KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2020/9692 E., 2021/12486 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2021
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- No
- 2017/204-2020/132
Karar Metni
710 kelime·4 dk okuma
Dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, (kapatılan) 21. Hukuk Dairesi'nin bozma kararına uyularak ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün davalılardan ..., ... Ltd. Şti., Toprak AŞ ve ... vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
A) Davalı...Tekstil Nakliye İnş Turiz Oto Tic San Ltd Şti ile davalı ...’ın temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede:
1- Dairemizin 08.04.2021 - 2021/309E -2021/4953K sayılı ilamında açıkça belirtildiği üzere: 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun; Adli tatil süresi başlıklı 102. maddesi, "Adli tatil, her yıl yirmi temmuzda başlar, otuz bir ağustosta sona erer. Yeni adli yıl bir eylülde başlar."
Adli tatilde görülecek dava ve işler başlıklı 103. maddesi. "(1) Adli tatilde, ancak aşağıdaki dava ve işler görülür (...)
ç) Hizmet akdi veya iş sözleşmesi sebebiyle işçilerin açtıkları davalar (…)
(4)Bu madde hükümleri, bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtay incelemelerinde de uygulanır."
104. maddesi, "(l) Adli tatile tabi olan dava ve işlerde, bu Kanunun tayin ettiği sürelerin bitmesi tatil zamanına rastlarsa, bu süreler ayrıca bir karara gerek olmaksızın adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılır." düzenlemelerini içermektedir.
Eldeki davada Mahkemece verilen karar, davalı...Tekstil Nakliye Turizm Ltd Şti ve ...’ın ortak vekiline 02.08.2020 tarihinde tebliğ edilmiş, buna göre iki haftalık temyiz kanun yoluna başvuru süresi bu davalılar yönünden dolduktan sonra iş bu davalılar vekilinin 03.09.2020 tarihinde temyiz dilekçesini sunduğu dikkate alınarak temyiz istemlerinin süreden reddine karar verilmiştir.
B) Davalı ... Sanayi ve Ticaret AŞ vekili ile ... temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede:
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere, temyiz edenin sıfatıyla, temyiz kapsam ve nedenlerine göre Davalı ... Sanayi ve Ticaret AŞ vekili ile ...’ın aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-6100 sayılı HMK’nun 297.Maddesinde düzenlenen Hükmün Kapsamı içerisinde “1/b” bendinde “Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerinin” hükümde yer alması gerektiği belirtilmiştir.
Bu açıklamalar doğrultusunda somut olayda, Davalı ...’ın soy isminin karar başlığında “Kayım” olarak hatalı yazıldığı, Öte yandan şirketler yönünden de ticaret sicil kayıtlarında yazılı olandan farklı olacak şekilde: Davalı ... Sanayi ve Ticaret AŞ unvanın karar başlığında ve gerekçede “... Döküm AŞ” olarak eksik yazıldığı, Davalı...Tekstil Nakliye İnş Turizm Oto Tic San Ltd Şti unvanın karar başlığında ve gerekçede “...
Tekstil Nakliye Turizm Limited Şirketi” olarak eksik yazıldığı, Davalı (Müflis) ...Yemek Üretim Servis Turizm San ve Tic AŞ temsile yetkili Bozüyük 1. İcra İflas Müdürlüğü” unvanın karar başlığında ve gerekçede “...Yemek AŞ” olarak yazıldığı ve ilişkili kişi olarak “Bozüyük 1. İcra İflas Müdürlüğü” ifadesinin ayrıca yazıldığı, Davalı ...
Hizmetleri İnşaat Ve Ticaret Limited Şirketi yönünden de anılan unvanı yerine karar ve gerekçede “...” ifadesinin hatalı olarak yazılı olduğu anlaşılmakla hatalı şekilde karar tesis edildiği anlaşılmıştır.
O halde mahkemece bu şekilde yazım yanlışlıkları yapılarak hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki, bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2020/9692, K. 2021/12486, 19 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama