İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2021/295 K.2021/11388

Dava, davacıya yaşlılık aylığı bağlanırken geçerli sayılan bir kısım sigortalılık sürelerinin iptali ile buna bağlı olarak tahsis koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle yaşlılık aylığının iptaline ve ödenen yaşlılık aylıklarının iadesine ilişkin Kurum…

Esas2021/295Karar2021/11388Tarih30 Eylül 2021Okuma6 dk · 1.268 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2021/295 E., 2021/11388 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
30 Eylül 2021
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.268 kelime·6 dk okuma·8 bölüm

Dava, davacıya yaşlılık aylığı bağlanırken geçerli sayılan bir kısım sigortalılık sürelerinin iptali ile buna bağlı olarak tahsis koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle yaşlılık aylığının iptaline ve ödenen yaşlılık aylıklarının iadesine ilişkin Kurum işlemlerinin iptali istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesince davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun ise kabulüyle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir

... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesince verilen kararın davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

I-İSTEM

Davacı vekili, davacıya, 5510 sayılı Kanunun 4/1-a ve 4/1-b kapsamındaki sigortalılıkları nedeniyle yaklaşık 10 yıl önce yaşlılık aylığı bağlandığını, Kurumun 28/06/2017 tarihli yazısı ile; yaşlılık aylığının durdurulduğunun ve ödenen toplam 158.000,00 TL yaşlılık aylığını iade etmesi gerektiğinin davacıya bildirildiğini, davacının...'da iken Kuruma müracaat ederek isteğe bağlı sigortalılık müracaatını yaptığını, yaklaşık 7 yıl kendisinden prim tahsil edildiğini, yurt dışında çalışmanın isteğe bağlı sigortalılığa engel olmadığını, Kurumun bu sigortalılıkları iptalinin yerinde bulunmadığını ileri sürerek davalı Kurumun yaşlılık aylığının iptaline ve ödenen aylıkların iadesine ilişkin işlemlerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II-CEVAP

Davalı Kurum vekili, davacının, 01/05/1990 tarihinden itibaren...'da çalıştığının tespiti üzerine 01/05/1990-28/01/1992 tarihleri arasındaki Bağ-Kur sigortalılığı ile 01/09/2001-01/05/2007 tarihleri arasında 506 sayılı Kanun kapsamındaki isteğe bağlı sigortalılığının iptal edildiğini, bu iptaller sonucu yaşlılık aylığı bağlanması koşullarına sahip bulunmadığı için yaşlılık aylığının da iptal edildiğini ve ödenen aylıkların borç oluşturulduğunu, Kurum işlemlerinin hukuka uygun bulunduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.

III-MAHKEME KARARI

A-İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, “davanın kısmen kabul, kısmen reddine, 1-Davacının, davalı kurumun 28/06/2017 tarih 8.136.807 sayılı sigortalılık ve aylık durdurma işleminin iptaline yönelik talebinin kısmen kabulü ile: a)SSK isteğe bağlı sigortalılık sürelerinin iptaline yönelik davalı kurum işleminin iptaline, b)Davalı kurumun davacıya ait 01/05/1990-28/01/1992 tarihleri arasındaki 627 günlük Bağ-kur hizmetinin iptali işlemi yerinde olduğundan bu işlemin iptaline yönelik davacı isteminin reddine, c)Davacının fazla prim ödemesine göre 2003/4 ve 2007/6 ayında Bağ-kur isteğe bağlı sigortalı kabul edilmesi gerektiğinin tespitine,” karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, 01/05/1990-28/01/1992 tarihleri arası dönemde davacının kendi nam ve hesabına gelir getirici bir faaliyeti olmadığından zorunlu Bağ-Kur sigortalısı sayılmasının mümkün bulunmadığını, ancak davacının bu döneme ilişkin primleri zorla ve aldatma sureti ile yatırmadığını, iptal edilen dönemlerde davacının isteğe bağlı sigortalı sayılmasına engel bulunmadığını, iptal edilen dönemlere ilişkin primlerin tahsilinden sonra yaşlılık aylığının iptalinin yerinde bulunmadığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Davalı Kurum vekili, davacının, fazla prim ödemesi nedeniyle isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalısı olmasına yönelik bir talebi olmamasına rağmen 2003/4 ve 2007/6. aylarda isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalı olduğunun kabul edilemeyeceğini, davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.

B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince “1- Davalı Kurumun istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine,

2- Davacının istinaf başvurusunun kabulü ile; ... İş Mahkemesinin 26/02/2019 tarih ve 2017/251 E. 2019/35 K. sayılı kararının kaldırılmasına,

3- Davanın kabulü ile;

a) Davacının, 01/09/2001 - 01/05/2007 tarihleri arasında 506 sayılı Kanun kapsamındaki isteğe bağlı sigortalılığının ve 01/05/1990 - 28/01/1992 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamındaki Bağ-Kur sigortalılığının iptaline ilişkin davalı Kurum işleminin iptali ile anılan sigortalılıklarının geçerli olduğunun tespitine,

b) Davalı Kurumun, davacıya bağlanan yaşlılık aylığının iptaline ve ödenen yaşlılık aylıklarının iadesine ilişkin işleminin iptali ile davacıya bağlanan yaşlılık aylığının geçerli olduğunun ve ödenmiş olan yaşlılık aylıklarından dolayı davacının, davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine, ” karar verilmiştir.

IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU NEDENLERİ

Davalı Kurum vekili, davacının, fazla prim ödemesi nedeniyle isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalısı olmasına yönelik bir talebi olmamasına rağmen 2003/4 ve 2007/6. aylarda isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalı olduğunun kabul edilemeyeceğini, bu yöndeki yerel mahkeme kararının hatalı olduğunu ve buna rağmen Bölge Adliye Mahkemesi tarafından haksız olarak istinaf taleplerinin reddine karar verildiğini, yerel mahkemenin kısmen kabul kararı ile Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf taleplerinin esastan reddine dair kararının haksız ve hatalı olduğunu, davanın reddi gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE ESASIN İNCELEMESİ

Dosya kapsamı incelendiğinde, davacının 31/05/2007 tarihli tahsis talebine istinaden 07/11/1973 sigortalılık başlangıcına göre, yurtdışı borçlanma yapılmaksızın ve toplam 5170 (07/11/1973-15/11/1982 arası yurtiçi 4/1-a kapsamında 1222 gün, 1479 sayılı Yasa kapsamında 10/04/1986-28/01/1992 tarihleri arasında 2088 gün 4/b kapsamında, 01/09/2001-01/05/2007 tarihleri arasında ise 1260 gün 4/a isteğe bağlı sigortalılık ve 600 gün askerlik borçlanması süreleri olmak üzere) prim ödeme gün sayısı üzerinden 01/06/2007 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanunun geçici 81/A maddesi kapsamında yaşlılık aylığı bağlandığı,

davacının... çalışmalarını gösterir hizmet belgesinde, 5/1990 döneminde 1 ay, 6/1990-1/1992 arası dönemde 20 ay, 5/1994-11/2008 arası dönemde 175 ay çalışmasının olduğunun tespiti üzerine, davalı Kurumca, Avusturya'da bulunduğu 01/05/1990-28/01/1992 tarihleri arasında 627 gün sürenin Türkiye'deki 4/b hizmeti ile, 01/09/2001-01/05/2007 tarihleri arasında 1260 gün sürenin Türkiye'deki 4/a İsteğe Bağlı Hizmetleri ile çakışması sonucu, çakışan dönemin iptal edilmesi üzerine aylık koşullarının ortadan kalkması nedeniyle, yaşlılık aylığının gelire giriş tarihinden itibaren kesilerek,

2007/6-2017/6 tarihleri arasında ödenen yaşlılık aylığının 5510 sayılı Yasanın 96/a maddesi kapsamında 157.515,71-TL. tutarında yersiz aylık borcu oluşturulduğu anlaşılmaktadır.

Davacının yaşlılık aylığının kesilmesi ve ödenen yaşlılık aylıklarının iadesine ilişkin Kurum işlemlerinin iptalinin istendiği eldeki davada, Mahkemece, davacının iptale konu 01/09/2001-01/05/2007 tarihleri arasında 1260 gün 506 sayılı Kanun kapsamındaki isteğe bağlı sigortalılık sürelerinin iptaline yönelik davalı kurum işleminin iptali gerektiğine, ancak davacıya ait 01/05/1990-28/01/1992 tarihleri arasındaki 627 günlük Bağ-kur hizmeti süresinin ise, Avusturya’da hizmeti bulunması sebebiyle çakışan zorunlu bağkur sigortalısı olduğu için bu dönemin geçerli olmadığına,

giderek bu kabule göre de davacının fazla ödediği prim nedeniyle 2003/4. ve 2007/6. aylarında Bağ-kur isteğe bağlı sigortalı olarak kabul edilmesi gerektiğine yönelik davanın kısmen kabulüne hükmedildiği, buna karşılık Bölge Adliye Mahkemesince, davalı Kurumun tahsil ettiği primleri yaklaşık 13 yıl gibi oldukça uzun bir süre kullanmasından sonra, çok önceden tahsis talebi sırasında yapması gereken araştırmaları yaparak sigortalılık koşullarının mevcut bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu hizmetleri iptal etmesi,

TMK'nın 2. maddesinde ifadesini bulan iyi niyet kurallarına aykırı olduğu gerekçesiyle davacının, 01/09/2001-01/05/2007 tarihleri arasında 506 sayılı Kanun kapsamındaki isteğe bağlı sigortalılığının ve 01/05/1990-28/01/1992 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamındaki Bağ-Kur sigortalılığının iptaline ilişkin davalı Kurum işleminin iptali ile anılan sigortalılıklarının geçerli olduğunun tespiti ile davanın kabulüne dair hüküm tesis edilmiş olup, söz konusu hüküm yanılgılı değerlendirmeye dayalıdır.

Yurtdışında çalışan birisinin Türkiye’de isteğe bağlı sigortalı olması mümkün ise de; bir kişinin yurtdışında ve Türkiye’de zorunlu sigortalı olarak aynı dönemde fiilen sigortalılığa esas faaliyette bulunması ve bu kapsamda sigortalı olması mümkün değildir. Türk sosyal güvenlik sistemi, çifte sigortalılığa kural olarak cevaz vermediği gibi, her somut olayın özelliğine göre bu yöndeki uyuşmazlıklarda; birbirleriyle çakışan sigortalılıkların, gerçek ve fiili sigortalılık olup-olmadığı üzerinde durulmalıdır. Açıklanan sebeplerle, davacının, yurtdışında zorunlu sigortalı olduğu dönemlerde Türkiye’deki zorunlu Bağ-Kur sigortalılığına hukuki geçerlilik tanınamaz.

Bölge Adliye Mahkemesinin, yurtdışı çalışma belgesine göre 5/1990-11/2008 dönemleri arası...’da çalışması bulanan davacının, isteğe bağlı sigortalılığının geçerli olduğunun tespiti isabetli ise de; zorunlu Bağ-kur sigortalılığının tamamının geçerli olduğunun tespiti yönündeki kararı hatalı olup, bu bağlamda Mahkemece, yurtdışı çalışmaları ile çakışan dönem olan 01/05/1990-28/01/1992 tarihleri arasındaki 1479 sayılı Yasa kapsamında zorunlu sigortalılığının iptal edilerek, zorunlu sigortalılık süresine karşılık gelen prim ödemeleri dışlanarak bakiye prim ödemeleri var ise ödeme tarihinden ileriye dönük isteğe bağlı sigortalılık kabul edilerek, davacının tespit edilecek prim gün sayısı üzerinden tam ve kısmi yaşlılık aylığı tahsis koşulları irdelenerek sonucuna göre karar verilmelidir.

Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O hâlde, davalı ... vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne dair kararı bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nun 373/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30/09/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2021/295, K. 2021/11388, 30 Eylül 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I-istem
  4. Iı-cevap
  5. Iıı-mahkeme Kararı
  6. A-ilk Derece Mahkeme Kararı
  7. İstinaf Sebepleri
  8. B-bölge Adliye Mahkemesi Kararı
  9. Iv-temyiz Kanun Yoluna Başvuru Nedenleri
  10. V-ilgili Hukuk Kuralları Ve Esasın İncelemesi
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/295
Karar No
2021/11388
Tarih
30 Eylül 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2021/295 K.2021/1282
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2021/297 K.2021/1133
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2021/298 K.2021/1224
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2021/303 K.2021/14244
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2021/304 K.2021/4690
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2021/304 K.2021/1245

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.