KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2021/1794 E., 2022/8204 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2022
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 2019/369-2020/441
Karar Metni
314 kelime·2 dk okuma
Dava, aksi Kurum işleminin iptali ile yurtdışı borçlanması sonucu elde edilen sigortalı hizmetlerin ilgili geçmiş dönemine mal edilmek suretiyle yaşlılık aylığının yeniden hesaplanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozmaya uyularak, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Eldeki davada mahkemece davanın kabulüne dair verilen ilk kararın davalı Kurumca istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf isteminin esastan reddine dair karar verilmiş, davalı kurumun kararı temyiz etmesi üzerine de Dairemizin Bozma ilamı ile kararın bozulmasına dair karar verilerek dosya ilk derece Mahkemesine gönderilmiştir. Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılamada, bozma ilamına uyulup uyulmaması hususunda bir karar verilmeden temyize konu 17.11.2020 günlü hükmün tesis edildiği anlaşılmaktadır.
1 Ekim 2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda temyiz usulü 361- 373. üncü maddelerinde düzenlenmiştir.
6100 sayılı yasanın 373/1. bendinde “..Yargıtay ilgili dairesinin tamamen veya kısmen bozma kararı, başvurunun bölge adliye mahkemesi tarafından esastan reddi kararına ilişkin ise bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılarak dosya, kararı veren ilk derece mahkemesine veya uygun görülecek diğer bir ilk derece mahkemesine, kararın bir örneği de bölge adliye mahkemesine gönderilir. Hükmü mevcut olup, aynı maddenin 4. Bendinde de; (4) Yargıtayın bozma kararı üzerine ilk derece mahkemesince bozmaya uygun olarak karar verildiği takdirde, bu karara karşı temyiz yoluna başvurulabilir.” düzenlemesini içermektedir.
Eldeki davada da, mahkemece bozma sonrasında duruşma yapılmış ise de, bozmaya uyulup uyulmama konusunda herhangi bir karar verilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve sair hususlar incelenmeksizin hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2021/1794, K. 2022/8204, 31 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama