KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2021/12925 E., 2022/864 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ocak 2022
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Karar Metni
432 kelime·2 dk okuma
Davacı, davalı işverene ait işyerinde 15/11/1990-12/11/2010 tarihleri arası dönemde hizmet akdine dayalı sigortalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, bozma üzerine ilâmında belirtildiği şekilde, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İncelemeye konu dosyada, davacı vekili, davacının davalı ...' a ait kahvehanede 15/11/1990 tarihinde garson ve ocakçı olarak işe başladığını, davacının iş akdine 12/11/2010 tarihinde son verildiğini, davacının davalıya ait iş yerinde fiilen çalışmış olduğu sürelerin davalı tarafından bağlı bulunduğu kuruma eksik olduğunun bildirildiği, davacının çalışma süresinin tespit edilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, “Açılan davanın kabulü ile; [TCKN] T.C. kimlik numaralı, 3501016214918 sigorta sicil numaralı davacı ...'ın Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığında 2200610.35 iş yeri sicil numaralı davalıya ait iş yerinde hizmet akdine istinaden asgari ücretle 01/09/1993 ile 13/11/1994 tarihleri arasında toplam 433 gün çalıştığının, bu çalışmasının 171 gününün Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına bildirildiğinin, 262 gününün bildirilmediğinin tespitine, ayrıca 04/12/1994 ile 12/11/2010 tarihleri arasında toplam 5739 gün çalıştığının, bu çalışmasının 4787 gününün Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına bildirildiğinin,
952 gününün bildirilmediğinin tespitine,” karar verilmiştir.
Mahkemece, davacının talebi ve kurulan hükme göre kısmen kabul edildiği halde, tam kabul şeklinde hüküm kurulması, temyiz eden davalı kurum lehine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi ve yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden sadece davalı ... aleyhine hüküm kurularak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki, bu konunun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2021/12925, K. 2022/864, 20 Ocak 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama