuru süresi olan tebliğden itibaren iki haftalık yasal süre geçtikten sonra 31/08/2020 tarihinde kararı temyiz ettiği” belirtilerek ...vekilinin temyiz talebinin 6100 Sayılı HMK.nun 366.maddesi yollamasıyla 346/1.maddesi uyarınca süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ

Davalı ... AŞ vekili 04.09.2020 tarihli ek kararı temyizinde özetle: davacılar ile aralarında işçi işveren ilişkisi olmadığından 103/1–ç maddesi kapsamında Hizmet akdi veya iş sözleşmesi sebebiyle işçilerin açtıkları davalardan olmadığından temyizin süresinde olduğunu ek kararın temyizen kaldırılmasına, asıl kararı temyizinde ise özetle: maddi tazminattan sorumlu olmadıklarını, müvekkilinin tespit edilen gerçek zarardan daha fazlasından sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, Manevi tazminatı icra dosyasına ödediklerini, Kaza tarihinden faize hükmedilmesi hatalıdır.

Davalı ... AŞ vekili asıl kararı temyiz dilekçesinde özetle: hesaba esas ücretin hatalı olduğunu, ilk derece mahkemesi kararında esas alınan 1,07 kat davacı istinafı olmadığı halde aşılarak 1,23 kattan hesap yapılmasının hatalı olduğunu, dava harici sigortalı babasına pay ayrılması gerektiğini, ... Sigorta AŞ aleyhine maddi vekâlet ücreti yükletilemeyeceğini, rücu davasında kusur olmadığı tespit edilip hakkındaki davanın reddine karar verildiğini, aynı olayla ilgili birbiriyle çelişkili iki kararın mevcut olduğunu kusur oranlarının çelişki yarattığını beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir

Davalı ... AŞ vekili temyiz dilekçesinde özetle: hesaba esas ücretin hatalı olduğunu, ilk derece mahkemesi kararında esas alınan 1,07 kat ücretin davacı istinafı olmadığı halde aşılarak 1,23 kattan hesap yapılmasının hatalı olduğunu, dava harici sigortalı babasına pay ayrılması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, kaza tarihinden faize hükmedilmesinin ve gerçek zarar hükmedilmesi gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME

A) Davalı ... AŞ vekilinin Bölge Adliye Mahkemesinin 04.09.2020 tarihli ek kararına yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;

Davacının, dava açmada hukuki yararının bulunması dava şartlarından olduğu gibi temyiz Kanun yoluna başvuracak olan tarafın da temyiz yoluna başvuruda hukuki yararının bulunması gerekir. HMK 361/2. fıkrasında "Davada haklı çıkmış olan taraf da hukuki yararı bulunmak şartıyla temyiz yoluna başvurabilir" düzenlemesi vardır.

Temyiz yoluna başvuran tarafın hukuki yararının bulunup bulunmadığı, öncelikle onun davadaki talebi ile mahkemenin hükmü karşılaştırılarak belirlenir. (HMK 364/2-f bendine göre temyiz dilekçesinde "Temyiz sebepleri ve gerekçesi" bulunmak zorundadır) Aksi halde temyiz talebinin kötü niyetle yapıldığı kabul edilir. Kötü niyetle temyiz, davanın gereksiz yere uzamasına ve yargı organlarının yersiz meşgul edilmesine yol açar.

Somut olayda, davalı ... AŞ’nin ilk derece mahkemesince verilen 23.11.2017 tarihli kararı istinaf etmediği, kararın Davalılardan ... Lojistik AŞ ve ...Sigorta A.Ş. vekillerinin istinaf yoluna başvurusu nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesince HMK 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılarak esas hakkında istinaf eden bu davalılar lehine hüküm kurulduğu, temyiz başvurusunda bulunan aleyhine bir hükme yer verilmediği gözetildiğinde davalı ... AŞ vekilinin temyiz başvurusunda bulunmadığından öncelikle bu sebep gözetilerek hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerekmekte ise de; temyiz süresini kaçırdığı dikkate alınarak temyiz isteminin reddine karar verilmesi hatalı olmuş ise de sonucu itibariyle usul ve yasaya uygun ek kararın anılan gerekçeyle ONANMASINA, karar verilmiştir.

B) Davalılardan ... Lojistik AŞ ve Axa Sigorta AŞ vekillerinin Bölge Adliye Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplerle temyiz edenin sıfatıyla temyiz kapsam ve nedenlerine göre, davalılar ... Lojistik A.Ş. ve ...Sigorta A.Ş. vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

2-Dava, iş kazası sebebiyle vefat eden sigortalının desteğinden yoksun kalan davacıların maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Temyiz eden tarafların kusuru istinafa getirmeyip temyize getirmiş olmalarında hukuki yarar bulunmaması, öte yandan Dairemizin 18.05.2021 tarih 2020/11295 E- 2021/6494 K sayılı ilamında da belirtildiği üzere “Dairemizin kurum tarafından açılan rücu davalarında da istikrarlı bir şekilde uyguladığı üzere, ülkemize özgü ve güncel verileri içeren, “TRH 2010” tablosunun iş kazası ve meslek hastalığından kaynaklı maddi tazminat davalarında da bakiye ömrün belirlenmesinde nazara alınması gerektiği açıktır.” Bu yönle TRH 2010 tablosunun mevcut olayda uygulanması gerekirken PMF 1931 tablosunun Bölge Adliye Mahkemesince uygulanması hatalı olmuş ise de; davacı lehine olan bu durumun temyiz edilmemiş olması nedeniyle açıklanan sebepler bozma sebebi yapılmamıştır.

Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı Kararı).

Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. Baki Kuru, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. A. Recai Seçkin’e Armağan, ... Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 ..., 1974, sayfa 395 vd.)

Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).

Somut olayda ilk derece mahkemesince verilen kararının ... Lojistik AŞ ve ... Sigorta AŞ vekilleri tarafından istinaf edilmekle beraber, davacılar hakkında verilen 13.03.2018 tarihli ilk derece mahkemesi hararıyla istinaf edilmemiş sayılmasına karar verildiği ve bu ek kararın da süresinde istinaf edilmediği gözetildiğinde, bu davalılar lehine oluşan usuli kazanılmış hak çerçevesinde ilk derece mahkemesi kararının hesap yönünden dayanağını oluşturan 08.02.2017 tarihli hesap raporunda asgari ücret katsayısı olarak tespit edilen 1,07 düzeyindeki tutar esas alınıp bu miktarın 17.03.2020 tarihli hesaba uygulanması gerekirken asgari ücretin 1,23 katındaki ücretin esas alınarak hesap yapılması hatalı olmuştur.

Bu açıklamalar doğrultusunda Bölge Adliye Mahkemesince yapılacak iş, hükme esas alınan 17.03.2020 tarihli son hesap raporunda ücret olarak asgari ücretin 1,07 düzeyindeki ücreti dikkate alarak hesap raporuna işlemiş yapılacak hesabı iş bu temyiz eden davalılar yönünden hükme esas alarak karar vermek öte yandan bu husus dışında hükümde davacıların davalı ... Sigorta yönünden oluşan usuli kazanılmış hakkını da dikkate alarak maddi tazminat hakkında bir karar vermekten ibarettir.

3- Aynı zamanda Davalılardan “... Taşımacılık İnş. Tem. Hiz. Pet. Oto. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin” yargılamanın devamında 05.09.2018 tarihinde ticaret siciline tescil edilen kayda göre TTK 180 ve 193. Maddesi gereğince tür ve unvan değiştirmek suretiyle “... Lojistik AŞ” olarak değiştirmiş olmasına göre karar başlığında ve hükümlerde bu unvanın kullanılması gerekirken yazılı şekilde eski unvan belirtilerek hüküm tesisi de hatalı olmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın, karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O hâlde, davalılardan ... Lojistik A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş. vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun kabulüne ilişkin kararı bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi kararının HMK'nın 373/2 maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde ... Taşımacılık İnş. San. Ltd. Şti ve ... Sigorta A.Ş'ye iadesine, fazla yatırılan temyiz harcının istek halinde ... Sigorta A.Ş.'ye iadesine, dosyanın kararı veren ... Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesine gönderilmesine, 12.10.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2020/9609, K. 2021/12026, 12 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I- İstem
  4. Iı- Cevap
  5. Iıı- Mahkeme Kararı
  6. A-ilk Derece Mahkeme Kararı
  7. B-bölge Adliye Mahkemesi Kararı
  8. Iv-temyiz Kanun Yoluna Başvuru Ve Nedenleri
  9. V-ilgili Hukuk Kuralları Ve İnceleme
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/9609
Karar No
2021/12026
Tarih
12 Ekim 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2020/9610 K.2021/10738
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2020/9614 K.2021/9528
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2020/9627 K.2021/12511
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2020/9628 K.2021/12171
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2020/9643 K.2021/11654
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2020/9648 K.2021/11563

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.