İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2021/2325 K.2021/14810

Bölge Adliye Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi

Esas2021/2325Karar2021/14810Tarih24 Kasım 2021Okuma10 dk · 1.952 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2021/2325 E., 2021/14810 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Kasım 2021
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.952 kelime·10 dk okuma·9 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi

Dava, ölümün mesleki olduğunun ve ölüm öncesinde meslek hastalığından dolayı sürekli iş göremezlik derecesinin tespiti istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalılar vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

... Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesince verilen kararın, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu. Temyiz konusu hükme ilişkin dava, ... tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. Maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

I- İSTEM

Davacı vekili, müvekkillerinin murisi ...'ın davalı şirkette ... tarihleri arasında çalıştığını ve ... tarihinde de vefat ettiğini, davacıların murisinin maluliyetine ve vefatına meslek hastalığının neden olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir.

II- CEVAP

Davalı şirket vekili, .... İş Mahkemesinin ...

Esas sayılı doyasında maluliyet oranının saptanması ve maddi ve manevi tazminatın tahsili yönünde açılan davanın derdest olduğunu, aynı konuda dava bulunduğundan derdestlik itirazında bulunduklarını, davacıların murisinde meslek hastalığı olduğu ve bu yüzden vefat ettiğine dair kurumdan alınmış bir rapor olmadığını, meslek hastalığı ile ilgili tespitin SGK Meslek Hastalıkları Hastanesince usulüne uygun sağlık kurulu raporu ile tespit edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin plastik malzemeden, çatı cephe kaplaması ürettiğini, aspest içeren ham madde kullanılmadığını,

mütevvefanın 15.08.1996 tarihinde işe başladığını CTP levha üretim bölümünde sonra da, film sarma işinde çalıştığını, müvekkili şirkette çalışanların sağlık ve güvenliği için her türlü tedbirin alındığını, müteveffanın hastalığının meslek hastalığı olmayıp, çevresel olduğunu, meslek hastalığının 506 sayılı Yasanın 11/B maddesinde tanımlandığını, dosyadaki raporların usulüne uygun düzenlenmiş sağlık raporu niteliğinde olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.

Davalı SGK Başkanlığı vekili; Mehmet Çınar'ın maruz kaldığı iddia edilen meslek hastalığı ile ilgili hak sahipleri tarafından herhangi bir başvurunun yapılmadığını, ancak dava dilekçesinin Kurum tarafından ihbar kabul edilerek Sigorta Teftiş Kurulu ... Grup Başkanlığına intikal ettirilip tahkikat isteminde bulunulduğunu, davacıların murisinin hastalığının meslek hastalığı olarak kabul edilip edilmediğinin müfettiş tahkikatı ile belli olacağını beyanla davanın reddini talep etmiştir.

III- MAHKEME KARARI

A-İLK DERECE MAHKEME KARARI

İlk Derece Mahkemesince ilamda belirtildiği üzere; "Davanın kabulüne, ... TC ve... SS nolu davacıların murisi ...'ın 22.09.2006 tarihinde yakalandığı mezotelyoma hastalığının meslek hastalığı olduğu ve bu tarihten vefat ettiği 18.02.2007 tarihine kadar meslek hastalığına bağlı meslekte kazanma güç kayıp oranının %100 olduğunun ve ölümün meslek hastalığından kaynaklandığının tespitine, " karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İstinaf kanun yoluna başvuran davalı SGK Başkanlığı vekili, dosyada mevcut dilekçeler ve yazılı delilleri dikkate alınmadan davacı vekili tarafından sunulan dilekçelerdeki hususlar dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının bozularak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İstinaf kanun yoluna başvuran davalı şirket vekili, davacı tarafın davasını ispat edemediğini, davalı işverene ait işyerinde kesinlikle asbest kullanılmadığını, davalı işverene ait işyerinde çalışan hiçbir işçide meslek hastalığına ve mezotelyoma hastalığına rastlanılmadığını, sigortalıda tespit edilen mezotelyoma hastalığının işyeri kaynaklı ve meslek hastalığı olmasının mümkün olmadığını, dosyada Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu tarafından kurum belgeleri ve dava dosyası ve ekleri incelenerek hazırlanmış rapor bulunmadığını, Adli Tıp Kurumu ....İhtisas Kurulunun raporuna dayanılarak meslek hastalığı yönünden hüküm kurulamayacağını beyanla eksik inceleme sonucu verilen ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

B-BAM KARARI

... Bölge Adliye Mahkemesi ....Hukuk Dairesi; ... İş Mahkemesi'nden verilen ... tarih, ... Karar sayılı kararının kaldırılmasına yönelik davalı SGK Başkanlığı vekili ve davalı şirket vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı yasanın 353/1-b.1 hükmü gereğince esastan reddine, karar verilmiştir.

IV- TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ

Davalılar vekilleri aynı istinaf gerekçeleriyle kararın bozulmasını talep etmiştir.

V- İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME

Eldeki dosya kapsamından;

... Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezinin ... tarih, 021348 sayılı kararında, "Kurulumuz, 5510 sayılı kanunun yürürlüğe girdiği ... tarihinden sonra meslek hastalığı yönünden müracaat eden sigortalılar hakkında tekemmül ettirilmiş dosyaları inceleyerek karara bağlamaktadır.

Müteveffa sigortalı ... tarihinden önce, 'mezotelyoma' hastalığının meslek hastalığı olarak kabul edilmesi ve sürekli iş göremezlik derecesinin belirlenmesini talep ederek maddi manevi tazminat davası açtığı dikkate alınrak, ... bölgelerindeki sigortalılar hakkında meslek hastalığı tespiti yönünden kararın, yürürlükteki mevzuat uyarınca ... Meslek hastalıkları Hastanesi tarafından verilmesi gerektiğinin belirtildiği, ...

Meslek Hastalıkları Hastanesi'nin farklı tarihli hekim görüşü mahiyetindeki belgelerde: Mehmet Çınar'ın ölümüne yol açan olayın meslek hastalığı olduğu ve ... tarihinden vefat tarihine kadar meslekte kazanma güç oranının %100 olarak kabul edilmesi gerektiğinin bildirildiği, dosyanın bu defa Yüksek Sağlık Kurulu’na gönderilmesi üzerine, cevabi yazıda.

SGK Kurum Sağlık Kurulunca rapor alınıp buna itiraz edilmesi halinde YSK ' ca değerlendirme yapılabileceği bilgisinin verildiği, meslek hastalığı yönünden tahkikat yürüten Konak SGM'nin ... tarihli yazı cevabında.

2011/49 Sayılı genelgeye uygun sağlık kurulu raporu düzenlenmediği, ayrıca kişinin vefatı sebebiyle bu haliyle hak sahiplerine gelir bağlama işlemlerinin yürütüldüğü, ilgilinin geçirdiği hastalığın meslek hastalığı olup olmadığı, buna bağlı ise anlaşıldığı tarihin, sürekli iş göremezlik durumuna girdiği tarihin net olarak yazılarak düzenlenecek sağlık kurul kararı sonucu işlem yapılabileceği bilgisinin verildiği, daha sonra dosyanın meslek hastalığı tespiti yönünden Adli Tıp Birinci İhtisas Kuruluna ve Adli Tıp Üçüncü İhtisas Kuruluna gönderildiği;

mahkemece, ilgili yasa hükümleri gereği prosedüre uygun raporlar alınmaksızın eksik araştırma ve inceleme sonucu karar verildiği anlaşılmaktadır.

Davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Yasa’nın 18. Maddesi: “Meslek hastalığı halinde, bu Kanunda yazılı yardımlardan yararlanmak için, sigortalının çalıştığı işte veya işyerinde meslek hastalığına tutulduğunun ilgili Sosyal Sigortalar Kurumu meslek hastalıkları hastanesince düzenlenecek usulüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbi belgelerle tespit edilmesi gereklidir.

Meslek hastalığı; sigortalı olarak çalıştığı ve böyle bir hastalığa sebep olacak işten veya işyerinden ayrıldıktan sonra meydana çıkmış ise sigortalının bu Kanunla sağlanan yardımlardan yararlanabilmesi için; eski işinden veya işyerinden fiilen ayrılmasiyle ile hastalığın meydana çıkması arasında bu hastalık için; yönetmelikte belirtilen süreden daha uzun bir zamanın geçmemiş olması gerekir.

Ancak, meslek hastalığının klinik ve laboratuar bulgularıyla kesinleştiği ve meslek hastalığına yol açan etkenin, işyeri incelemesi ile kanıtlandığı hallerde, yükümlülük süresi aşılmış olsa bile, söz konusu hastalık, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun onayı ile meslek hastalığı sayılabilir.” hükmünü amirdir.

Yine anılan Yasa'nın 53/2. maddesine göre, meslek hastalığı sonucu, meslekte kazanma gücü azalma oranının tespiti Kurumun meslek hastalıkları hastanelerince yapılır.

Sürekli iş göremezlik ve malullük halinin belirlenmesinde izlenecek yol. 506 sayılı Kanunun 109. maddesi ile 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunun “Sağlık Raporlarının Usul ve Esasları”na dair 95. maddesinde hükme bağlanmıştır. Buna göre, kurum sağlık tesisleri tarafından raporlara dayanılarak verilen kararlara karşı ilgililerin S.S. Yüksek Sağlık Kuruluna itiraz hakları mevcuttur.

Söz konusu kurulun raporlarının Kurumu bağlayacağı diğer ilgililer yönünden bağlayıcı olmayıp, Adli Tıp Başkanlığı veya Tıp Fakültelerinin ilgili ana bilim dalı konseylerinden Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü çerçevesinde inceleme ve araştırma yapılmasını isteyebilecekleri 28.06.1976 tarih ve 6/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararının gereğidir. Öte yandan.

Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu raporu ile Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi raporu arasında çelişki ortaya çıkması durumunda, çelişkinin Adli Tıp Kanunu'nun 15. maddesi gereği Adli Tıp Üst Kurullarınca giderilmesi gereklidir.

Çelişkinin Yüksek Sağlık Kurulu ile Tıp Fakültelerinin ilgili ana bilim dalından alınan sağlık kurulu arasında çıkması halinde de, amacın uyuşmazlığı en geniş katılımlı bir kurul kararı ile sona erdirmek, yeni çelişkilerin ortaya çıkıp uyuşmazlığı çözümsüzlüğe itmeyi engellemek olduğu dikkate alındığında, ilgili Adli Tıp Üst Kuruluna başvurulmalı ve alınacak raporla uyuşmazlık sona erdirilmelidir.

Mahkemece, yukarıdaki maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak açıklanan mevzuat hükümleri çerçevesinde prosedür işletilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O hâlde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalı şirkete iadesine, Üye ...'ın muhalefetlerine karşı, Başkan ... ile Üyeler ..., ... ve ...'nın oyları ve oy çokluğuyla, 24.11.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.

KARŞI OY GEREKÇESİ

1. Çoğunluk ile aradaki temel uyuşmazlık “ölen sigortalının meslek hastalığından öldüğüne ilişkin tespitin prosedür işletilmeden doğrudan Adli Tıp Kurumu İhtisas ve Üst Kuruldan alınan raporlara itibar edilerek yapılıp yapılmayacağı” noktasında toplanmaktadır.

2. İlk derece mahkemesi yaptığı yargılama sonunda “meslek hastalığı tespiti yönünden Sağlık Bakanlığı ...

Meslek Hastalıkları Hastanesince usulüne uygun rapor düzenlenmeyip hekim görüşü alındığı, sonrasında da Mehmet Çınar'ın vefatı nedeniyle 2011/49 sayılı genelgeye uygun rapor alınmasının mümkün olmadığı bilgisinin verildiği, bu nedenle SGK ca meslek hastalığına yönelik tahkikatı sonuçlandıramadığı, YSK 'ca da kurum kararı bulunmadığı için bir değerlendirme yapamadığı, ancak davacıların iddiasının incelenebilmesi için dosyasının gönderildiği Adli Tıp Birinci ve Üçüncü İhtisas Kurulu raporlarında; hastalığın meslek hastalığı olduğu, ölümün bundan kaynaklandığı belirtilmekle, ayrıca meslek hastalığına yakalanma tarihinin 22.09.2006 olduğu,

müteveffanın o tarihte davalı şirkette çalıştığı, vefat tarihine kadar meslekte kazanma güç kayıp oranının %100 olduğu” gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

3. Kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince “Yüksek Sağlık Kurulu ve Kurum Sağlık Kurulunun rapor düzenlemekten çekinmesi, ... Meslek Hastalıkları Hastanesinin raporları ve Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairelerinin ikisinin de sigortalıda meslek hastalığının bulunduğuna dair anlatımları göz önünde bulundurulduğunda ilk derece mahkemesi kararında herhangi bir hatanın bulunmadığı” gerekçesi ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

4. Kararın temyizi üzerine çoğunluk görüşü ile “Sürekli iş göremezlik ve malullük halinin belirlenmesinde izlenecek yolun. 506 sayılı Kanunun 109. maddesi ile 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunun “Sağlık Raporlarının Usul ve Esasları”na dair 95. maddesinde hükme bağlandığı, buna göre, kurum sağlık tesisleri tarafından raporlara dayanılarak verilen kararlara karşı ilgililerin S.S.

Yüksek Sağlık Kuruluna itiraz haklarının mevcut olduğu, söz konusu kurulun raporlarının Kurumu bağlayacağının diğer ilgililer yönünden bağlayıcı olmayıp, Adli Tıp Başkanlığı veya Tıp Fakültelerinin ilgili ana bilim dalı konseylerinden Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü çerçevesinde inceleme ve araştırma yapılmasını isteyebilecekleri 28.06.1976 tarih ve 6/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararının gereği olduğu, öte yandan.

Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu raporu ile Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi raporu arasında çelişki ortaya çıkması durumunda, çelişkinin Adli Tıp Kanunu'nun 15. maddesi gereği Adli Tıp Üst Kurullarınca giderilmesi gerektiği, çelişkinin Yüksek Sağlık Kurulu ile Tıp Fakültelerinin ilgili ana bilim dalından alınan sağlık kurulu arasında çıkması halinde de, amacın uyuşmazlığı en geniş katılımlı bir kurul kararı ile sona erdirmek, yeni çelişkilerin ortaya çıkıp uyuşmazlığı çözümsüzlüğe itmeyi engellemek olduğu dikkate alındığında, ilgili Adli Tıp Üst Kuruluna başvurulması ve alınacak raporla uyuşmazlığın sona erdirilmesi gerektiği, mahkemece,

mevzuat hükümleri çerçevesinde prosedür işletilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulmasının usûl ve yasaya aykırı olduğu” gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.

5. Belirtmek gerekir ki her ne kadar iş göremezlik ve meslek hastalığı ile ilgili prosedür var ise de bu konuda yetkili en üst kurullardan rapor aldıktan sonra, bu üst kurul raporlarının prosedür işletilmediği gerekçesi ile en alt rapor verecek kurumdan başlayarak denetime tabi tutulması, doğru bir yöntem olmadığı gibi alınan ve bağlayıcılığı olan üst kurul raporlarının bir denetimden geçmesine neden olacaktır ki bunun hukuki açıdan hukuki yararı da bulunmamaktadır.

6. Diğer taraftan yargılamanın makul emek harcanarak ve masraf yapılarak, makul sürede tamamlanması anlamına gelen usul ekonomisi ilkesi temelini Anayasası’nın 141. maddesinin 4. fıkrasında almakta olup, bütün yargılama kollarını bağlayıcı şekilde “Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir.” şeklinde düzenlenmektedir (Y.HGK.

27.06.2018, gün ve 2018/19-468 E, 2018/1257 K. “6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 30’uncu maddesinde düzenlenen usul ekonomisi ilkesi, Anayasal dayanağı olan bir ilke olup 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141’inci maddesinin dördüncü bendinde davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının yargının görevi olduğuna açıkça işaret edilmiştir”).

Nitekim 6100 sayılı HMK.’un 30. maddesinde de bu açıkça ilkeye bağlanmıştır(Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür).

7. Bozma kararı yukarda açıklanan usul ekonomisi ilkesine de aykırı olmuştur. Zira prosedür işletilse bile sonuçta yine Adli Tıp ilgili Dairesi ve itiraz halinde üst kuruldan rapor alınacaktır. Ancak raporlar alınmıştır. Bozma sonrası yargılama uzayacağı gibi gereksiz gider yapılmasına neden olunacaktır.

8. Diğer taraftan dosyaya yansıdığı üzere Yüksek Sağlık Kurulu ve Kurum Sağlık Kurulunun rapor düzenlemekten çekinerek, prosedürün işletilmesine kendileri engel olmaktadır.

9. Sonuç itibari ile bağlayıcılığı olan Adli Tıp Kurumu üst kurulunun raporu bulunmaktadır. Kararın onanması gerekirken, bozulmasına karar verilmesi isabetli değildir. Açıklanan nedenlerle çoğunluk görüşüne katılınmamıştır.

...

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2021/2325, K. 2021/14810, 24 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I- İstem
  4. Iı- Cevap
  5. Iıı- Mahkeme Kararı
  6. A-ilk Derece Mahkeme Kararı
  7. İstinaf Sebepleri
  8. B-bam Kararı
  9. Iv- Temyiz Kanun Yoluna Başvuru Ve Nedenleri
  10. V- İlgili Hukuk Kuralları Ve İnceleme
  11. Karşı Oy Gerekçesi
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/2325
Karar No
2021/14810
Tarih
24 Kasım 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2021/2326 K.2021/15114
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/2326 K.2021/9881
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/2326 K.2021/8436
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2021/2326 K.2021/12166
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/2326 K.2021/10130
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2021/2326 K.2021/5284

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.