KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2021/13240 E., 2023/1454 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2023
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2019/1148 E., 2021/2220 K.
- Hüküm/karar
- Kısmen kabul
- İlk derece mahkemesi
- ... 40. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/211 E., 2018/996 K.
Karar Metni
2.110 kelime·11 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı, davalıya ait iş yerinde montaj personeli olarak çalışırken 23.07.2012 tarihinde kaza geçirdiğini ileri sürerek uğradığı maddi zararların davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davacı bu dosya ile birleştirilmesine karar verilen ... 24. İş Mahkemesi'nin 2016/1538 Esas, 2016/639 Karar sayılı dosyasında kaza nedeniyle telafisi imkansız manevi zarara uğradığını ileri sürerek manevi zararının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davacının işyeri güvenlik önlemlerini almasına rağmen verilen aletleri kullanmaması nedeniyle kaza geçirdiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; Asıl davada; Maddi tazminat talebinin kabulü ile 159.574,00 TL maddi tazminatın , kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Birleşen dosyada; Manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi'nce hükme esas alınan kusur raporunun hatalı olduğunu, davacının kaza yaptığı iskelenin genel bakımının yapıldığına dair servis kartının değerlendirilmediğini, meslekte kazanma gücü kayıp oranının %36,2 belirlenmesinin doğru olmadığını, bu yöndeki itirazının değerlendirilmediğini, davacının ücretinin yüksek belirlendiğini, davacıya yaptığı ve davacının da kabulünde olan 23.550,00 TL'lik ödemelerin maddi zarar hesabından düşülmediğini, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamından davacının iş kazası sonucu %36,2 oranında sürekli iş göremezliğinin bulunduğu ve iş kazasının meydana gelişinde davacı sigortalının %10, davalı işveren ... Alüminyum San ve Tic.
A.Ş.'nin %90 oranında kusurlu olduğunun kabul edildiği, dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre ve özellikle davalı tarafından dosyaya sunulan iskele bakım servis formunda 15.02.2011 günü bakım yapıldığının yazılı olduğu kazanın ise 23.07.2012 tarihinde olduğu nazara alındığında ve servis formunda kazanın gerçekleştiği iskeleye mi bir başka iskeleye mi bakım yapıldığının anlaşılmadığından bu belgeye değer verilemeyeceği, davacının %36,2 oranında meslekte kazanma gücü kaybı yaşadığını belirten Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı ...
Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Kocatepe Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi raporunun dosyaya 30.03.2017 tarihinde yapılan duruşmada sunulduğu, davacının bu orana itiraz etmediği, davalının ise maluliyet oranına açıkça bir itirazının bulunmadığı anlaşılmakla yargılamanın ilerleyen safahatında bu orana itirazının kabul edilmesi halinde davacının usulü müktesep hakkının ihlali niteliğinde olacağı, davalı tarafından yapılan 23.550,00 TL'lik ödemelerin sürekli iş göremezlikten kaynaklanan maddi ya da manevi tazminat karşılığı ödendiğinin ispat edilmemesi nedeniyle davacının hak kazandığı alacaktan mahsup edilmemesi,
oluşan zarar, kaza tarihi, davacının yaşı nazara alındığında istinaf edenin sıfatı nedeniyle makul seviyede bulunmakla davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, taraflar arasında davacının ücretinin miktarı konusunda ihtilaf bulunduğunu, davacının dava dilekçesinde asgari ücret aldığını iddia etmesine karşın İlk Derece Mahkemesi'nce hükme esas alınan hesap bilirkişisi raporunda davacının ücretinin asgari ücretin 1,56 katı olduğunun kabul edilmesinin doğru olmadığını,
İlk Derece Mahkemesi'nce asgari ücretin 1,56 katı nispetin ücretinin esas alınması halinde 701.727,00 TL toplam sürekli iş göremezlik maddi zararının olacağı kabul edildiğine göre ücretin asgari ücret olduğunun kabulü halinde bu miktar 701.727,00 / 1,56 = 449.825 TL olarak kabul edileceğini, somut olayda.
İlk Derece Mahkemesi'nce alının 09.11.2016 tarihli iş güvenliği uzmanından alınan kusur bilirkişisi raporunda davalının iş güvenliği önlemlerine uyulup uyulmadığını denetlememesi, iş güvenliği konusunda her türlü önlemi alma, yüksekten düşmeyi önleyecek korkuluk veya aynı korumayı sağlayacak önlemleri alma yükümlülüğünü ihlal etmesi nedeniyle %80 oranında kusurlu olduğunun, davacı işçinin ise, yüksekte çalışırken tedbirsiz ve dikkatsiz çalışması nedeniyle %20 nispetinde kusurlu olduğunun belirtildiği,
davacı vekilinin 07.12.2016 tarihli celsede 09.11.2016 tarihli rapora bir diyeceğinin olmadığını beyan ettiği, davalının ise 05.12.2016 tarihli dilekçesinde kusur raporuna itiraz ettiği, itiraz nedeniyle Mahkemece 25.12.2016 tarihli üç kişiden alınan kusur raporunda ise davalının %90, davacının ise %10 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği,
Mahkemece davacının %10, işverenin ise %90 oranında kusurlu olduğunun kabul edildiği hesaplamaya itibar edilmiş ise de, davacının ilk rapora itirazda bulunmayarak kendisinin %20, davalının %80 oranında kusurlu olduğunu kabul ettiği ve bu durumun davalı lehine müktesep hak oluştuğu nazara alınmadığının anlaşıldığı,
Dairece davacının toplam sürekli iş göremezlik maddi zararının 449.825,00 TL olarak kabul edildiği ve kazanın oluşumunda %20 oranında davacının, %80 nispetinde ise davalının kusurunun bulunduğu kabul edilerek İlk Derece Mahkemesi'nce hükme esas alınan 27.05.2018 tarihli hesap raporunun tekrar düzenlenerek hesaplama yapıldığı gerekçesiyle;
1)Davalı vekilinin istinaf itirazının kısmen kabulüne, hakkında istinaf başvurusunda bulunulan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/2 hükmü gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmak üzere kaldırılmasına,
2)Davanın kısmen kabulü ile; a)Asıl davada ; Maddi tazminat talebinin kabulü ile 63.138,32 TL maddi tazminatın 23.12.2012 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b)Birleşen dosyada; Manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle.
Bölge Adliye Mahkemesi'nin, ilk derece mahkemesindeki yargılama sırasında müvekkilin dava dilekçesinde asgari ücret aldığını beyan etmesine karşın İlk Derece Mahkemesi'nce hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda davacının ücretinin asgari ücretin 1,56 katı olarak kabul edilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile net asgari ücret üzerinden yeniden maddi tazminat hesaplaması yaptığını, yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, müvekkilinin hizmet dökümü incelendiğinde fazla mesai, prim, ikramiye, yemek ve yol yardımı gibi süreklilik arz eden ödemelerin yapılması nedeniyle her ay aynı maaşı almadığının görüleceğini,
bu nedenle İstinaf Mahkemesi'nce müvekkilin dava dilekçesinde asgari ücretle çalıştığını beyan etmesi nedeniyle tazminat hesabı yapılırken giydirilmiş ücreti gözetmeden tazminatın net asgari ücretten hesaplanmasının hatalı olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesi'nce hüküm kurulurken yürürlükte olan 2021 yılına kadarki (2021 yılı dahil) var olan asgari ücrete göre hesaplama yapılması gerekirken 2017 yılına ait bilirkişi raporunun esas alınarak hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, dosyada mevcut delil olarak bulunan 06.03.2015 tarihli SGK İnceleme Raporu'nda, davacı işçinin %10,
işverenin %90 oranında kusurlu olduğu tespit edildiğini. ardından yargılama sırasında alınan ilk kusur raporunda işçinin %20, işverenin %80 kusurlu olduğu tespit edildiğini, dosyada birbiriyle çelişkili bir uzman ve bir bilirkişi raporu bulunduğunu, ilk derece mahkemesindeki yargılama sırasında alınan ikinci kusur raporu, tarafların talebi olmasaydı dahi alınması gereken ve çelişkiyi giderecek bir rapor olduğundan ikinci rapora göre hüküm kurulmasının usul ve yasaya uygunken, istinaf incelemesi sonucunda verilen aksi yöndeki kararın hukuka aykırı olduğunu,
istinaf incelemesinde geçici iş göremezlik dönem hesaplaması yapılırken SGK tarafından karşılanmayan bedelin "yok" olarak belirlenmesinin ve davalı tarafın ödemesi lazım gelen geçici iş göremezlik farkının "00,00 TL" olarak bulunmasının hatalı olduğunu, İlk derece mahkemesin 6.473 TL olarak belirlediği geçici iş göremezlik farkının, İstinaf incelemesi sonucu kaldırılmasının hatalı olduğunu beyanla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sigortalının iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğraması sonucu maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 55 inci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi ile 4857 sayılı İş Kanun'un 2 nci ve 77 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun 4 üncü maddeleridir.
3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden; iş kazası sonucu davacının % 36,2 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı, olayın meydana gelmesinde, kazalı işçinin % 20, davalının %80 oranında kusurlu oldukları, Bölge Adliye Mahkemesince yapılan hesaplamada geçici iş göremezlik ödeneğinin rücu edilebilir kısmı tenzil edilmeksizin 63.138,32 TL maddi zarara hükmedildiği anlaşılmaktadır.
3.Davanın bu yönüyle yasal dayanağını, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununu oluşturmaktadır. Kanun'un 55 inci maddesinde, “ Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez.” hükmüne yer verilmiştir.
4.Adalet Komisyonu'nun 55 inci madde gerekçesine göre; “sosyal güvenlik ödemelerinin, denkleştirme (indirim) işlevi görebilmesi, onun sorumluluğu doğuran olaya sebebiyet verenlere rücu edilebilmesine bağlıdır. Bu kural gereği, rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri; teknik arıza, tam kaçınılmazlık hallerindeki ödemeler, bu tazminatlardan indirilemez. Bağlanan gelirlerin, işçinin kusuru ve kaçınılmazlık gibi nedenlerle rücu edilemeyen kısmı da indirilemez.
Bir kısmı rücu edilemeyen miktar dahi denkleştirilemeyeceği gibi, zarar görenin kusuruna (müterafik kusura) yansıyan sosyal güvenlik ödemeleri, tahsis tarihinden sonra meydana gelen sosyal güvenlik ödemelerindeki artışlar, kısmi kaçınılmazlık ve teknik arıza halindeki ödemeler ve benzerleri rücu edilemediğinden bu miktarlar dahi denkleştirilemez.”
5.Öte yandan, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kanun'un 2 nci maddesine göre “Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları, gerçekleştirildikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanır” Dairemizin ve giderek Yargıtay'ın yerleşmiş görüşleri, Kurumca bağlanan gelirlerin peşin sermaye değerinin ve geçici iş göremezlik ödeneklerinin hesaplanan zarardan indirilmesi, Kurumun rücu hakkının korunması ve mükerrer ödemeyi önleme ilkesine dayandığından, kamu düzenine ilişkin olarak kabul edilmiştir. Kaldı ki, 6098 sayılı Kanun'un 55 inci maddesi de emredici bir hükme yer verdiğinden gerçekleştiği tarihe bakılmaksızın tüm fiil ve işlemlere uygulanmalıdır.
6.Somut olayda, mahkemece SGK tarafından davacıya geçici iş göremezlik dönemi için yapılan ödemenin rücuya kabil kısmının tazminat alacağından tenzili yoluna gidilmesi gerekirken, kanunun emredici hükmüne aykırı olacak şekilde geçici iş göremezlik ödeneğinin tamamının tazminat alacağından indirilmesi sonucu yapılan hesabın hükme esas alınması hatalı olmuştur.
7.Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle, 1. Davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının silinerek;
"1)Davalı vekilinin istinaf itirazının kısmen kabulüne, hakkında istinaf başvurusunda bulunulan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/2 hükmü gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmak üzere kaldırılmasına,
2)Davanın kısmen kabulü ile;
a)Asıl davada; Maddi tazminat talebinin kabulü ile 64.185,59 TL maddi tazminatın 23.12.2012 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b)Birleşen dosyada; Manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine,
b)Davanın kabul ve ret oranına göre; Asıl davada; Hükmedilen maddi tazminat yönünden, 4.384,51 TL karar ve ilam harcından peşin yatan 2.740,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.644,51 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacının yatırdığı 2.740,00 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Hükmedilen maddi tazminat yönünden davacı vekili için takdir olunan 9.144,13 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Hükmedilen maddi tazminat yönünden davalı vekili için takdir olunan 9.144,13 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Birleşen davada; Hükmedilen manevi tazminat yönünden, 2.049,00 TL karar ve ilam harcından peşin yatan 1.707,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 341,00 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacının yatırdığı 1.707,750 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Hükmedilen manevi tazminat yönünden davacı vekili için takdir olunan 3.600,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Hükmedilen manevi tazminat yönünden davalı vekili için takdir olunan 3.600,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
c)Davacının yaptığı 876,40 TL yargılama giderinin 317,95 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
3)Davalı tarafça yatırılan 3.237,25 istinaf karar harcı ile 121,30 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının karar kesinleştiğinde talebi halinde davalıya iadesine,
4)İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5)Davalı tarafından yapılan 68,00 TL istinaf posta giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, HMK'nın 333 üncü maddesi uyarınca kullanılmayıp kalan gider avansının olması durumunda sarf edene iadesine,
6)İlk Derece Mahkemesince hüküm altına alınan harçların tahsil edilmiş olması halinde tahsil edilen miktarın hüküm altına alınan harçtan mahsup edilmesine,
7)Kararın kanun yollarından geçerek kesinleşmesi halinde talep üzerine kesinleşme şerhi ve harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine," rakam ve sözcüklerinin eklenmesi suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2021/13240, K. 2023/1454, 21 Şubat 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama