İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2021/10712 K.2022/1785

Dava, yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir.

Esas2021/10712Karar2022/1785Tarih14 Şubat 2022Okuma4 dk · 770 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2021/10712 E., 2022/1785 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Şubat 2022
Mahkemesi
İş Mahkemesi
No
2021/192-2021/407
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

770 kelime·4 dk okuma

Dava, yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir.

Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonrasında, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.

Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden; 16.11.1968 doğumlu davacının 01.11.1982-30.05.1995 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa Kapsamında, 18.09.1995 tarihinden 30.11.2018 tarihine kadar 1479 sayılı Yasa kapsamında hizmetinin olduğu, 29.03.2017 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu, davalı Kurum tarafından ,tahsis talep tarihinde 11507 prim gün sayısı olduğu, ancak 506 sayılı yasa kapsamındaki sigortalılık süresinin 1090 gününün 18 yaşından önceki döneme ait olduğu gerekçesiyle emeklilik yaş hesabına katılamadığı bu nedenle 50 yaşa tabi olduğu bildirilerek davacının tahsis talebinin reddedildiği anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlık, 18 yaşını doldurmadan önceki 506 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılık süresinin, 1479 sayılı Yasanın 35 ve devamı maddeleri ile Geçici 10. maddesine göre yaşlılık aylığı koşullarının belirlenmesinde nazara alınıp alınmayacağı noktasındadır.

1479 sayılı Kanunun “kanunun amacı, sigortalı sayılanlar ve sayılmayanlar” başlıklı 24. maddesinde, 18 yaşını doldurmamış olanların, anılan Kanunun uygulanmasında sigortalı sayılmayacakları hüküm altına alınmıştır.

506 sayılı Kanunun 60’ıncı maddesinin (G) fıkrasında; bu maddenin uygulanmasında; 18 yaşından önce malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresinin, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edileceği, ancak bu tarihten önceki süreler için ödenen malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinin, prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edileceği yönünde hüküm öngörülmüş olup, diğer taraftan anılan Kanunun geçici 54’üncü maddesinde; 01.04.1981 tarihinden önce malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tescil edilmiş olanlar hakkında 60’ıncı maddenin (G) fıkrası hükmünün uygulanmayacağı belirtilmiştir.

Uzun vadeli sigorta kolları bakımından sigortalılık süresini düzenleyen 5510 sayılı Kanunun 38 inci maddesi hükmü; malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında dikkate alınacak sigortalılık süresinin başlangıcını; sigortalının, 5417, 6900, 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun geçici 20’nci maddesi kapsamındaki sandıklara veya bu Kanuna tâbi olarak malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olarak ilk defa kapsama girdiği tarih olarak kabul edileceğini.

Kanunun uygulanmasında 18 yaşından önce malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tâbi olanların sigortalılık süresinin, 18 yaşının ikmal edildiği tarihte başlamış olacağını, bu tarihten önceki süreler için ödenen malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinin, prim ödeme gün sayısı hesabına dâhil edileceğini öngörmüştür.

5510 sayılı Kanunun “506 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri” başlıklı Geçici 6. maddesinin 1. fıkrasında, 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Kanuna göre 1/4/1981 tarihinden önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tescil edilmiş olanlar hakkında, bu Kanunun 38 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki sigortalılık süresinin 18 yaşın doldurulduğu tarihten başlayacağına ilişkin hükmün uygulanmayacağı belirtilmiştir.

2829 sayılı Kanunun “Sigortalılık süresinin başlangıcı” başlıklı 6. maddesinde ''Kurumlardan herhangi birine ilk defa sigortalı olunan tarih, sigortalılık süresinin başlama tarihidir. Şu kadar ki; emeklilik veya yaşlılık aylığına hak kazanılıp kazanılmadığının tespitinde, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununa 1425 sayılı Kanunla eklenen ek 7 nci madde kapsamına girenler hariç, 18 yaşından önce kurumlardan herhangi birine sigortalı olanların sigortalılık sürelerinin başlama tarihi, 18 yaşını doldurdukları tarih kabul edilir.'' düzenlemesine yer verilmiştir.

Yukarıdaki düzenlemeler ve açıklamalar ışığında dava irdelendiğinde, Bağ-Kur sigortalılıklarında, uzun veya kısa vadeli sigorta kolları yönünden sigortalılık süresi (primi ödenmiş gün sayısı) şartının bulunduğu ve buna göre sigorta başlangıcının bir önemi de olmadığından, 5510 sayılı Kanunun Geçici 6. maddesinin somut olayda uygulama yeri bulunmadığı, 1479 sayılı Kanuna 24. maddesindeki 18 yaşını doldurmamış olanların anılan Kanunun uygulanmasında sigortalı sayılmayacaklarına ilişkin düzenlemenin de, sadece 1479 sayılı Kanuna tabi sigortalılık durumunda geçerli olduğu,

eldeki davada ise, davacının 506 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığından 18 yaşını doldurmadan önceki SSK sigortalılık süresinin de 2829 sayılı Kanun uyarınca birleştirilmesiyle 1479 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitini istediği, bu halde, davacının 18 yaşını doldurmadan önceki SSK sigortalılık süresinin, 1479 sayılı Yasanın 35 ve devamı maddeleri ile Geçici 10. maddesine göre, prim gün sayısı hesabında ve yaşlılık aylığı koşullarının belirlenmesinde nazara alınması gerektiği gözetilerek, tahsis şartlarının varlığı irdelenmelidir.

Buna göre, 1479 sayılı Kanunun Geçici 10.maddesi uyarınca, davacının hangi tarihte yaşlılık aylığına hak kazanacağı hesaplanırken, 23.05.2002 tarihini takip eden aybaşına kadar ödenen prim gün sayısı dikkate alınacağından, bu tarihe kadar primi ödenen ve sigortalılık süresi olarak değerlendirilen tüm süreler tespit edilerek toplam primi ödenen gün sayısı hesaplanıp ,davacının 25 tam yıl prim ödenme şartının tamamlanması için gerekli süre bulunarak, sigortalının hangi yaşta yaşlılık aylığına hak kazanacağı bu şekilde belirlenip tahsis koşullarının değerlendirilmesi gerektiği halde, önceki bozma ilamına yanlış anlam verilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 14.02.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2021/10712, K. 2022/1785, 14 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/10712
Karar No
2022/1785
Tarih
14 Şubat 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2021/10713 K.2022/1203
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2021/10713 K.2022/1731
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2021/10714 K.2022/1204
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2021/10715 K.2022/1205
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2021/10715 K.2022/1732
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2021/10716 K.2022/1206

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.