KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2021/2881 E., 2021/5397 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2021
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 2020/125-2020/172
Karar Metni
350 kelime·2 dk okuma
Dava, rücuan alacak istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince davalı ...' ün istinaf başvurusunun süre yönünden reddine, davacı kurum ve davalı güneş sigorta vekillerinin istinaf başvurularının hmk 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş, kararın, taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, dairemizce istinaf mahkemesi kararı hmk 373/1. maddesi gereği kaldırılarak, ilk derece mahkemesi hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak, davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı ... AŞ. (... Sigorta A.Ş.) vekilinin ve ... vekilinin tüm, davacı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dava ile 02.03.2005 tarihinde meydana gelen trafik kazasında vefat eden Kurum sigortalısının hak sahiplerine bağlanan aylıkların ilk peşin sermaye değeri ve cenaze yardımından oluşan toplam 82.484,72 TL Kurum zararının 1479 sayılı Kanun'un 63. maddesi kapsamında tahsili talep edilmiş olup, davalı sürücünün %60 kusuruna tekabül eden 49.490,89 TL' nın tahsiline karar verilmesi nedeni ile mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne hükmedilmiştir.
Ancak, kısmen kabul kararı uyarınca davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmiş ise de ilk karara ilişkin istinaf istemi süreden reddedilen ve bu nedenle temyiz hakkı bulunmayan davalı ... lehine vekalet ücreti takdiri isabetsiz olup, usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerekmektedir.
Ne var ki, bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2021/2881, K. 2021/5397, 15 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama