İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2021/2108 K.2021/13193

Bölge Adliye Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi No : 2019/805-2020/1497

Esas2021/2108Karar2021/13193Tarih1 Kasım 2021Okuma6 dk · 1.282 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2021/2108 E., 2021/13193 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
1 Kasım 2021
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.282 kelime·6 dk okuma·7 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi No : 2019/805-2020/1497

İlk Derece Mahkemesi : ... 17. İş Mahkemesi

Dava, davacının 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığının sona erdiği tarihin tespiti ile bu tarihten sonrasına dair prim borcunun iptali istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

I-İSTEM

Davacı, Erpa Gıda Paz. Tic. Ltd. Şti.’nde ortak iken 19.02.2016 tarihinde hissesini devrederek ticari faaliyetine son verdiğini, Kurumun güncel olmayan ticaret sicil kayıtlarını esas alarak kendisini borçlandırdığını belirterek, Bağ-Kur prim borcunun iptalini istemiştir.

II-CEVAP

Davalı Kurum vekili, Erpa Gıda ve Pazarlama Tic. Ltd. Şti. ortaklığının ticaret sicil kayıtlarında 01.08.1994 tarihinden itibaren halen devam ettiği görüldüğü için limited şirket ortaklığı sebebiyle Bağ-Kur sigortalılığının 4/a kapsamındaki çalışmaları dışında devam ettiğinin kabul edildiğini ve bu nedenle davacıya emeklilik müracaat tarihinde prim borcu bulunduğunun bildirildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III-MAHKEME KARARI

A-İLK DERECE MAHKEME KARARI

İlk Derece Mahkemesince, “davacının her ne kadar hisse devri ticaret sicil kayıtlarına işlenmemiş olsa dahi 19.02.2016 tarihli hisse devir sözleşmesinin noter tasdikli olduğu ve 02.06.2017 tarihinde ortaklar kurulu kararı ile davacıya ait hisselerin devrine ilişkin karar alındığı bu şekilde davacının hissenin devredildiği ve artık şirketin hissedarı olmadığı gibi şirkette müdür seviyesinde bir görevinin de bulunmadığı dikkate alındığında 5510 sayılı Yasanın hükümleri çerçevesinde Bağ-Kur sigortalılık durumunun söz konusu olamayacağı,

zorunlu Bağ-Kur sigortalılığının bulunmaması sebebiyle de davacının yukarıda belirtildiği gibi kurum tarafından 03.05.2016 tarihinden sonra zorunlu sigortalı sayılıp adına prim borcu tahakkuku işleminin yerinde bulunmadığı” gerekçesi ile davanın kabulü ile Kurum tarafından davacı adına 03.05.2016 tarihinden sonrası için tahakkuk ettirilen prim borçlarının iptaline karar verilmiştir.

B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesince davalı Kurum tarafından davacı adına 03/05/2016 tarihinden sonrası için tahakkuk ettirilen prim borçlarının iptaline karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı herhangi bir yön görülmediği belirtilerek, davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.

IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ

Davalı Kurum vekili, dava konusu işlemde davacı tarafça şirket hisse devrinin 19.02.2016 tarihinde yapıldığını, devir işleminin 02.06.2016 tarihinde karar altına alındığını, ancak devrin ticaret odasına bildirilmediğini, ilan yapılmadığını, müvekkili kurumun devirden haberinin olmadığını, bu nedenle davacıya tahakkuk ettirilen primlerde Yasaya aykırı bir durum bulunmadığını belirterek kararı temyiz etmiştir.

V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME

Davacının 12.05.1998 tarihinde Kuruma intikal eden Bağ-Kur giriş bildirgesi ile 19.12.1994 tarihinden itibaren limited şirket ortaklığına istinaden 1479 sayılı Yasa kapsamında tescil edildiği, ... Ticaret Sicil Müdürlüğünce, davacının 19.12.1994 tarihinde tescil edilen... Gıda ve Paz. Ltd.

Şti. şirketinde kurucu ortak olduğu,şirketin son tescilini 29.12.2006 tarihinde yaptırdığı ve bu tarih itibariyle davacının ortaklığının devam ettiğinin bildirildiği, 08.01.2007 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde şirket ortağı olduğunun görüldüğü, davalı Kurumun davacının şirket ortaklığının başlangıç tarihi olan 19.12.1994 tarihinde Bağ-Kur açılışı yapıldığı, emeklilik müracaatına istinaden Bağ-Kur dosyası incelenirken 01.08.1994-31.12.1994 arası kuruma bildirmediği vergi dairesi kaydı tespit edildiği için başlangıcının 01.08.1994 tarihine çekildiği,

ayrıca şirket ortaklığı, ticaret odası sitesinde 19.12.1994 tarihinden itibaren halen açık göründüğü için 01.04.2012 tarihindeki 4/a girişine istinaden 31.03.2012 tarihinde Bağ-Kur terki işlendiği, 01.12.2014-13.01.2015 arası 4/a boşluğuna istinaden tekrardan 4/b Bağ-Kur süresi girildiği, 02.06.2016 tarihindeki 4/a çıkışından bir gün sonrasında 03.05.2016 da 4/b Bağ-Kur açılışı yapıldığı, emeklilik müracaat tarihi olan 09.03.2017 tarihinde Bağ-Kur kapanışı yapıldığı ve Bağ-Kur prim borcu bulunduğu için bu tarihteki Bağ-Kur terki de kaldırılmış olup borcunu yatırdığı gün Bağ-Kur terki verileceğinin müzekkere cevabında bildirildiği, ...

4.Noterliğince düzenlenen 19.02.2016 tarihli Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi ile davacı Tüncer Usta’nın şirketteki hissesini...’ya devrettiği, ... 4. Noterliğince onaylı 02.06.2017 tarihli ortaklar Kurulu Kararı ile, davacının şirkette mevcut hissesinin tamamını...’ya devrettiği, devrin ortaklar kurulunca kabulüne ve pay defterine işlenmesine karar verildiğinin kayıtlandığı anlaşılmaktadır.

6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 38. maddesinde (6102 sayılı Kanunu madde 36) sicil kayıtlarının etkisinin üçüncü şahıslar açısından başlangıcı düzenlenmiş ve ticaret sicili kayıtlarının, üçüncü kişiler hakkında kaydın ilan edildiği günü takip eden iş gününde hüküm ifade edeceği belirtilmiştir.

Ticaret sicilinin dış etkileri ise, aynı Kanunun 39.maddesinde “Üçüncü şahısların, yukarı ki madde gereğince kendilerine karşı hüküm ifade etmeye başlayan kayıtları bilmediklerine müteallik iddiaları dinlenmez. ( 6102 sayılı kanun madde 36/3)

Tescili lazım geldiği halde tescil edilmemiş veya tescil edilip de ilanı gerekirken ilan edilmemiş olan bir husus ancak bunu bildikleri ispat edilmek şartıyla, üçüncü şahıslara karşı dermeyan edilebilir.” şeklinde açıklanmıştır.

6762 sayılı Kanunun “Devir” başlıklı 520. maddesinde ;

“Bir payın devri, şirket hakkında ancak şirkete bildirilmek ve pay defterine kaydedilmek şartiyle hüküm ifade eder.

Devir hususunun pay defterine kaydedilebilmesi için, ortaklardan en az dörtte üçünün devre muvafakat etmesi ve bunların esas sermayesinin en az dörtte üçüne sahip olması şarttır.

Ortağın koymayı taahhüt ettiği sermaye ayın ise, payını şirketin kuruluşunu takip eden üç yıl içinde başkasına devredemez.

Şirket mukavelesi payların devrini yasak edebileceği gibi yukarıdaki fıkralarda derpiş edilenlerden daha ağır şartlara da bağlı tutabilir.

Payın devri veya devir vaadi hakkındaki mukavele yazılı şekilde yapılmış ve imzası noterce tasdik ettirilmiş olmadıkça ilgililer arasında dahi, hüküm ifade etmez.” düzenlemesi yer almaktadır.

Bu düzenlemeye göre limited şirket pay devrinin geçerli olabilmesi için, limited şirket pay devrinin yazılı şekilde yapılması ve imzaların noterce tasdik edilmesinden sonra, pay devrinin limited şirkete bildirilerek, ana sözleşmede aksine hüküm yoksa ortakların en az dörtte üçünün devre muvafakat etmesi ve bunların esas sermayenin dörtte üçüne sahip olması, ayrıca devrin pay defterine kaydedilmesi gerekir. Bu devrin ticaret siciline tescili ise, pay devrinin gerçekleşmesi için zorunlu bir şekil şartı değildir.

6762 sayılı Kanunun “Tescil ve ilan” başlıklı 515.maddesinde ise:

“...Mukavelede yapılan her değişiklik, ilk mukavelede olduğu gibi tescil ve ilan edilir. Mukavelenin değiştirilmesi hakkındaki kararlar üçüncü şahıslar hakkında, tescil tarihinden itibaren hüküm ifade eder.” denilmiştir.

Buna göre, limited şirket ortağı veya müdür değişikliğinin ilan edilmemesi halinde, bu kişilerin şirket adına işlem yapmaları durumunda, değişikliği ilan etmeyen şirket iyiniyetli üçüncü kişilere karşı sorumlu olur. Ancak, şirket temsilcisi veya ortağının kamu alacaklarına karşı sorumluluğu ilan edilmemenin sonuçlarına bağlanamaz, zira kamu kurumu 6762 sayılı Kanunun 38 ve 39.maddeleri anlamında üçüncü kişi olmadığı gibi, tescil edilmemeye dayanılabilmesi için yetkisiz temsilcinin şirket adına işlem yapması zorunluluğu bulunmaktadır.

Somut uyuşmazlıkta, davacının, dava dışı şirketteki hissesinin tamamını ...

4.Noterliğinin 19.02.2016 tarihli hisse devir senedi ile devrettiği, limited şirketin 02.06.2017 tarihli Ortaklar Kurulu Kararı ile “hisse devir sözleşmesinde bahsi geçen devrin kabulüne ve devir hususunun şirket pay defterine işlenmesine” karar verildiği hususlarında uyuşmazlık bulunmamakta olup, davacının dava dışı şirketteki ortaklık sıfatının sona ermesi ve bu durumun sicil gazetesinde ilanının, işlemin hukuken varlık kazanmasına değil, bu hususun üçüncü kişilere açıklanması amacına yönelik olduğu,

dolayısıyla inşai değil bildirici bir işlem olduğu sabit olmakla, mahkemenin bu yöndeki tespiti yerinde ise de, 6762 sayılı Kanunun 520. maddesi uyarınca limited şirkette hisse devrinin geçerli olabilmesi için noterde yapılan devir sözleşmesi yeterli olmayıp, bu devre ortaklar kurulu kararı ile onay verilmesi gerekmektedir.

Dolayısıyla, davacının limited şirket ortaklığı 02.06.2017 tarihli Ortaklar Kurulu Kararı ile sona ermiştir. Mahkemece davacının şirket ortaklığının noter devir sözleşmesine istinaden 19.02.2016 tarihinde sona erdiğinin kabulü isabetli olmayıp, davacının ortak olduğu 02.06.2017 tarihine kadar davalı Kurum tarafından tahakkuk ettirilen prim borçlarından sorumlu olduğu, öte yandan 5510 sayılı Kanunun geçici 63. ve geçici 76. maddeleri dikkate alınarak sigortalılık süresinin durdurulabileceği ve prim borcunun buna göre değerlendirilebileceği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi kararının HMK'nın 373/1 maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2021/2108, K. 2021/13193, 1 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I-istem
  4. Iı-cevap
  5. Iıı-mahkeme Kararı
  6. A-ilk Derece Mahkeme Kararı
  7. B-bölge Adliye Mahkemesi Kararı
  8. Iv-temyiz Kanun Yoluna Başvuru Ve Nedenleri
  9. V-ilgili Hukuk Kuralları Ve İnceleme
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/2108
Karar No
2021/13193
Tarih
1 Kasım 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2021/2108 K.2021/16857
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2021/2109 K.2021/16858
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2021/2109 K.2021/12716
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2021/2109 K.2021/18507
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/2110 K.2021/9625
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2021/2110 K.2021/16831

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.